Sincaplar, doğanın karmaşık dokusunda önemli bir yere sahip olan, zekaları ve çalışkanlıklarıyla bilinen canlılardır. Özellikle dişi sincapların ebeveynlik içgüdüleri dikkat çekicidir. Bir dişi sincap, kendi yavrularıyla benzer yaşta yetim kalmış bir yavru sincapla karşılaştığında, onu potansiyel bir yiyecek kaynağı olarak görmektense, bazen kendi ailesine katabilir. Bu davranış genellikle, yavrunun biyolojik ebeveynlerinin kesinlikle ortada olmadığından emin olduktan sonra, kendi yavrularını emzirme döneminde olması şartıyla gelişebilir. Yavru, yeni ailesinin alışkanlıklarına ve sosyal düzenine hızla uyum sağlar.

Sincapların eşler arası ilişkileri, insanların romantik algısından farklıdır. İnsanvari “öpücükler” veya “güller” sunma gibi davranışlar sergilemezler. Ancak, bir çift sincap yavrularını büyütürken işbirliği yapabilir, yiyecek bulma ve yuva koruma gibi konularda ortak hareket edebilirler. Onların “sevgi” anlayışı, hayatta kalma ve türün devamını sağlama üzerine kuruludur.
Bu sevimli canlıların ekosisteme katkıları ise takdire şayandır. Toprak altında depoladıkları tohumların yaklaşık yarısını unutarak veya ulaşamayarak geride bırakmaları, ormanların ve çalılıkların doğal yollardan yenilenmesine olanak tanır. Her bir unutulmuş meşe palamudu veya fındık, zamanla yeni bir fidana dönüşebilir ve böylece sincaplar, istemeden de olsa doğanın en küçük bahçıvanları rolünü üstlenirler. Bu faaliyetleri, orman ekosistemlerinin sağlığı ve sürdürülebilirliği için vazgeçilmezdir.