Evet arkadaşlar. Arap Kafalı İslamcılar, Göktürklerden Rahatsız Oldu! GÖKTÜRKLER BİZİM ATAMIZ DEĞİL Diyorlar. İslamcılara göre Türklerin atası Abbasiler, Emeviler gibi Arap Devletleri… Göktürkler Türklerin atası değilmiş çünkü Oğuzlarla savaşmış. Yahu böyle saçma bir düşünce olabilir mi?
Baktılar Türklüğe ve Türklüğün antik tarihine olan ilgi ve sempati artıyor, arttıkça gençler Türklüğü özellikle *İslâm’dan ibaret gören yaklaşımları sorguluyor, tüm operasyon aparatlarıyla saldırıya geçtiler, cehalete bakar mısınız, neymiş “Oğuzlar, Göktürklerin önünden kaçtılar, biz niye Göktürklere bu kadar sempati duyuyoruz.”, a be cahil arkadaş, Oğuz dediğimiz boylar birliğinin evveli Dokuz Oğuzlar ve On Oklardır, yani Oğuz sözcüğünün anlamını da düşünürsek “boylardır” ve bu boylar sürekli hareket hâlinde oldukları için her yeni coğrafyada yeni birlikler oluşturup yeni adlarla anılmışlardır. Dokuz Oğuzlar ve On Oklar zaten Göktürk Devletinin neredeyse ana gövdesi olan üç koldan ikisidir, onun dışında Sir Tarduşlar, Karluklar gibi boylar vardır zaten. Göktürkler merkezinde Aşina Boyu/Sülalesinin olduğu bir devlettir, Aşina Boyu/Sülalesi kutsal olarak görüldüğü için steplerdeki Dokuz Oğuz, On Oklar/Töles,Tiele grupları döneminde her zaman Aşinalardan bir hanedanı, kağanı başlarına geçirmek istemişlerdir, boylar hâlinde hareket ve devletin merkezindeki güçsüz düşmüş hanedana, boya, boylara isyan kültürüyse Türk boylarının adeta klâsik ritüelidir. On Oklar zaten erken dönemde Batı Göktürklerinin temelini oluşturmuşlardır, Dokuz Oğuzlar da günümüz Doğu Göktürklerinin merkezindedirler, İkinci Göktürk devleti de dağıldıktan sonra Dokuz Oğuz ardılı Uygurlar(Uy-Ogur) önce Ötüken merkezli kısa süreli bir devlet kurmuş ardından Kırgızlara yenik düşmüş ve günümüzdeki Tarım Havzası’na gelmişlerdir, onlardan bir kısmı ana gövdeden kopup Batı’ya Siri Derya civarlarına yönelmiş, oradaki On Ok ardılı Türgiş ve On Ok ardılı diğer boylarla birlikte hareket edip günümüz Oğuzlarının temelini atmışlardır, doğuda kalanları da Uygurları oluşturmuşlardır, bir kısım Dokuz Oğuz boyu, Karluklar ve diğer kimi Moğol ve Kıpçak Türk boyları günümüz Özbeklerin temelini atarken Kazaklar da erken dönem Hun ardılı boyların, On Oklardan bazı boyların ve Moğol ardılı Türk ve Moğol boyların senteziyle ortaya çıkmışlardır.

Yani Göktürkler dediğiniz zaten merkezi Aşina Sülalesi/Boyundan müteşekkil bir Oğuzlar/Boylar devletidir, günümüz Oğuz Türklerinin de Göktürkleri bu anlamda tarihleri olarak görmesinde bir beis yoktur velev ki Göktürk Devleti Oğuzlarla hiçbir ilgisi bulunmayan bir devlet olsaydı da Türkler yine tarihte Türk olan akrabaları tarafından kurulan bir devletle övünmekte beis görmeyeceklerdi, niye görsünler ki ? *İslâm’ın Türk Tarihi’ne etkileri, katkıları ve Türklüğün ulusal ve kavimsel varlığındaki etkisi, Türklüğün İslâm için önemi, İslâm’ın Türklük için önemi elbette büyüktür ve fakat Türklerin İslâm öncesinde de etkin ve görkemli bir tarihleri olduğu ve insanların bunu yad edip bununla onur duymaları gayet normaldir, buna tepki ve nefret duymak olsa olsa cahillerin ve ideolojik hamasilerin işidir.
Kaynak: https://x.com/rahleited

Oğuzlar, Türk tarihinin en önemli ve belirleyici boylar topluluklarından biridir. “Oğuz” kelimesi eski Türkçede boylar birliği anlamında kullanılmıştır. Tarih sahnesine Orta Asya’da çıkan Oğuzlar, özellikle 6–8. yüzyıllar arasında hüküm süren Göktürk Kağanlığı döneminde kaynaklarda anılmaya başlanmıştır. Bu dönemden itibaren Oğuzlar, Türk siyasi ve askerî teşkilatlanmasının ana unsurlarından biri olmuştur.
Oğuzlar 24 boydan oluşan büyük bir konfederasyondu. Her boyun kendi beyi bulunur, ancak üst otorite kağana bağlı olurdu. Bu yapı, bozkır Türk devlet geleneğinin tipik bir örneğidir. Kut anlayışı, yani yönetme yetkisinin Tanrı tarafından verildiğine inanılması, Oğuz siyasi kültürünün de temelini oluşturuyordu. Kurultay geleneği, beylerin yönetime katılımı ve töreye bağlılık, onların Türklüğünün hem siyasi hem kültürel göstergeleridir.
- yüzyıldan itibaren Oğuzlar batıya doğru göç etmeye başlamış, Aral Gölü ve Siriderya çevresinden İran, Kafkasya ve Anadolu’ya kadar geniş bir alana yayılmışlardır. Bu göçler sadece nüfus hareketi değil, aynı zamanda Türk dilinin ve kültürünün taşınması anlamına gelmiştir. Oğuz boylarından Kınık koluna mensup olan Selçuklular, 11. yüzyılda Büyük Selçuklu Devleti’ni kurarak Oğuzların siyasi gücünü zirveye taşımıştır. Selçuklular, İslam dünyasında siyasi birliği büyük ölçüde sağlamış ve Anadolu’nun Türkleşme sürecini başlatmıştır.
Malazgirt Zaferi sonrasında Oğuz boylarının Anadolu’ya yerleşmesiyle birlikte Anadolu Selçuklu Devleti ortaya çıkmış, bu süreç ilerleyen yüzyıllarda Oğuzların Kayı boyuna mensup olan Osmanlılar tarafından devam ettirilmiştir. Osmanlı Devleti de Oğuz kökenli bir hanedan tarafından kurulmuş ve yaklaşık altı asır boyunca geniş bir coğrafyada hüküm sürmüştür. Bu durum, Oğuzların Türklük içindeki kurucu ve taşıyıcı rolünü açık biçimde gösterir.
Dil açısından bakıldığında, günümüzde Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi ve Türkmen Türkçesi Oğuz grubuna mensuptur. Bu da Oğuzların sadece tarihî değil, yaşayan bir Türk kimliğinin temelini oluşturduğunu ortaya koyar. Oğuz kültürü, aile yapısı, alp tipi, misafirperverlik anlayışı ve savaşçı karakteriyle Türk kimliğinin ana unsurlarını şekillendirmiştir. Dede Korkut Kitabı, Oğuzların sosyal yapısını, değerlerini ve dilini yansıtan en önemli kaynaklardan biridir.
Sonuç olarak Oğuzlar, soy, dil, töre ve devlet geleneği bakımından Türk kimliğinin merkezinde yer alır. Anadolu’nun Türkleşmesi, büyük Türk-İslam devletlerinin kurulması ve bugünkü Oğuz lehçelerinin varlığı, onların tarihî ve kültürel etkisinin açık göstergesidir. Oğuzların Türklüğü, yalnızca etnik bir aidiyet değil; tarih boyunca devam eden bir siyasi, kültürel ve dilsel sürekliliktir.
Arap Kafalı İslamcıların hepsi CIA, MI6 veya BND’nin uşaklarıdır. Kim Türk tarihine dil uzatıyorsa CIA’den, MI6’dan veya BND’den fonlanıyor.