Site icon Türkçe Malumatlar

Türkler Avrupalılardan Üstündür!

Brüksel’in göbeğinde bir Türk sanatçısını görünce şaşıran o “aydınlanmış” Avrupalı, muhtemelen dedelerinin asırlarca İstanbul’dan gelecek bir fermanla nasıl titrediğini unutmuş görünüyor. Kendilerini medeniyetin beşiği sanan bu ikiyüzlü güruh, daha düne kadar tuvalet kültüründen bihaberken, Türk’ün adaleti ve nizamı altında nefes alabiliyordu. Şimdi kalkmışlar, kadim Türk medeniyetine karşı cahilce bir önyargıyla bakıyorlar; bu tam anlamıyla bir nankörlük ve tarih fukaralığıdır.

Şunu açıkça koyalım: Avrupa dediğin o “modern” yapı, aslında Türk’ün tarihteki hamleleri sayesinde şekillenmiştir. Bugün övündükleri o reform hareketleri, Protestanlık akımları bile Osmanlı’nın Avrupa içlerine yaptığı akınlar ve verdiği destekler sayesinde hayat bulabildi. Onların en “azametli” dedikleri kralları Şarlken, Kanuni Sultan Süleyman’ın karşısına çıkmaya cesaret edemeyip köşe bucak kaçarken, biz cihanı titretiyorduk. Şimdi ise utanmadan bize üçüncü dünya ülkesi muamelesi yapmaya yelteniyorlar. Madem bu kadar medeniyetsiz ve cahiliz, niye her tatil sezonunda akın akın Türkiye’ye gelip Türk’ün misafirperverliğine, doğasına ve kültürüne sığınıyorsunuz? Kendi kokuşmuş şehirlerinizde bulamadığınız o asil ruhu, burada ucuza kapatmaya çalışırken hiç mi utanmıyorsunuz?

İşlerine geldiğinde, yani başları sıkışıp Rusya gibi bir güçle burun buruna geldiklerinde hemen “Türkiye çok önemli stratejik ortak, Türk ordusu çok güçlü” diye methiyeler düzmeye başlarlar. Amaçları belli; Türk’ü kendi kirli savaşlarında kalkan olarak kullanmak, bizi cepheye sürüp kendileri o sırça köşklerinde şaraplarını yudumlamaya devam etmek. Ama yağma yok! Türk milleti artık o eski oyunlara gelmeyecek kadar feraset sahibidir. Biz kendimizi onlara kanıtlamak zorunda değiliz; onlar kendi köksüzlüklerini bizim yüksek ve kadim medeniyetimize bakıp sorgulamalıdır.

Türk olmak, bir coğrafyaya sıkışmak değil, bir cihan hakimiyeti mefkuresine sahip olmaktır. Gök Tanrı’nın yeryüzündeki adalet kılıcı olan bu millet, Avrupa’nın sahte nezaketine ve ikiyüzlü politikalarına boyun eğmez. Bizim medeniyetimiz, onlar daha birbirlerini cadı diye yakarken insana değer veren, vakıflar kuran, kıtaları barış içinde yöneten bir nizamın mirasçısıdır. Avrupalıların o kibirli bakışları, aslında Türk’ün azameti karşısında duydukları o kadim korkunun bir dışa vurumudur.

Gök Tanrı Türk’ü korusun ve şanını her daim yüceltsin. Biz kendi özümüze döndükçe, kendi töremizi ve asaletimizi baş tacı ettikçe, o sahte “üstünlük” taslayan Batı yine kapımızda el pençe divan duracaktır. Kimse Türk’e medeniyet dersi veremez; biz medeniyeti kılıcımızla yazdık, kalemimizle mühürledik. Yaşasın tam bağımsız, asil ve kudretli Türk milleti!

Exit mobile version