Dersim hadiseleri geçmişten günümüze kadar gelen Kürt isyanlarının tarihi vesikalarından biridir. Dünyanı hiçbir yerinde isyancılar ödüllendirilmemiştir. Yeni kurulmuş cumhuriyette bu tip isyanların olması alttan alınacak bir durum değildi. Dersim isyanını temeli aslında Koçgiri isyanına dayanıyor. Alevi isyanı olarak da bilinen Koçgiri isyanı kanlı bir şekilde bastırılmış olsa da öncesinde isyancılara milletvekili de teklif edilmiştir fakat isyancılar bu teklifi redderek tarihin en büyük hatalarından birini yapmıştır. Çünkü sahaya sürülen komutanlardan biri Sakallı Nurettin Paşa’dır. Nurettin Paşa bu isyanı sert şekilde bastırdı ve kaçan isyancılardan bazıları da dersime sığındı. Sonra ise ise Dersim isyanı başladı…
Sabiha Gökçen’i biliyorsun. Pilot olarak oraya gitti . O’na söyledi. Bir akşam dedi ki: “Seni Kürtler düşürürler de ele geçirirlerse biz iflas ederiz. Seni esir olarak tutuklarlar ve biz kurtulamayız senin yüzünden” dedi. “Paşam ben o meseleyi hallettim. Ben uçaktan düşeceğim zaman intihar etmiş olacağım. Yanımda tabancam var. Ben Kürdün eline geçmem” dedi. Atatürk dedi ki: “ O havalinin haritasını yapacak bir arkadaş kalksın (daima siyah tahta vardı) Bu haritayı yapsın . Elimde bir erkan-ı harbiye planı var. Onun üzerinde çalışalım” dedi. O çok ehemmiyet verirdi Dersim hadiselerine. Edip Servet dedi ki: “Burada Ferit Celal var, ressamdır, her şey elinden gelir, o yapsın”. Kalktım. Zaten askerlikte de hocalık yapmıştım. Güzel bir kroki çizdim. Yerli yerine, “ Sen bunu nereden öğrendin?” dedi. Dedim paşam 8 sene askerlik yapmış bir adamım. Biliyorum, biliyorum” dedi. Şimdi buraya kadar iyi. O resmi yaptık tahtaya tebeşirle. Biraz sonra köşkün hademesi solumda belirdi. Kulağıma eğildi. Atatürk gönderdi dedi. Elinde madeni bir ko lonya şişesi, bir havlu. İnceliğine bakın. Yani o kolonyayı döktürdü elime, havluyla sildirdi. Ben de kalktım teşekkür ettim. Hani elim tebeşşirli, sofrada yıkamak için imkan bulamamışım. Çağırmış, ona, git demiş kolonya, havlu getirtmiş elini yıkasın.
Ari İnan Tarihe Tanıklık Edenler, Çagdaş Yayınları, Sayfa 77
