Genel olarak; bir aile üyesinin, ailenin diğer üyelerinden birine fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik olarak hükmetmesi ya da zarar vermesi ev içi şiddettir. Eşin diğer eşe veya çocuklarına, aynı evde birlikte yaşayan akrabalara, aynı evde yaşayan bir akrabanın evde yaşayan diğer bireylere yönelik tehdit, baskı ve kontrol içeren; fiziksel, cinsel, ekonomik veya psikolojik zarar veren ve acı çekilmesine neden olan her türlü davranışı aile içi şiddet olarak değerlendirilmelidir. Yapılan araştırmalar, fiziksel ya da cinsel şiddetin yüzde doksanının aile bireyleri tarafından yapıldığını ortaya koymaktadır. Özellikle kadınlar ve çocukların, aile içi şiddetle karşı karşıya kaldıkları bir gerçektir. Aile içinde şiddetin yaygın olmasının temelinde, toplumumuzdaki “Kol kırılır, yen içinde kalır.” anlayışı yatmaktadır. Bu anlayışın doğal sonucu olarak aile içi şiddet dışa vurulmamakta, şiddete uğrayan aile bireyleri bu durumdan kurtulmak adına herhangi bir girişimde bulunmamaktadırlar. Şiddete karşı bu kaderci sessizlik, aile içi şiddetin devamlılığına neden olmakta, çoğu kez aile içi şiddetin artarak devam etmesine zemin hazırlamaktadır. Kimden gelirse gelsin, uğranılan şiddete karşı durmak, sonlandırılması için kanunların verdiği olanakları kullanmak gerekli olduğu gibi, bireyin kendisine saygısı ve mutluluğu açısından da önemlidir.
Türkiye’de ve dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde, aile içinde yaşanan şiddet, özel bir mesele veya sadece “aile içi” bir durum olarak görülmez. Bu, TCK’da (Türk Ceza Kanunu) da açıkça yer alan bir suçtur ve devlete karşı işlenmiş bir suç olarak kabul edilir.
Aile İçi Şiddet Hangi Suçları Kapsar?
Aile içi şiddet, sadece fiziksel şiddeti değil, aynı zamanda farklı biçimlerdeki istismarı da içerir:
- Fiziksel Şiddet: Tokat atmak, yumruk atmak, itmek, tekmelemek veya herhangi bir şekilde bedensel zarar vermek.
- Psikolojik Şiddet: Hakaret, tehdit, aşağılama, sürekli eleştiri, korkutma veya sosyal izolasyon. Bu, bireyin ruh sağlığına ciddi zararlar verir.
- Ekonomik Şiddet: Eşin veya aile bireylerinin gelirini kontrol etmek, çalışmasına engel olmak, parayı kısıtlamak veya ekonomik özgürlüğünü elinden almak.
- Cinsel Şiddet: Rıza dışı her türlü cinsel eylem.
Yasal Yaptırımlar ve Koruma
Aile içi şiddete maruz kalan bireylerin korunması için Türkiye’de önemli yasal düzenlemeler bulunmaktadır. 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” bu konudaki en temel yasal dayanaktır. Bu kanun, şiddet mağdurlarına hızla koruma kararı (yaklaşma yasağı, uzaklaştırma kararı vb.) verilmesini sağlar.
Şiddeti uygulayan kişi, şiddetin türüne göre Türk Ceza Kanunu’nda yer alan kasten yaralama, tehdit, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi suçlardan yargılanır ve hapis cezası alabilir. Aile içinde işlenen bu suçlar, genellikle TCK’ya göre nitelikli hal olarak kabul edildiği için, cezaları daha ağır olabilir.
Sonuç olarak, aile içi şiddet hem ahlaki hem de hukuki açıdan kesinlikle kabul edilemez ve yasal olarak cezai yaptırımları olan bir suçtur.
Şiddet Türleri
Şiddet sadece fiziksel olarak gerçekleşmeyebilir. Bireyin bedenine yapılan saldırı dışında, bedenine herhangi bir müdahale olmaksızın gerçekleştirilen bazı davranış türleri de şiddet anlamına gelmektedir. Şiddetin varlığı için acı çekiyor olmak yeterlidir.
Fiziksel şiddet: Tekme atmak, tokat atmak, yumruklamak, itelemek, hırpalamak, boğazını sıkmak, saçını çekmek, yaralamak, sakat bırakmak gibi davranışlar fiziksel şiddettir. Doğrudan bedene yönelik herhangi bir davranış olmaksızın bireyi sağlıksız koşullarda yaşamaya zorunlu tutmak, sağlık yardımından yararlanmasına engel olmak da fiziksel şiddet türleridir.
Psikolojik şiddet: Tehdit etmek, korkutmak, bağırmak, hakaret etmek, küfretmek, toplum içinde küçük düşürmek, bireyin başkalarıyla görüşmesini engellemek, bireyi hemcinsleriyle küçültücü şekilde kıyaslamak, bireyin kendisini geliştirmesine engel olmak ve benzeri davranışlar psikolojik şiddet türlerindendir.
Cinsel şiddet: Eşi tarafından gerçekleştirilse bile bir bireyi istemediği zamanda, istemediği yerde, istemediği biçimde cinsel ilişkiye zorlamak cinsel şiddettir. Yine başkalarıyla cinsel ilişkiye zorlamak, cinsel organlara zarar vermek, çocuk doğurmaya ya da doğurmamaya zorlamak, kürtaj, ensest ilişki, zorla evlendirmek, telefon, mektup ve benzeri yöntemlerle cinsel içerikli rahatsız edici davranışlarda bulunmak da cinsel şiddet örneklerindendir.
Ekonomik şiddet: Gerekli harcamalar için para vermemek, kısıtlı para vermek, ailenin mali durumu hakkında bilgilendirmemek, bireyin mal varlığını elinden almak, çalışmasına izin vermemek, çalışma hayatı konusunda kısıtlamalar getirmek, aileyi ilgilendiren konularda eşin fikrini almamak vb. ekonomik şiddettir.
Kırılan Koldan Haberdar Etmek
Aile içi şiddete uğrayan aile bireylerinin bu durumdan kurtulması ve şiddet uygulayan bireyin cezalandırılması için çok çeşitli imkânlar bulunmaktadır. Bu konudaki kanuni düzenlemelerin yanı sıra çeşitli kamu kuruluşlarının ve sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği organizasyonlar vardır. Ancak bu imkânlardan yararlanmanın temel koşulu, aile içi şiddetin dışa vurulması, bu konuda yetkilendirilmiş kişi ve kuruluşların haberdar edilmesidir. Aile içi şiddete uğranıldığında veya aile içi şiddete uğrama riski ve olasılığı söz konusu olduğunda başvurulabilecek yerler şunlardır:
- Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü
- T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Alo
183 hattı - Sağlık kuruluşları
- Kolluk kuvvetleri
- Cumhuriyet savcılıkları
- Yerel yönetimler tarafından hizmet veren kadın
danışma merkezleri - Baroların bu konuyla ilgili olarak oluşturdukları
danışma ve hukuki yardım merkezleri - Bu alanda çalışma yapmak üzere kurulmuş dernek,
vakıf vb. sivil toplum kuruluşları
