
Temel Yem Bilgisi ve Hayvan Besleme Ünite 1 Özet Anlatım 3
Vitaminler
Vitaminler (yaşamsal aminler), yaşamın sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, canlıların büyümesi ve çeşitli verim performanslarında bulunabilmeleri için çok düşük miktarlarda gereksinim duyulan organik bileşiklerdir.
Vitaminlerin dengeli bir şekilde hazırlanan rasyonlarla düzenli olarak hayvanlara verilmesi gerekir. Yağda eriyen vitaminler arasında yer alan A, D, E, K vitaminlerinin provitamin olarak isimlendirilen öncü kısımları yemler içerisinde yer almakta ve vücuda alındıktan sonra birtakım kimyasal değişikliklere uğrayarak aktif vitamin yapısına dönüşmektedir.
Yemlerin vitamin içerikleri belirlenirken sadece gerçek vitamin düzeyleri değil, bunun yanı sıra provitamin düzeyleri de dikkate alınmalıdır. Hayvanlara verilen yem maddelerinin vitamin düzeyleri yem bitkisinin yetiştiği bölge, biçim dönemi, hasat ve depolama koşulları, yem ham maddelerinin işlenme şekli gibi faktörler nedeniyle değişebilir. Bu nedenle vitamin ve mineralleri içeren premiksler rasyona katılmakta ve bu maddelerle ilgili olarak meydana gelebilecek eksiklikler önlenmektedir.
Premiksler, yem katkı maddelerinin karışımı veya bir ya da daha fazla yem katkı maddesinin bir taşıyıcı madde ile karışımıdır. Vitaminlerin düşük düzeyde alımı eksikliklere yol açarken (Hipovitaminozis) gereksinimin üzerindeki alımlar zehirlenmelere yol açabilmektedir (Hipervitaminozis).
Vitaminler genel özellikleri açısından;
• Yağda eriyen (A, D, E ve K vitamini)
• Suda eriyen (B grubu vitaminler ile C vitamini) olmak üzere iki grup altında toplanmaktadırlar.
- A Vitamini: A vitamini açık sarı renkte, hava ve ışık etkisiyle kolayca okside olabilen bir özelliğe sahiptir. Yeşil yapraklı bitkilerde, sarı renkli sebzelerde provitamini olan karotenler şeklindedir. Bu bileşikler vücuda alındıklarında A vitamininin aktif şekline dönüştürülürler. Hayvan türlerinin ve aynı hayvan türleri içinde farklı ırkların karoteni A vitaminine dönüştürme yetenekleri farklıdır. A vitamini karaciğerde depolanır ve yüksek düzeyde alınması zehirlenmelere neden olabilir. Kemik gelişiminde, solunum sindirim ve üreme organlarının epitel hücrelerinin korunmasında önemli rol oynar.
- D Vitamini: D vitamininin ergokalsiferol (D2) ve kolekalsiferol (D3) olmak üzere iki farklı formu vardır. Ergokalsiferolün provitamini olan ergosterin bitkilerde, kolekalsiferolün provitamini kolesterin ise hayvan organizmasında bulunur. Güneş ışınlarının etkisiyle önce deride 7-dehidrokolesterole, sonrasında, sırasıyla karaciğer ve böbrekte aktif vitamin formuna dönüşürler. D3 vitamini balık karaciğeri, balık yağı ve yumurta sarısında, D2 vitamini ise güneşte kurutulmuş otlarda bulunur. D vitamini, bağırsaktan kalsiyum emilimini sağlayan proteinin yapımında görevlidir.
- E Vitamini: Hayvanlarda üreme üzerindeki etkilerinden dolayı antisterilite vitamini olarak adlandırılmıştır. Doğada 8 farklı formu bulunan E vitamininin en aktif ve en yaygın formu α-tokoferoldür. α-tokoferol, yem ve vücuttaki oksitlenmeye açık maddeleri oksidasyondan koruyan mükemmel bir doğal antioksidandır. E vitamini içeren yemler güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır. Yemlerde ki ve vücuttaki doymamış yağ asitlerini oksijenin zararlı etkilerinden korur. Gelişmesini tamamlamış hayvanlarda döl verimi bozuklukları ve ölü doğuma neden olur.
- K Vitamini: K vitamini, tek midelilerde kalın bağırsaktaki, geviş getiren hayvanların ise işkembesindeki mikroorganizmalar tarafından sentezlenebilmektedir. Bu vitamin kanın pıhtılaşmasını sağlayan protrombinin oluşumu için gereklidir. 3 formu bulunmaktadır. Bunlardan: K1 vitamini yonca, lahana ve yeşil yapraklı bitkilerde bulunur, K2 vitamini hayvanların sindirim sistemindeki bakteriler tarafından sentezlenir. K3 vitamini ise sentetik formdur. Eksikliğinde kanın pıhtılaşamaması sonucu anemi (kansızlık) meydana gelir. ağırlığının her kilogramında 50 mg’dan daha az bulunan. Bunlar; demir, bakır, çinko, kobalt, mangan, iyot, şor, selenyum, molibden, krom, vanadyum, kalay, silisyum, nikel, arseniktir. . Minerallerin vücutta değerlendirilebilmeleri için iyon formunda alınmaları gerekir. Mineral maddeler arasında dikkate alınması gereken çok önemli etkileşimler vardır. Bir mineralin fazlalığı diğer bir mineralin eksikliğine yol açabilir.
Suda Eriyen Vitaminler:
- B grubu vitaminler ve C vitamini suda çözündüğü için suda eriyen vitaminler olarak isimlendirilirler. İşkembesi henüz yeterli işlevsel düzeye ulaşmamış buzağılarda ve tek mideli hayvanlarda, bu vitaminler düzenli olarak rasyonla verilmelidir. B vitaminlerinin büyük çoğunluğu enerji metabolizmasında görevlidir.
Mineraller
Mineraller Hayvanların sağlıklı yaşamlarını sürdürebilmeleri ve genetik yapılarında barındırdıkları maksimum performansı ortaya çıkarabilmeleri için gerekli olan inorganik maddelerdir. En önemli fonksiyonları vitaminler ile birlikte çalışarak hem vitaminlerin hem de diğer besin maddelerinin etkin bir şekilde değerlendirilmesini sağlamaktır. Mineraller vücutta sentezlenemediği için rasyonlarla hayvanlara verilmelidir.
Hayvanların ihtiyaç duyduğu mineraller vücutta gereksinim duyulan miktarına göre iki kısım halinde incelenir:
• Makromineraller: Vücut ağırlığının her kilogramında 50 mg’dan daha fazla bulunan. Bunlar; kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, klor ve kükürttür.
• Mikromineraller: Vücut ağırlığının her kilogramında 50 mg’dan daha az bulunan. Bunlar; demir, bakır, çinko, kobalt, mangan, iyot, şor, selenyum, molibden, krom, vanadyum, kalay, silisyum, nikel, arseniktir. (S.17, Tablo 1.4). Minerallerin vücutta değerlendirilebilmeleri için iyon formunda alınmaları gerekir. Mineral maddeler arasında dikkate alınması gereken çok önemli etkileşimler vardır. Bir mineralin fazlalığı diğer bir mineralin eksikliğine yol açabilir
