Aile içi şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan bireyi korumak amacıyla özel bir kanun bulunmaktadır: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun. Bu kanunun sağladığı haklardan yararlanan birey için şiddetin durdurulması, şiddet uygulayan aile bireyinin de cezalandırılması söz konusu olmaktadır. Bu kanundan şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan şu kişiler yararlanabilirler:
- kadınlar
- çocuklar
- aile bireyleri
- tek taraflı ısrarlı takip mağduru kişiler
Kanunun getirdiği imkânların kullanılması ve gerekli önlemlerin alınabilmesi için başvuru gereklidir. Şiddete uğrayan aile bireyleri doğrudan kendileri başvurabilecekleri gibi aile içi şiddete tanık olan komşu, öğretmen, doktor gibi herhangi bir kişi de şiddete uğrayan aile bireyinin korunması için ihbarda bulunabilir. Kanundan yararlanmak için polis veya jandarma merkezleri, cumhuriyet savcılıkları veya aile mahkemelerine başvurulmalıdır. Bu başvurular için herhangi bir ücret ödenmemektedir. Şiddete uğradığı iddiasıyla başvuruda bulunan aile bireyinin, uğramış olduğu şiddeti kanıtlama yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Polis veya jandarma merkezlerine yapılan başvuru cumhuriyet savcılıklarına gönderilmektedir. Gerek kolluk kuvvetleri yoluyla intikal eden gerekse doğrudan yapılan başvuru üzerine cumhuriyet savcılığı durumu aile mahkemesine bildirir. Aile mahkemesi de yine hem doğrudan başvurularda hem de cumhuriyet savcılığı tarafından bildirilen durumlarda kusurlu aile bireyi ile ilgili olarak şu kararları alabilir:
- İşyerinin değiştirilmesi
- Aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması
- Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile bireylerine tahsisi ile bu bireylerin birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve, okula veya iş yerlerine yaklaşmaması
- Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi
- Aile bireylerini iletişim araçları ile rahatsız etmemesi
- Varsa silah veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine
teslim etmesi - Çocuklarla ilgili olarak daha önce verilmiş kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması veya tümüyle kaldırılması
- Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanmış olarak şiddet mağdurunun yaşamakta olduğu konuta veya iş yerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri kullanmaması
- Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması
Tedbir kararı ilk defa en çok altı ay içinde verilebilir. Ancak şiddet veya şiddetin uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde sürenin uzatılması yoluna gidilebilir. Verilen tedbir kararını ihlal eden birey, hakkında fiili başka bir suç oluştursa bile 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur. Tedbir kararının aykırılığının her tekrarında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi verilir. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi 6 ayı geçemez. Şiddeti uygulayan aile bireyi, aynı zamanda evin geçimini sağlıyorsa –daha önceden hükmedilmiş nafaka kararı olmaması koşulu ile– nafaka ödemesine de hükmedilebilir.
Medeni Kanun
Aile içi şiddet hâlinde aile mahkemesi tarafından alınacak bu önlemlerin yanında, Medeni Kanun’un sağladığı başka haklar da bulunmaktadır:
• Öncelikle bir kimsenin, başkasıyla zorla evlendirilmesi de şiddettir. Medeni Kanun geçerli bir evlilik için evlenecek bireylerin kendi özgür tercihlerinin olması koşulunu aramaktadır.
• Ekonomik olarak aile bireylerinin yaşamlarını devam ettirebilmeleri için nafaka düzenlemeleri yapılmıştır.
• Aile içi şiddet kanuni boşanma sebeplerindendir.
Türk Ceza Kanunu
Aile içi şiddet uygulayan birey, aşağıdaki davranışlardan birini gerçekleştirmişse Türk Ceza Kanunu gereğince cezalandırılması talebiyle hakkında şikâyette bulunulabilir: Kasten veya tedbirsizlikle yaralamak, eziyet, çocuk düşürtmek, izni olmadan kısırlaştırmak, bir yere gitmeye veya bir yerde kalmaya zorlamak, çalışmasını engellemek, birden fazla evlilik, töre veya namus cinayetleri, kötü davranışta bulunmak, aileye destek ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmemek, hakaret, küfretmek, tehdit etmek, cinsel taciz ve saldırı, tecavüz etmek, bireyin izni ve yetkili makamın kararı olmaksızın kişiyi bekâret kontrolüne götürmek, fuhşa zorlamak, konut dokunulmazlığını ihlal, çocuk kaçırmak vb.
