Site icon Türkçe Malumatlar

Konuşma Nedir?

Sözlü anlatımda düşüncelerin ve duyguların karşımızdakine doğru, etkili ve yeterli bir biçimde aktarımı önemlidir. İnsan için temel gereksinim olan konuşma, kişinin toplumsal ilişkilerinde de başat değişkenlerdendir. Konuşmanın, başka deyişle sözün etkisini Yunus Emre yüzyıllar öncesinden şöyle dile getirmektedir:

Sözünü bilen kişinin
Yüzünü ağ ede bir söz
Sözü pişirip diyenin
İşini sağ ede bir söz


Söz ola kese savaşı
Söz ola yitüre başı
Söz ola ağulu aşı
Bal ile yağ ide bir söz


Kişi bile söz demini
Demeye sözün kemini
Bu cihan cehennemini
Sekiz uçmağ ede bir söz

Konuşma

Konuşma, insanın duygularını, düşüncelerini sese dayalı bir dizge halinde sunması, başka bir deyişle anlamlı parçalara dönüştürülmüş seslerden yararlanarak düşüncelerini ifade etmesidir. Kulağa hitap eden konuşma; verilmek istenen mesajın niteliğine uygun tonlama, vurgu gibi sese dayalı unsurlarla olduğu gibi jest ve mimik gibi bedene dayalı destekleyici unsurlarla birlikte bütünlenir. İnsan konuşan varlıktır. Bu hüküm, çıkardığı anlamlı ses dizgelerinin yapısı bakımından insanı diğer varlıklardan ayırırken; diğer taraftan insanlar arasında ortak, birleştirici bir özelliğe işaret etmektedir. İnsanın sahip olduğu bu olağanüstü özellik, aynı zamanda, insana dair temel bir gereksinime, duygularını ve düşüncelerini konuşma araçlarının yardımıyla mesaja dönüştürme gereksinimine de işaret etmektedir. Düşüncenin; resim, heykel, müzik gibi ifade araçları bir kenara bırakılırsa dil olmadan gerçekleşemeyeceği yargısı, dilbilimi çevrelerinde hâkimdir (Aksan, 2000: 53-54). Öyleyse düşüncelerin düzenlenmesi ve iletilmek istenen mesajın en doğru ve etkin biçimde ortaya konulabilmesi için konuşmanın niteliği çok önemlidir. Düşünme ve konuşma arasındaki bu sıkı ilişkide, diğer taraftan, doğru, yerinde ve başarılı bir konuşmanın da insanın düşünme süreçlerine etkide bulunduğu söylenebilir. İnsan için konuşma, temel gereksinim oluşunun yanı sıra yine insanın çevresiyle ilişkilerini kolaylaştıran veya zorlaştıran bir araçtır. Konuşmada kullanılan dilin bir toplumsal bir de bireysel yönü vardır. Aynı dili kullanan şairlerin, hikâyecilerin, gazete yazarlarının, televizyon yorumcularının okuyucu veya dinleyici üzerinde oluşturdukları etkinin birbirinden farklı olması da dil ve söz arasındaki bu ayrım ile ilişkilidir. İnsanların konuşmalarında tercih ettikleri sözcükler ve bu sözcükler aracılığıyla oluşturdukları ifadelerin ardında şüphesiz birey olarak yetişme ortamları, aldıkları eğitim, sosyolojik ve psikolojik koşulları belirleyicidir (Aksan, 2000: 52).

Exit mobile version