Site icon Türkçe Malumatlar

Kürtçüler Koç Fabrikasına Silahlı Saldırı Düzenledi! Koçlar Artık diken Üstünde! Her an suikaste uğrayabilirler…

Bir ülkede devlet otoritesinin ve hukukun tavizsiz kılıcı her an hissedilmezse, geçmişteki o açılım süreçlerinde de net bir şekilde tecrübe edildiği üzere, birtakım illegal yapılar ve etnik kimliklerin arkasına sığınan Kürtçü odakların iyice şımararak devlete ve millete meydan okuma cüreti bulması kaçınılmazdı. Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan, üretimi ve ihracatı tek başına sırtlayan, tam 150 bin kişiye istihdam sağlayarak bu ülkenin ekonomisini iyileştiren Koç Holding gibi milli değerlerin bir fıkra bahane edilerek hedef tahtasına oturtulmaya çalışılması, doğrudan bu devlete ve millete yapılmış açık bir ihanettir. Ülkeye tek bir çivi çakmayan, her fırsatta Türkiye’ye zarar veren Kürtçü yapıların, ülkeye katma değer sağlayan ve ekonomiyi ayakta tutan Koç ailesi gibi kurumlara saldırması, bu yapıların açılımlarla nasıl şımardığının en net kanıtıdır.

Uyuşturucu şebekesi olarak bilinen Kürt sokak çetesi Ertekinler, Türkiye’nin en önemli iş insanlarından Rahmi Koç’u küstahça hedef aldı. Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye ekonomisine 150 bin kişiye istihdam sağlayarak devasa katkı sunan Otokoç Otomotiv Genel Müdürlüğü’nün İstanbul’daki binası ile Antalya’daki Ford bayisine yönelik saldırılar gerçekleştirildi. Saldırganların bu organize eylemler sırasında bir de video kaydı açarak bunu sosyal medyada küstahça paylaştıkları belgelendi. Yayınlanan skandal görüntülerde, “Rahmi Koç, Serdar Ertekin ağabeyin selamı var” şeklinde açık bir tehdit mesajının savrulduğu net bir şekilde duyuluyor. Bahsi geçen ve çetenin başında bulunan Serdar Ertekin, yeraltı dünyasında diğer adıyla ‘Rojhat Ertekin’ olarak tanınan Kürtçü organize suç örgütünün elebaşıdır. Ülkenin üretimini, istihdamını ve ekonomik iyileşmesini sırtlayan Koç ailesi gibi milli kurumlara yönelik bu pervasız saldırılar, bölücü ve Kürtçü terör odaklarının geçmişteki açılım süreçlerinden yüz bularak nasıl şımardıklarını ve ülkenin huzurunu esir almaya çalıştıklarını açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye’ye her fırsatta zarar veren bu Kürtçü çetelere ve onların illegal uzantılarına karşı devletin en sert, en tavizsiz cezai yaptırımları uygulaması ve bu şımarıklığın bedelini zindanlarda ödetmesi gerekmektedir. Ancak sözde Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti devleti ise Türk olmayanların sığındığı bir Liman, Türklere ise cehennem oldu.

Exit mobile version