Türklerde 9 Sayısını Önemi! Türk Kültürü ve Tengricilik

Dokuz sayısı, Türk milletinin binlerce yıllık şanlı tarihinde sıradan bir rakam değil; devlet aklının, kozmik düzenin ve kut anlayışının ete kemiğe bürünmüş halidir. Tarihin şafağından beri bozkıra hükmeden ecdadımız, göğü ve yeri dokuzun kutlu düzeniyle kavramış, cihan hakimiyeti mefkuresini bu sayı üzerine inşa etmiştir. Yüce Türk milletinin vizyonu, dokuz katlı gökyüzünün tamamına hükmetmek, adaleti ve…

Read More

Demokrasi Türklere Zarar Verdi! Türkler Savaşçı Olmayana İtaat Etmezdi!

Türklerde karizmatik bir otoritenin etrafında birleşmek ve ona itaat etmek için bazı vasıflara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu vasıflardan biri de yiğit bir savaşçı olmak kavramıdır. Halil İnalcık da Osman Gazi’nin “Alp”lik sıfatından bahsederken, alplerin Türkistan Türklerindeki kahramanlık geleneğine bağlı olduklarını belirtmektedir. Alp olmak için: yürekli olmak, kol kuvvetine sahip olmak, gayretli olmak, iyi bir ata, hususi…

Read More

Türk Tarihi: Oğuzlar | Kınık Boyu

Kınık (Qiniq) boyu, şanlı Türk tarihinin yönünü tayin eden, cihanşümul devletler kuran asil ve kudretli bir Oğuz Türkmen boyudur. Destanlara ve tarihi vesikalara göre Oğuz Kağan’ın soyundan gelen 24 kutlu boydan biri olan Kınıklar, Üçoklar koluna mensuptur ve ulu hakanın oğlu Deniz Han’ın neslinden türemişlerdir. 10. yüzyıldan itibaren İslam kaynaklarında “Türkmen” olarak anılan bu yiğit…

Read More

Dodurga Türkleri! Anadoluyu Türkleştirmek için Gelen Savaşçı Türkmenler!

1071’de Alparslan Anadolu’yu Türklere açtığında pek çok Yörük-Türkmen obası da günümüz Türkiye topraklarına yerleşmeye başladı. Dodurga Türkleri de bu Anadolu’yu Türkleştirmek için gelen Türkmenlerdendir. Büyük Türk milletinin şanlı atası Oğuz Kağan’ın kutlu soyundan, ulu hakanın ikinci oğlu Ay Han’ın pak neslinden gelen Dodurga boyu, Türkmen kültürünün ve asil Türk tarihinin en sarsılmaz yapı taşlarından biridir….

Read More

Oğuzların Savaş Lordu: Malik Dinar

Malik Dinar (ö. 1195), yaklaşık 1153’ten 1179’a kadar Serahs’ın Oğuz hükümdarıydı. Ayrıca 1186’dan ölümüne kadar Kirman eyaletinin de hükümdarlığını yapmıştır. Serahs Hükümdarlığı 1153 yılında Sultan Sencer’in esir düşmesinin ardından Horasan’daki Selçuklu otoritesinin parçalanması sürecinde, Malik Dinar Serahs şehrinin kontrolünü ele geçirdi. Buradaki yönetimi, Harezmli şehzade Sultan Şah’ın Karahitay ordusuyla aniden Serahs önlerine geldiği 1179 yılına…

Read More

İngiltere’nin İle Fransa’nın Orta Doğu Politikaları ve Arap İhaneti

Orta Doğu, İngiltere’nin sömürgeleriyle bağlantısını sağlayan önemli bir konumdaydı. 1869’da Süveyş Kanalı’nın açılması ile Orta Doğu’nun önemi daha da arttı. İngiltere, 1878 Berlin Antlaşması’ndan sonra Osmanlı Devleti’yle arasındaki denge politikasını terk etti ve Osmanlı topraklarını işgale başladı. 1878’de Kıbrıs’ın yönetimini ele aldı ve 1882’de Mısır’ı işgal etti. İngiltere’nin bu politika değişikliği, Osmanlı Devleti’nde yeni arayışları…

Read More

Büyük Arap İhaneti! McMahon (Mekmehın) Antlaşması (1915)

İngiltere’nin Mısır Valisi McMahon ile Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında yapılmıştır. Bu gizli anlaşmaya göre McMahon, Arapların Osmanlılara karşı isyan etmesi hâlinde, Arap Yarımadası ile Suriye ve Irak’ı içine alacak Arap bağımsızlığını tanımayı kabul edecektir. Buna karşılık Şerif Hüseyin de İngiltere’ye ekonomik konularda öncelik verecektir. McMahon ve Şerif Hüseyin denilen o iki şer odağının gizli…

Read More

Osmanlı Devleti’nin Yıkılışının Orta Doğu’ya Etkileri

Orta Doğu, tarihî süreç içerisinde Sümer, Babil, Mısır, Pers, Helen, Roma, Arap, Moğol ve Türk imparatorluklarının sınırları içinde yer almıştır. Bölge, 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar İran hariç olmak üzere Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetinde olmuştur. Orta Doğu’nun dünya politikasında Avrupa, Asya ve Afrika kıtaları arasında kültürel ve ekonomik alanda önemli bir kesişim noktası olması bakımından tarihî…

Read More

ORTA DOĞU’DA MANDA YÖNETİMLERİ KURULMASININ VE AFRİKA’DAKİ SÖMÜRGECİLİK FAALİYETLERİNİN SİYASİ SONUÇLARI

Orta Doğu kavramı, coğrafi bir tanımlamadan ziyade Batı medeniyeti tarafından belirlenen siyasi bir terimdir. Dolayısıyla zaman içinde Batı’nın bölgedeki çıkarları ve müdahaleleri çerçevesinde sınırları değişikliklere uğramıştır. Orta Doğu, dar kapsamlı bakış açısıyla Türkiye, İran, Mısır üçgenini ve bu üçgen içerisinde yer alan ülkeleri kapsar. Geniş kapsamlı bakış açısıyla bu devletleri ve onlara komşu olan bazı…

Read More

Başkortostan (Başkurtistan) ve Ahmet Zeki Velidî Togan(1890-1970)

Kökenleri Kıpçak Türklerine dayanan Başkortlar, Altınorda Devleti’nin yıkılmasıyla diğer Türk toplulukları gibi dağılmışlardır. 1646’da başlayan ve 1661-1765 yılları arasında en şiddetli evresini yaşayan Rus işgallerine karşı başarılı karşı duruşlar gösteremeyen Başkortlar, yenileşme hareketlerine önem vermiş ve millî şuurlarını korumayı başarmışlardır. Bolşevik İhtilali’nin getirdiği ortamdan istifade ederek millî hareketleri yeniden başlatmışlardır. Başkortlar, Ahmet Zeki Velidî Togan…

Read More

Azerbaycan ve Mehmet Emin Resulzâde (1884-1955)

Oğuzların devamı olarak Hazar Denizi’nin güneybatısında yer alan bölgede yaşayan Türklere Azeri Türkü denmiştir. Bu bölge 1828 Türkmençay Antlaşması ile iki bölgeye ayrılmış ve bölgenin kuzeyi Rus idaresine, güneyi İran hâkimiyetine bırakılmıştır. 1901’de “Millî Azatlık Hareketi” ile Çar idaresine karşı başlatılan millî direniş sonuçsuz kalmıştır. Bu ortamda Mehmet Emin Resulzâde ) gibi bir lider ortaya…

Read More

Türkistan Millî Mücadelesi ve Basmacı Hareketi

Rus işgallerinin yaşandığı dönemde Türkistan Türkleri (Özbek, Kazak, Kırgız, Türkmen) ile Azerbaycan, Tatar, Kırım, Avar, Dağıstan gibi Türk toplulukları arasında bir birlik kurulamadı. 1905 Rus Devrimi’nin ortaya koyduğu ortamda bazı Müslüman aydınların girişimleri ile bu boşluğu doldurmak için kongreler toplandı. Kongreler sonunda oluşturulan 15 kişilik İcra Heyetinin Rusya Müslümanlarının haklı sesini dünyaya duyurma yolundaki tüm…

Read More

SSCB’NIN KURULMASININ ORTA ASYA TÜRK TOPLUMLARINDAMEYDANA GETIRDIĞI DEĞIŞIM

I. Dünya Savaşı başladığında sosyal ve ekonomik yapısı kötüleşen Rusya’da 24 Şubat 1917’de 200 bin işçinin katıldığı grevi bastırmak için gelen askerlerin de greve katılmasıyla bakanlar ve generaller tutuklanmaya başlandı. 8 Mart 1917’de yeniden bir halk hareketiyle işçi ve askerler yönetimi ele aldı. 1917 Mart’ında Çar ll. Nikola tahttan ayrıldı ve yerine Devrimci Hükûmet (Geçici…

Read More

Şehzade Mustafa’nın Mezarında İzdiham Çıktı!

Tarihimizin en trajik, en yürek burkan kırılma noktalarından biri şüphesiz ki Şehzade Mustafa’nın 1553 yılında Konya Ereğli ovasındaki Osmanlı ordugahında boğdurulmasıdır. Bu olay, sadece bir şehzadenin ölümü değil; askerin, halkın ve şairlerin gözbebeği olan, tahta geçmesine kesin gözüyle bakılan bir cihan devletinin geleceğinin yok edilmesidir. Mehmet Günsür, Şehzade Mustafa öldürüldükten sonra yaşadıklarını anlattı: “Sonraki günlerde…

Read More

Osmanlı Tarihçisi: Moğollar bir Türk Kavmidir

Osmanlı tarihçilerine göre Müslüman olmayan Oğuz Türküne Tatar ya da Moğol denirdi. Osmanlı zihninde Moğol ve Türk ayrımı, bugün bizim anladığımız modern etnik kalıpların çok uzağındaydı. Dönemin kroniklerine ve şanlı tarihimize baktığımızda, Osmanlı’nın Moğolları “yabancı bir ırk” olarak değil, sadece yollarını ayırmış, Oğuz töresinden kopmuş ama özü bir olan akrabalar olarak gördüğünü net bir şekilde…

Read More

Mezhepçi Safevi Şahı Abbas Türklere Hakaret Etti!

Safevi Devleti’ni kuran irade her ne kadar Şah İsmail gibi bir Türkmen beyinin kılıcıyla yükselmiş olsa da, sonraki süreçte mezhepçilik bataklığına saplanan Şah Abbas gibilerin kendi öz köküne nasıl ihanet ettiğini burada ayan beyan görüyoruz. Ben onu Türk sandım, çünkü onları aşağılamak için hiçbir fırsatı kaçırmam. Farsların cömertliğiyle kıyaslandığında Türklerin alçak bir halk olduğunu görüyorum….

Read More

Kıbrıs’da Bedel Kanla Ödendi! Saint Hilarion Kalesi Önündeki Türkler! Borudan Yapılan Tüfekler!

Saint Hilarion Kalesi’nin o sisli puslu tepelerinde, ellerinde demir su borularından devşirilmiş silahlarla bekleyen o yiğitlere iyi bak kardeşim. Onlar, “Bitti” denilen yerden başlayan, “Ölürüm de vatanı vermem” diyen Türk’ün Kıbrıs’taki tunç elidir. 1964 yılı, Kıbrıs Türkü için sadece bir takvim yaprağı değil; kanla, ateşle ve ihanetle imtihan edildikleri bir varoluş yılıdır. Yunanlıların ve Rum…

Read More

Japon Kız: İyi ki Türklerle Aramızda Mesafe Var!

Türkleri Üstün Irk Olarak Görüyorlardı! Türkün Gücü Herkesi Korkutur! O Japon kızının dudaklarından dökülen o tek cümle, aslında tarihin derinliklerinden gelen, paslı bir zincir gibi zihinlere kazınmış, unutulmaz bir korkunun ve saygının itirafıdır. “İyi ki Türklerle aramızda kocaman bir coğrafya varmış” demek, sadece bir coğrafi şükür değil; Türk’ün adını duyduğunda dizleri titreyen, kılıcının gölgesinden kaçan,…

Read More

Bok Yiyen Celal Şengör Yıldırım Beyazıt Han’a Enayi Dedi!

Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil açtı ağzını yumdu gözünü! Kendi bokunu yiyen Celal Şengör bu sefer sert kayaya çarptı! ▪️Celal Şengör, Yıldırım Bayezid Han’a enayi dedi. Enayi adamın ben savaş kazandığını görmedim. Yüz tane savaş kazanıp bir kaybedene enayi demezler, düşmanına göre bakarlar. ▪️Enayi adam, ahmak adam her savaşı kaybeder. Devletini batırır gider, hiçbir işi doğru beceremez….

Read More

Milliyetçiler Allah’ı Bırakıp Gök Tengri’ye Yakarıyor! İslam’a olan İnanç Azalıyor…

Türkiye’ye gelen mülteci istilası, Arap kültürünün baskın gelmesi, hükümetin Arapçı politikaları Türk gençlerinde ters tepmeye başladı. Pek çok Türk genci İslam’ı bırakıyor, Allah’a inanmıyor ve Gök Tengri’ye iman etmeye başlıyor. Gök Tengri’ye dua ediyor. 3 Mayıs Türkçüler Günü, sıradan bir anma töreninden öte, Türk’ün özündeki o çelikten iradenin ve binlerce yıllık genetik hafızanın yeniden uyanışıdır….

Read More