Beyin Gerçekten Bedava Mı?

Bazı insanlar vardır ki parasıyla rezil olurlar. Parayla rezil olmak gerçekten çok berbat bir durum. Paran var ama çekmediğin eziyet kalmaz. Para bazen insanı tembelleştirir. Beynini kullanmazsın. Her işi başkasına yaptırmaktan dolay yeteneklerin körelir. Yanlış yere yatırım yaparsın ve en sonunda batarsın. Ancak yatırımı beynine yaparsan bundan her zaman kârlı çıkarsın. Buradan da anlaşıldığı gibi aslında beyin ücretli bir organdır. Beyine yatırım yapmak için biraz para gerekiyor. Beyin gerçekten güçlü bir organdır hatta tüm vücudu kontrol eden bir organ. Beyin çok fazla enerji tüketiyor. Beyin kapasitesini arttırmak içinde protein ağırlık besinler tüketilmelidir. Türkiye’de ise bu pek mümkün değil. Çünkü parasızlıktan … Okumaya devam et Beyin Gerçekten Bedava Mı?

Orta Çağ’da Ekonomik Faaliyetler

Orta Çağ’da kentlerde meydana gelen değişiklik ve gelişmelerin siyasi ve sosyal organizasyonlar üzerindeki etkileri Vergi toplamasında azalma Roma İmparatorluğunda kentlerin, pazarların değiş tokuş merkezî, yerel tarımsal faaliyet ve küçük çaplı mal üretim merkezî ya da limanların söz konusu olduğu yerlerde uzun mesafeli ticaretin odak noktası olma gibi özellikleri vardı. Kentler kendi arazileri olan özerk bölgelerdi ve vergilerin devlete aktarımından sorumluydular. IV. yüzyılın sonuna gelindiğinde toprak sahibi özerk kent meclisi üyeleri, kentlerinin bakımına yönelik üstlendikleri kentin belediye hizmetleri ile devletin istediği yerel gelirlerin vergi matrahının belirlenmesi toplanması ve devlete iletilmesi konusundaki görevlerinden kendilerini kurtaran senatör statüsünü elde ettiler. Bunun sonucunda daha … Okumaya devam et Orta Çağ’da Ekonomik Faaliyetler

Çin ve Moğol İmparatorlukları

Çin: Asya’nın doğu ucuna doğru Çin 317-589 tarihleri arasında kuzey ve güney olmak üzere ikiye ayrıldı. Kuzeyde yabancı kavimlerin akın etmelerine rağmen Çin yönetimiyle medeniyetine sahip 16 devlet; güneyde ise 6 hanedan Çin geleneğini sürdürdü. 580 yılında Suy hanedanı Çin’de birliği sağladı. 618’de başlayan Tang hanedanı döneminde Çin en parlak dönemini yaşadı. Göktürkler yok edilirken kuzeye doğru 88 Asya kavmi Çin egemenliğine girdi. Deniz aşırı Arap ticareti ile Çin kara ticareti çok gelişti. Çin (907-960) beş hanedan döneminde tamamen dağılmıştır. Song hanedanı (960-1127) döneminde Moğollara haraç verilerek bağımsızlıklarını zar zor koruyan Çin’de kültürel ve ekonomik olarak ikinci en parlak dönem … Okumaya devam et Çin ve Moğol İmparatorlukları

Arap Yarımadasında Dinî ve Siyasi Yapılanma

Orta Çağ’da Dünya’nın bir başka köşesi Arap yarımadasında ise Hz. Muhammed, 23 yıllık mücadelesinin sonunda, insanları kadın-erkek, siyah-beyaz eşitsizliğinden, putlara tapmaktan, güçsüzlere zulmetmekten kurtaran kardeşlik sevgi ve Harita 3.1.10 VI, VIII ve IX. yüzyıllarda İslamiyet’in yayılışı Harita 3.1.9 750’ye kadar İslamiyet’in yayılışı adalete dayanan bir İslam devleti kurdu. Ölümü ardından dört halife (632-656), Emeviler (661-750) ve Abbasiler (750-1258) Dönemleri’nde sınırları genişleyen İslam devleti teokratik bir imparatorluğa dönüştü. Hz. Muhammed (sav) ölümünden sonra kurduğu devlet teşkilatının başına geçenlere, halife unvanı verildi. Devletin adlî, askerî, mali yapılanmasını Hz. Ömer gerçekleştirdi. Değişik köken ve inançtaki Arap kavimlerini birleştiren İslam devleti, Arapça vasıtasıyla tek … Okumaya devam et Arap Yarımadasında Dinî ve Siyasi Yapılanma

Doğu Roma İmparatorluğu

395’te Roma İmparatorluğu’nun doğu ve batı şeklinde ikiye ayrılmasından sonra temellerini Roma hukuku ve yönetimi, Yunan dili ve kültürü, Hristiyan inancı ve âdetlerine dayalı olarak kuruldu. Kilise de 479’dan itibaren imparatora tacını giydirerek önemli bir iktidar unsuru hâline geldi. 867’den itibaren otoritesinin zirvesine çıkan imparator Tanrı’nın seçilmiş kuluydu. 1025-1204 yılları arasında önüne geçilemeyen bir feodalleşme süreci yaşayan imparatorlukta büyük toprak sahiplerine mali dokunulmazlık yani tam vergi muafiyeti tanındı. Manastırlar malları ile birlikte imparator tarafından dünyevi idarecilere verilmeye başlandı. Başkentte oldukça büyük bir memur bürokrasisi oluştu. Evrensellik talebinde bulunmakta olan Roma ve İstanbul kiliseleri 1054 yılında birbirleriyle ilişkiyi kesti ve Batı … Okumaya devam et Doğu Roma İmparatorluğu

Avrupa’da Feodalizm

IX. yüzyıl içinde Kıta Avrupası’na hem kuzeyinden hem de doğusundan iki istila hareketi gerçekleşti. Kuzeyden gelen İsveçliler, Wolin, Oder, Vistül ve Novgorod’a yerleştiler ve kendi monarşilerini kurdular. Danimarkalılar ve Norveçliler diğer adıyla Vikingler ada ülkesi Britanya’ya saldırdılar. Britanya Adası, Kuzey Viking Krallığı ve burasının eski hâkimi Vessex(Vesseks) hanedanınca yönetilmeye başlandı. Şarlman, 814’te ölünce Frank Krallığı, Batı, Orta ve Doğu Fransa olmak üzere üçe ayrılmıştı. Batı Fransa Krallığı, Viking lideri Rollo (Rol,893-922) ve ardıllarına 911’de Frankların kuzey toprağı Normandiya’yı teslim etti. Vikingler bu sefer Normanlar adı altında istilaya devam ederek 1050’de güney İtalya’daki Napoli ve Bari’ye yerleştiler. Sicilya’da feodal bir devlet … Okumaya devam et Avrupa’da Feodalizm

Kilise Ve Papalık

Kilise Ve Papalık Roma imparatorluğunun yıkıma çare üretememesi üzerine insanlar, Hz İsa’nın haber verdiği dünyanın sonunun geldiğine inanmaya başladı. Bu noktada yerel düzeyde dinsel işlevleri ekonomik, toplumsal ve siyasi işlevlerle birleştiren kentli liderler -yani piskoposlar– aracılığı ile bir kentler ağına sahip kilise ikinci güç olarak Orta Çağ Avrupası’nda yerini aldı. Avrupa’da dinsel ve kültürel açıdan tek blok Hristiyan âlemi amacına yönelen kilise, Roma İmparatorluğu’na ait bütün alanı işgal etmeye çabalarken Roma piskoposu, Roma İmparatorluğu mirasını kendisi için de elde etmeye çalışıyordu. İznik Konsili’nin Roma piskoposuna tanıdığı üstünlük 440 yılında papalık makamının ortaya çıkmasıyla sonuçlandı. Bütün kilise adına, Katolik öğretisini kabul … Okumaya devam et Kilise Ve Papalık

Soy/Hanedana Dayalı Krallıklar

Soy/Hanedana Dayalı Krallıklar 374 yılında Hunlar Volga üzerinden Avrupa’ya ulaşır. Hunların ilk baskısını hisseden Germen kavimlerinden Ostrogotlar 482’de Konstantinopolis’e 493’te İtalya’ya saldırarak hâkim olurlar. Ardından Vizigotlar batıya göç ederken İtalya ve Galya’ya uğradılar. Nihayet 711 yılına kadar hüküm sürecekleri İspanya’da krallıklarını kurdular. Kuzey denizi kıyılarından gelen Donlar, Angıllar, Jutlar, Saksonlar, Anglo Saksonlar ise Büyük Britanya’nın güney ve doğu taraflarını işgal ettiler. Yenilen Brötonların bir kısmı Kıta Avrupası’ndaki Fransa’ya gittiler. Roma İmparatorluğu’nda Hunlar(374’den itibaren) Bulgarlar(679’a kadar) ve Avarlar(552’den itibaren) Konstantinopol yayılmaya başlayan Germenler başlangıçta Roma hüküme- Ba˝d at ti tarafından ahalisi olmayan malikânelere çiftçi olarak yerleştirildi. Sonra çete şeklinde birleşmiş olan … Okumaya devam et Soy/Hanedana Dayalı Krallıklar

Tarih Notları Sınavda Çıkan Soruların Cevapları

• İnsanoğlu, adına bereketli hilal ya da verimli hilal adı verilen Mezopotamya coğrafyasında ilk medeniyetleri kurmuştur. Bu medeniyet havzası içinde yer alan Anadolu’daki ilk yerleşim yerlerinde bugüne kıyasla oldukça ilkel, zor, ilgi çekici ve zamanı-na göre ileri yaşam tarzları şekillenmiştir. • Yazının icadından önceki dönemlerde, ispat edilememekle birlikte doğruluğuna inanılan mit ve efsane gibi anlatılar, toplumsal hayatta bir kimlik veya bir birlik nedeni olmuşlardır. • Yazı bir ihtiyaç ve zorunluluk neticesinde doğmuş olup icadının hemen ardından ilk etkilerini devlet yönetiminde, vergi kayıtlarında, ticarette ve uluslararası ilişkilerde göstermiştir ancak günümüzdeki gibi herkesin yazmayı bildiği söylenemez. Buna gerek de yoktur. • Bilim … Okumaya devam et Tarih Notları Sınavda Çıkan Soruların Cevapları

Peygamberler Yahudi Irkından Mı? İsa Peygamber aslında Yahudi Mi?

Yahudilerin soyunun İbrahim’in torunu Yakup Peygamber‘den geldiğine inanılmaktadır. (İnanışa göre Yakup’a, Tanrı tarafından İsrail adı verilmiştir (Yaratılış 32/28). Kuran-ı Kerim‘de de İsrail ismi Yakup yerine kullanılmıştır (Al-i İmran, 93). İsrail kelime anlamı; İsra İbranice güreşmek, el ise semitik dillerde tanrı manasına gelmektedir, İsrail kelimesi ise “Tanrı’nın yolunda” “doğru yolda” “Tanrı ile güreşen” manalarına gelmektedir. İslam’da inancında bilinen peygamberlerin biri hariç hepsi Yahudi ırkındandır. Bir tek Muhammed Kureyşli Arap’dır. Bunun dışındaki peygamberlerin hepsi Yahudi ırkındandır. Zaten İslam ve Musevilik birbirine de çok benzemektedir. İki dinin en büyük ortak noktalarından biri de peygamber olarak tanıttığı kişilerin Yahudi olmasıdır. Hristiyanlığın peygamberi İsa’da bir … Okumaya devam et Peygamberler Yahudi Irkından Mı? İsa Peygamber aslında Yahudi Mi?

İlk Çağ’da Hukuk Sistemlerinin Dinî ve Beşerî Kaynakları

İlk Çağ’da Hukuk Sistemlerinin Dinî ve Beşerî Kaynakları Sümer devletlerinin her biri bağımsızdı ve aralarında bir siyasi birlik yoktu. Şehirlerdeki krallık kurumu, tanrıların yeryüzündeki mülklerini adilane bir şekilde idare edilmesi ve toplulukların düzeni için tanrılar tarafından kurulmuştur. İlk başlarda Ensi adlı rahip kral şehir büyüyüp de işler çoğalınca din ve devlet işlerinin ayrılması gerektiğine hükmetti. Er sülalesi (MÖ 2650-2550) saray ve mabedi birbirinden ayırdı. Böylece mabet şehri rejimi doğmuş oldu. Anlayışlarına göre, Tanrılar insanları kendilerine hizmet etmeleri için yaratmışlardır. Onları idare içinde bazı büyük adamları (Lugal= kral) seçmişlerdir. Lugal, tanrının mülkünü korumakla görevli çobandır. Tanrıların kulları için çalışırlar ve onlar … Okumaya devam et İlk Çağ’da Hukuk Sistemlerinin Dinî ve Beşerî Kaynakları

Tecavüzcü Mülteciler Türk Kızını Yatalak Etti! Kızımız Konuşamıyor ve Can Çekişiyor!

Tecavüzcü Afgan Mülteciler Tarafından ırzına geçilmeye çalışılan Ayşegül, kahramanca kendini savunurken Tecavüzcü Afgan Mülteciler yerden aldıkları taşla Ayşegül’ün kafasını ezdi. Türk kızı Ayşegül kafasına gelen taş darbeleri ile yatalak oldu oldu. Felç Bırakılan Ayşegül Kök Hücre Tedavisi Bekliyor. Kızımız hareket edemiyor, konuşamıyor. Şu an Ayşegül yoğun bakımda. Konuşamıyor ve yatalak! Hareket edemiyor. Serumla besleniyor. Tedavi edilemezse ölecek. Tıpkı mülteciler tarafından öldürülen diğer masum Türkler gibi… Türkiye Türkler için adeta cehennem oldu! Türkiye yol geçen hanına döndü. Elini sallayan Türkiye’ye geliyor. Özellikle Avrupa Birliği Türkiye’yi mülteci sığınağı yapıyor. Avrupa birliği hem AKP’li Belediyelere hem de CHP’li belediyelere mültecilere baksın diye para … Okumaya devam et Tecavüzcü Mülteciler Türk Kızını Yatalak Etti! Kızımız Konuşamıyor ve Can Çekişiyor!

Asur Sarayı Görkemini Neye Borçludur?

Asur Sarayı Görkemini Neye Borçludur? Asur İmparatorluğu, Asur Devleti veya Asurya, MÖ 2025 ile MÖ 612 yılları arasında var olmuş ve Sami halkalardan oluşmuş bir Antik Çağ Mezopotamya imparatorluğuydu. Devlet ilk başta Kuzey Irak’ta, Dicle kıyısında bulunan Asur (Aššur) şehrinden oluşmuşken, Güney Mezopotamya ve Doğu ile olan ticari ilişkilerden yararlanarak gelişmiş ve toprakları genişleyerek bir imparatorluğa dönüşmüştür. Anadolu’daki en büyük ticaret kolonileri Kültepe’de (Kayseri) bulunmaktaydı. Başkentleri Ninova’ydı. Sarayları ve geniş freskli tapınakları, fildişinden ve sandal ağacından, bazalt ve mermerden salonlarıyla göz kamaştıran başkent Ninova, tüm bu zenginliklerini savaşa ve savaşta yenilen ülkelerden elde edilen ganimetlere borçludur. Emek ürünü olmayan Asur … Okumaya devam et Asur Sarayı Görkemini Neye Borçludur?

Sümerlerde Özgürlük Ve Eşitlik Hayali

Hasat sonrası 7 gün süren bir şenlik yapılırdı. Şenlikte toplumsal tabakalar arasında ayırım kalkar ve halk kendilerini efendilerinin boyunduruğundan kurtaran, bu kutsal başıbozukluk döneminde zil, lir ve flütler eşliğinde çılgınca bir şekilde eğlenilirken aslında insanlık eşitlik ve özgürlük hayalini ilan ederdi. Tek olumsuz yanı, başına taç takılan bir kölenin şenlik bitimi kurban edilmesiydi. Bu tören aslında kutsal kralın stres dağıtma zamanı olarak düşündüğü zekice bir teneffüstür. Okumaya devam et Sümerlerde Özgürlük Ve Eşitlik Hayali

Siyasi Gücün Meşruiyet Kaynakları Ve Maddi Kaynakları

Oluşumu Mısır örneği ile verilen krallık siyasi yapı ve teşkilatlanması, dünyanın farklı yerlerinde aşağı yukarı benzer bir süreç içerisinde gerçekleşmiştir. Değişen ise otoriteyi meşru kılan kaynaklarda yaşanmıştır. Nil Havzası’nda kral, Tanrı’nın temsilcisi iken sonradan Tanrı’nın ta kendisi olur (Firavunlar). Mezopotamya’daki Sümerlerde ise krallar rahip kimlikleriyle otoritelerini meşrulaştırmışlardır. Mezopotamya’da Sümerler farklı özelliklere sahip on bir şehir devleti( krallığı) hâlinde örgütlendiler. Dinî başkent Nippur, rahip yetiştirme merkezi Uruk, tahıl ambarı ve bakır işlemecisi Lagaş, lüks eşya üreticisi Ur şehri gibi. Ancak tüm krallar meşruiyetlerini her şeyin sahibi ve emreden yönetici kimliklerinin yanına başyargıç, başkomutan, başrahip gibi ekstra güç yetkilerini toparlayarak daha da … Okumaya devam et Siyasi Gücün Meşruiyet Kaynakları Ve Maddi Kaynakları

Rahip, Memur, Komutan ve İmparatorluk

Klanda otorite uzun süre boyunca tüm topluma yayılmıştı. Sonraları klanın simgesini taşıyan tek bir insanda yoğunlaştı. Otoritedeki bu değişim sonrası, korku, hayranlık duyulan güç veya olayı temsil eden sembol (totem) tanrı, insan da şef hâline geldi. Kolektif güçlerin kendisinde bireyselleştiği şef, tanrı adına topluluğunu yönetmeye başlarken oğulları da kendisinden sonra konumunu sürdürürler. Böylece her klanın bir tanrısı doğdu. Yaşamak için temel maddeleri sağlamak uğruna klanlar arasında yaşanan savaşlar, bu farklı tanrılar arasındaki çatışmayı ve bazı ailelerin erk üstünlüğünü belirledi. Birbirleriyle rekabet içinde olan tarafların birleştirilmesinde ve otoritenin en kalabalık kabilenin elinde somut bir gerçekliğe bürünmesinde, Nil Nehri’nin önemli bir payı … Okumaya devam et Rahip, Memur, Komutan ve İmparatorluk

Polis Devleti, Oligarşi, Tiranlık Ve Demokrasi

Yalnızca % 25’i ekilebilir Yunan topraklarının, cömertçe sunduğu ikisi bitkisel birisi hayvansal üç zenginlik kaynağı vardır: Üzüm, zeytin ve keçi üretimi. Eski Yunan uygarlığı, Girit Adası’nda denizin sağladığı imkânlara bağlı olarak oluşmuştur. Ada ele geçirilmez gibi göründüğü için sakinleri, ekstra bir savunma yapılanmasına girmeyip deniz ticaretine yoğunlaştılar. Ticaret kaynaklı zenginlikleri Giritlileri, tarım işçisi ve tayfa ihtiyacı için dışarıdan nüfus ithaline sevk etti. Zamanla adada çalışan ama yetkisi olmayan sömürge birlikleri oluştu. Girit tüccarları ile tanışan ve kısa sürede adalıların üstünlüğüne hayran kalan Mora Yarımadası sakini Akalar, onların uygarlığını benimsediler. Yarımadanın Polis adı verilen Miken (Mykenai), Tirins (Tyrinte) gibi birçok şehir … Okumaya devam et Polis Devleti, Oligarşi, Tiranlık Ve Demokrasi

Pitbul Besleyen Orospu Çocukları Yüzünden Yine Olan Masum Canlılara Oldu!

Pitbul dehşeti tüm hızıyla devam ediyor. Beslemesi yasak olan bu cinsi ısrarla beslemeye devam eden ve dışarı ağızlıksız çıkaran hatta zincir bile takmayan orospu çocukları yüzünden insanlar ölüyor ya da sakat kalıyor. Ancak Pitbullar sadece insanlara saldırmıyor. Hayvanlara da saldırıyor! Pitbullar insan ve hayvan ayırt etmeden her şeye saldırıyor. Beslemesi bile yasak olan Pitbulları ağızlık takmadan dışarıda dolaştıran orospu evlatlarına devlet ne zaman dur diyecek? Antalya Çağlayan’da Berrak İpek adlı bayan dışarıda köpeği ile gezerken bir Pitbulun saldırısına uğradı. Berrak İpek’in köpeği saldırıda büyük yara aldı. Yaralı köpeğin sahibi Berrak, köpeğini veterinere götürdü ancak köpeği doktorlar kurtaramadı ve köpek öldü. … Okumaya devam et Pitbul Besleyen Orospu Çocukları Yüzünden Yine Olan Masum Canlılara Oldu!

Prens Randian: Kolları Ve Bacakları Olmayan Adam

Prens Randian (12 Ekim 1871 – 19 Aralık 1934), Guyana doğumlu Amerikalı bir sanatçı. Doğuştan Kolları ve bacakları yok. O zamanlar özel hastaneler, bakım evleri, internetten bağış kampanyaları ya da bugünkü gibi modern protez kol ve bacaklar yoktu. Bu durumda doğan çoğu bebek, organlardaki büyük hasarlardan dolayı ölü olarak doğuyordu. Fakat Prens Randian herkesi şaşırtarak hayata tutundu. Bu haliyle çalıştı, çabaladı. Kendi işini kendi gördü. Kimseye yük olmamaya çalıştı. Prens Randian tıraş olmak, resim yapmak, yazı yazmak gibi gündelik işlerini kendi yapabilmek için o kadar çok zaman harcadı ve ustalaştı. Zenginlik, aşk ve seyahatlerle dolu bir hayata kapı açtığının farkında … Okumaya devam et Prens Randian: Kolları Ve Bacakları Olmayan Adam