Afrika ve Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde, cerrahi dikişler için belirli karıncalar kullanılır. Dorylus gribodoi, Afrika’da yaşayan, ordu veya lejyoner karıncalar olarak da bilinen 60 karınca türünden biridir, bu karıncalar ağırlıklı olarak Orta ve Doğu Afrika’da bulunur. Isırmaları o kadar güçlü ve kalıcıdır ki, yerliler bu böcekleri dikiş olarak kullanırlar, karıncayı vücudunun arkasından tutarlar, çenelerini yarayla aynı hizaya getirirler, sonra karınca çenelerini kullanarak ısırır. Çene, yaranın her iki tarafını bir araya getirdiğinde, karıncanın vücudu koparılır ve sadece kafa kısmı kalır. Bu yöntem, başka malzeme yoksa vahşi ortamda doğal bir dikiş olarak kullanır.

Mel Gibson un yönettiği Apocalipto adlı filmde bunu uygulamalı olarak gösterdiler.
Bu uygulamada genellikle Ordu Karıncaları (Army Ants) veya Yaprak Kesici Karıncalar (Leaf-Cutter Ants) gibi büyük ve güçlü mandibulalara (çene) sahip karınca türleri kullanılır.
İşlem adımları şöyledir:
- Yaranın Hazırlanması: Yaralanan kişinin üzerindeki derin kesik veya yara temizlenir.
- Yara Kenarlarının Birleştirilmesi: Yarayı kapatacak kişi, kesiğin iki kenarını elle sıkıca bir araya getirir.
- Karıncanın Uygulanması: Güçlü çenelere sahip bir karınca alınır ve çenelerinin birleştirilmiş yara kenarlarını tam olarak ısırması sağlanır.
- Dikiş Oluşturma: Karınca deriyi ısırdığında, çeneleri yara kenarlarını sıkıca kavrar ve kenetlenir. Bu noktada, karıncanın gövdesi hızla başından koparılır (dekapitasyon).
- Dikişin Kalması: Geriye sadece karıncanın başı ve kenetlenmiş çeneleri kalır. Bu kenetlenmiş baş, yaranın kapanmasını sağlayan bir dikiş (doğal zımba) görevi görür.
- Tekrarlama: Yaranın büyüklüğüne bağlı olarak, kesiği tamamen kapatmak için yan yana birden fazla karınca başı kullanılır.
Karınca çeneleri, yara iyileşene kadar yaranın kapalı kalmasını sağlar ve yara kendiliğinden iyileştiğinde bu doğal dikişler düşer.
Önemli Not: Bu yöntem modern tıp standartlarına uygun değildir ve steril olmaması nedeniyle yüksek enfeksiyon riski taşır. Günümüzde sadece tarihi ve antropolojik bir hayatta kalma tekniği olarak bilinmektedir.