Site icon Türkçe Malumatlar

Oytun Erbaş Ela Cebeci’nin Yüzüne Bakarak: “Uyuşturucu Kullananlar Gerizekalıdır” dedi…

Oytun Erbaş’tan Gündemi Sarsan Analiz: Yayındaki Davranışları ‘Şizofrenik’ Olarak Niteledi ve İletişimi Kestiğini Açıkladı

Son günlerde sosyal medya fenomenleri ve bazı ekran yüzlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlar Türkiye gündemindeki sıcaklığını korurken, Fizyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oytun Erbaş’tan dikkat çekici açıklamalar geldi. Adem Metan’ın YouTube kanalına konuk olan Erbaş, isim vermeden ancak kamuoyunun yakından tanıdığı Ela Rümeysa Cebeci’yi işaret ederek, geçmişte katıldığı bir yayında edindiği izlenimleri tıbbi bir bakış açısıyla analiz etti. Erbaş’ın kullandığı “şizofrenik” ve “psikotik” ifadeleri tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.

25 Yıllık Hekimlik Tecrübesiyle Gelen Teşhis

Adem Metan’ın programında, son dönemde gözaltına alınan veya soruşturma geçiren isimlerle ilgili “Bu kişilerle yan yana geldiğinde enerjilerinden bir farklılık, negatiflik ya da anormallik hissettin mi?” minvalindeki sorusu üzerine Oytun Erbaş, konuyu derinlemesine ele aldı. 25 yıllık hekimlik tecrübesine ve binlerce hasta görmüş olmanın verdiği klinik gözlem yeteneğine vurgu yapan Erbaş, ekran önündeki ışıltılı hayatların arka planındaki fizyolojik gerçekleri ifşa etti.

https://turkcemalumatlar.com/wp-content/uploads/2025/12/oytunerbas-uyusturucu-elacebeciget.mp4

Erbaş, geçmişte programına konuk olduğu Ela Rümeysa Cebeci ile ilgili tecrübesini şu sözlerle aktardı:

“Ben bu kişinin programına katıldım, hemen yanına oturdum. Bir hekim olarak baktığında bazı şeyler çok nettir. Bir bakıyorsun nabzı 110 atıyor. Bu kişi her gün yayına çıkan, kameralara alışkın profesyonel biri. Normal şartlarda bu kadar yüksek bir nabız, bu kadar heyecan veya anksiyete beklemezsiniz. Bu durum fizyolojik olarak normal değil.”

“Hayatın Olağan Akışına Aykırı Hareketler Sezdim”

Oytun Erbaş, sadece nabız yüksekliği değil, kişinin genel hal ve tavırlarının da sağlıklı bir ruh halini yansıtmadığını belirtti. Gözlemlerini “hayatın doğal akışına uymayan hareketler” olarak tanımlayan ünlü doktor, bu durumun kendisinde ciddi soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti.

Erbaş, o dönemdeki gözlemlerinin ardından aldığı radikal kararı ise şöyle açıkladı: “Hareketlerinde psikotik, hatta şizofrenik bulgular vardı. Davranış kalıpları gerçeklikten kopuktu. Bu durumu fark ettiğimde ekibime de söyledim; bana tekrar telefon ettiklerinde, nazikçe reddettim ve ‘artık gelmiyorum’ diyerek o kişiyle olan iletişimimi tamamen kestim.”

Bu açıklamalar, ekran önünde kusursuz görünen profillerin arka planında ciddi psikolojik veya madde kullanımına bağlı sorunlar olabileceği gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Madde Bağımlılığı ve Tolerans Üzerine Kritik Uyarılar

Programın ilerleyen dakikalarında Adem Metan ile Oytun Erbaş arasında geçen diyalog, konuyu bağımlılık ve vücudun verdiği tepkiler eksenine taşıdı. Metan’ın, “Peki benim hareketlerimde, tavırlarımda herhangi bir anormallik sezdin mi?” şeklindeki sorusuna Erbaş, hem esprili hem de bilimsel bir yanıt verdi.

Metan için “Sen çok minnoş, doğal bir adamsın; sende öyle bir durum yok” ifadelerini kullanan Erbaş, madde kullanımı ve bağımlılık konusunda toplumun yanlış bildiği bir noktaya parmak bastı. Uzun süreli madde kullanıcılarında “tolerans” geliştiğini belirten Erbaş, bu kişilerin dışarıdan bakıldığında hemen anlaşılamayabileceğini söyledi.

Erbaş’ın bu konudaki eklemeleri ise oldukça çarpıcıydı: “Maddeyi yeni kullanan biri hemen belli eder ama kronik kullanıcılarda tolerans gelişir. Vücut o maddeye alışır ve kişi normalmiş gibi davranabilir. Bu, klinikte ‘fonksiyonel bağımlı’ dediğimiz tabloya benzer. Ancak uzman bir göz, küçük belirtilerden, göz bebeklerinden, ani duygu değişimlerinden veya otonom sinir sistemi tepkilerinden durumu yine de analiz edebilir.”

Sosyal Medyada Geniş Yankı Uyandırdı

Oytun Erbaş’ın bu cesur analizleri, özellikle son dönemde lüks yaşantıları ve ani zenginleşmeleriyle dikkat çeken fenomenlerin psikolojik durumlarının sorgulanmasına neden oldu. Erbaş’ın “şizofrenik davranışlar” tanımı, sadece bir gözlemden öte, medya dünyasındaki baskı, hızlı tüketim ve olası madde kullanımının insan psikolojisi üzerinde yarattığı tahribatın bir özeti olarak yorumlandı.

Exit mobile version