Evet, USS Missouri’nin 16 inçlik (406 mm) devasa toplarının nasıl yüklendiği, dönemin en büyük mühendislik harikalarından biridir. Bu işlem, insan gücüyle değil, devasa bir hidrolik ve mekanik sistemle gerçekleştiriliyordu.

Devasa Toplar, Dev Makine
Iowa sınıfı zırhlıların ana silahı olan 16 inçlik Mark 7 topları, yaklaşık 1.225 kilogram (2.700 pound) ağırlığındaki bir mermiyi fırlatabiliyordu. Bu ağırlık, bir otomobilin ağırlığına eşitti. Bu merminin ve onu fırlatacak barutun elle yüklenmesi mümkün değildi. Bu nedenle, her top kulesinin altında, geminin su hattının da altında bulunan zırhlı bir bölümde, karmaşık bir yükleme sistemi bulunuyordu.
Yükleme Süreci: Adım Adım Otomasyon
Yükleme süreci, topun her bir atışı için yaklaşık 30 saniye içinde tamamlanabiliyordu. Süreç şu adımlardan oluşuyordu:
- Cephane Derinliği: Mermiler ve barut torbaları, potansiyel patlamaları önlemek için farklı katlarda bulunan cephaneliklerde (magazinlerde) saklanıyordu. Mermiler alt kısımda, barut torbaları ise onun hemen üzerindeki bölümde duruyordu.
- Merminin Yükselişi: Önce, 1.2 tonluk mermi, özel bir vinç sistemiyle dikey olarak yukarıya, topun arkasındaki hizalama platformuna doğru kaldırılıyordu.
- Barut Torbalarının Yükselişi: Mermi yükselirken, ayrı bir vinç sistemi de birkaç parça halindeki barut torbalarını (her atış için 6 torba) yukarıya taşıyordu. Barutun ayrı bir yoldan taşınması, olası bir kaza anında merminin ve barutun aynı anda patlamasını önlemek için alınmış önemli bir güvenlik önlemiydi.
- Yükleme ve Yerleştirme: Mermi ve barut torbaları hazır hale geldiğinde, hidrolik bir itici (rammer) devreye giriyordu. Bu güçlü mekanizma önce mermiyi, sonra da barut torbalarını topun içine doğru itiyordu. Mermi, doğru bir şekilde yerine oturduğunda mekanizma duruyordu.
- Kapatma ve Ateşlemeye Hazırlık: Yükleme tamamlandıktan sonra, topun devasa kama mekanizması (breech block) otomatik olarak kapanıyor ve kilitleniyordu. Artık top, ateşlenmeye hazırdı.
Bu karmaşık ve mekanik sistem, denizcilerin sadece tuşlara basarak ve kolları çekerek devasa topları kullanmasını sağlıyor ve onları fiziksel olarak ağır yük taşımaktan kurtarıyordu. Bu otomasyon düzeyi, USS Missouri’yi ve diğer Iowa sınıfı zırhlıları, dönemin en hızlı ve en yıkıcı savaş gemilerinden biri haline getirmişti.