Şu tabloya bakınca insanın sadece midesi bulanmıyor, aynı zamanda bu toplumun nasıl bir zihinsel çürümeye itildiğini de acı bir şekilde görüyor. İslam’ı, tesettürü ve kutsal değerleri adeta bir “oyuncak” haline getirdiler. Eskiden 28 Şubat süreçlerinde kadınlar inançları uğruna, o başörtüsünü korumak için peruk takmak zorunda bırakılıp büyük bedeller öderken, bugünkü nesil bu mücadeleyi alıp bir sosyal medya malzemesine, bir “trend” saçmalığına dönüştürdü. Resmen dalga geçiyorlar; başörtüsünün üzerine peruk takarak kimi kandırdığınızı sanıyorsunuz? Kulu kandırdın diyelim, Allah’ı mı kandırıyorsunuz?
Bu “türbancı” tayfa artık iyice şirazesinden çıktı. Bir yandan en ağır batılı gibi yaşayıp, lüks tüketimin dibine vurup, sosyal medyada teşhircilik yarışı yaparlar; diğer yandan da “şeriat isteriz, din elden gidiyor” diye kafa ütülerler. Yaşadığınız hayatın ne İslam’la alakası var ne de insani bir tutarlılıkla. Kuran’ı tersten okuyup dikkat çekmeye çalışan o ucubelerden sonra, şimdi de bu tesettürle peruğu birleştiren hibrit rezillikler çıktı ortaya. Bu sadece estetik bir facia değil, bu doğrudan bir inanç erozyonudur.
Tesettür, bir inancın, bir duruşun ve mahremiyetin sembolüdür; senin “kombinimde eksik parça vardı, üzerine de saç kondurayım” diyebileceğin bir aksesuar değildir. Batı özentiliğinde sınır tanımayıp, o batılı hayatın en yozlaşmış kısımlarını alıp, üzerine bir de dini kılıf uydurmak tam bir ikiyüzlülük örneğidir. Hem modernite potasında eriyip hem de dindarlık taslamak, bu halkın temiz inancıyla alay etmektir. Kendi yarattıkları bu garip dünyada, ne Türk töresine ne de İslam ahlakına sığan işler yapıyorlar.
Geldiğimiz noktada din, bu tiplerin elinde bir pazarlama aracına dönüştü. “Muhafazakar moda” adı altında dini içten içe kemiren bu anlayış, en büyük zararı yine bu dine veriyor. Artık bu maskeli balo bir son bulmalı. Kimsenin kutsal değerlerimizi bu kadar ayağa düşürmeye, şov malzemesi yapmaya hakkı yok. Ya inandığınız gibi dürüstçe yaşayın ya da bu kutsal sembolleri kendi kirli reklamlarınıza alet etmekten vazgeçin. Yeter artık, bu riyakarlık ve bu yozlaşma bizi özümüzden koparıp koca bir enkaza çeviriyor.
