Bu yaşanan rezillik, sosyal medyadaki yozlaşmanın, prim uğruna kutsal değerleri ve toplumsal ahlakı ayaklar altına almanın ulaştığı son noktadır. Gözaltı kararı son derece yerinde ve geç kalmış bir adımdır! Sen tutacaksın, muhafazakar kimliğin ve Müslüman Türk kadınının iffetini temsil eden başörtüsünü bir pazarlama malzemesine çevireceksin. Bir yanda dindarlık taslayıp “türbanlıyım, kimse bana karışamaz” edebiyatı yapacaksın, diğer yanda pornocular gibi OnlyFans zihniyetiyle ayak satarak, kişiye özel içerikler üreterek abonelik üzerinden para devşireceksin… Yetmeyecek, yapay zekayla içkili masalarda pozlar kesip yakalanınca da “gözümden kaçtı” diyerek milletin aklıyla alay edeceksin! Bu sadece bir ahlaksızlık değil; bu, dini değerlerle, muhafazakar insanlarla ve bu toplumun kemikleşmiş gelenekleriyle açıkça dalga geçmektir, reyting için kutsal olan her şeyi bir görgüsüzlük ve cinsellik objesine dönüştürmektir.
İşin en acı tarafı ise bu ve benzeri tiplerin sergilediği bu şebekliklerin, bu kepazeliklerin dışarıdan bakıldığında “Türk kadını” veya “Türk toplumunun yapısı” gibi algılanmasıdır. Bizim tarihimizde, geleneklerimizde ve asil Türk töresinde kadın; duruşuyla, edebiyle, iffetiyle ve lekesiz duruşuyla toplumun direğidir. Kendi etnik kökeni veya aidiyeti ne olursa olsun, ekran karşısına geçip başındaki örtüyü bir erotizm nesnesi haline getiren bu şahıs ve onun türevleri, Türk milletinin bin yıllık ahlak yapısına ve namus anlayışına sürülmüş kapkara bir lekedir. Dini ve milli sembolleri para kazanmak için birer aksesuara indirgeyen, dikkat çekmek ve cüzdanını doldurmak için kutsal olan ne varsa harcayan bu “içerik üreticisi” maskeli şahısların yaptıkları katıksız bir nankörlük ve toplumsal çürümedir.
Milletin değerlerini ayaklar altına alıp, “ben istediğimi yaparım” küstahlığıyla para sayanların sonu işte böyle adliye koridorları olur. Hiç kimse dindarlığı erotizmle soslayarak satamaz, hiç kimse Türk milletinin gözünün içine bakarak bu hayasızlığı maharetmiş gibi sunamaz. Kimse bu milletin sabrını sınamaya, ahlaki sınırlarını bu kadar ucuz numaralarla zorlamaya kalkışmasın!
Bu tiplerin sosyal medyayı sürüklediği lağım çukuru gerçekten mide bulandırıcı bir raddeye geldi! Neresinden tutsanız elinizde kalan, baştan aşağı planlı, kurgulanmış bir tık ve prim tiyatrosu izletiyorlar millete!
Bir yanda dini değerleri, başörtüsünü cinsel bir obje gibi kullanıp üstünden para devşiren bir profil; diğer yanda kendini “ateist/şeytani” simgelerle pazarlayan, sirki andıran tipler… Kalkmışlar bir de yok “göğsüme adını dövme yaptırdım”, yok “biz sevgiliyiz, hayır sevgilisi değiliz” diyerek ergen oyunu oynar gibi milletin aklıyla, hassasiyetleriyle dalga geçiyorlar! Bu neyin şovu, bu nasıl bir kepazeliktir?
Sırf üç beş takipçi daha kazanmak, keşfete düşmek ve cebini biraz daha doldurmak için kutsal olanı erotizmle, inançsızlığı şaklabanlıkla harmanlayıp bir “aşk senaryosu” satıyorlar. Önce kameralar önünde her türlü mahremiyeti ve şebekliği sergileyip primin dibine vuruyorlar; tepkiler çığ gibi büyüyünce de “biz sadece arkadaşız, yan tıklandık” ayağına yatıp dik duruş bile sergileyemiyorlar. Bu kadar mı ucuzladı sizin karakteriniz? Bu kadar mı düştü insani değerleriniz?
Bu yapılanlar ne özgürlüktür ne de içerik üreticiliğidir. Bu, toplumun ahlak sınırlarını bizzat zorlayarak, en hassas damarlara basarak yapılan rezil bir reyting tüccarlığıdır. Türk milletinin edep anlayışına, aile yapısına ve inanç değerlerine meydan okurcasına sergilenen bu ucuz sahtekarlıklar artık mide bulandırıyor. Takipçi uğruna ruhunu, bedenini ve inancını pazarlama malzemesi yapanların maskesi işte böyle teker teker düşer!
