Hatay’da depremin ardından yaşama hevesini kaybeden ve okuduğu üniversiteyi yarıda bırakarak sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla oynamaya başlayan ve 3 yıldır evden çıkmayan 23 yaşındaki Barış Özbay:
Hayalim yok. Hiçbir şey olmasını istemiyorum. Ben yardım istemiyorum. Kısacası hayat mükemmel değil. İnsanlar hayat inişli çıkışlı güzel derler ya bana göre tam tersi oluyor. Hayatın inişli çıkışlı işleri güzel değil ve istemiyorum. Hiçbir şey yapmak istemediğim için banyo da yapmak istemiyorum, elimde olsa tuvalete de gitmem ve yemek de yemem ve onları mecbur olduğum için yapıyorum.
Depremin sadece binaları değil, gençlerin zihinsel ve duygusal dünyalarını da nasıl enkaz haline getirdiğini gösteriyordu. Onun oyun bağımlılığı, temelde baş edemediği devasa bir travmadan ve kimlik kaybından kaçışın somutlaşmış haliydi. Bu durum, deprem sonrası psikososyal destek ve özellikle gençlere yönelik ruh sağlığı hizmetlerinin ne denli kritik olduğunu acı bir şekilde ortaya koyuyordu.

