Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik: Rehabilitasyon Hizmetleri Rehabilitasyon hizmetleri; hastalık ve kazalara bağlı olarak gelişen kalıcı bozukluklar ve sakatlıkların günlük hayatı etkilemesini engellemek ya da bu etkiyi en aza indirmek, kişinin bedensel ve ruhsal yönden başkalarına bağımlı olmadan yaşamasını sağlamak amacıyla düzenlenen sağlık hizmetleridir. Rehabilitasyon hizmetleri, yataklı veya yataksız rehabilitasyon merkezleri tarafından sağlanmaktadır. Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nde, rehabilitasyon merkezleri; organ, sinir, adale ve kemik sistemi hastalıkları ile kaza ve yaralanmalar veya cerrahi tedaviler sonucu meydana gelen arıza ve sakatlıkların tıbbi rehabilitasyonunu uygulayan yataklı kurum ve servisler olarak tanımlanmaktadır.

REHABİLİTASYON HİZMET TÜRLERİ
Tıbbi Rehabilitasyon: Bedensel kalıcı bozukluk ve sakatlıkların düzeltilmesi, yaşam kalitesinin artırılması amacıyla verilen hizmetlerdir.
Sosyal Rehabilitasyon: Sakatlığı veya özrü olan kişilerin günlük hayata aktif olarak katılması, başkalarına bağımlı olmadan yaşayabilmesi amacıyla yapılan, işe uyum sağlama, yeni iş bulma ya da öğretme çalışmalarını kapsamaktadır.
Sağlığın Geliştirilmesi Hizmetleri
Sağlığın geliştirilmesi hizmetleri, sağlıklı kişilerin sağlık durumlarını daha üst düzeye yükseltmek için verilen hizmetlerdir. Sağlığın geliştirilmesi hizmetlerinde temel sorumluluk bireylere aittir. Sağlığın geliştirilmesi; bedensel ve zihinsel sağlık durumu, yaşam kalitesi ve yaşam süresinin yükseltilmesini amaçlamaktadır. Çünkü birçok hastalığın, bireylerin yaşam tarzlarından ve alışkanlıklarından kaynaklandığı bilinmektedir. Sağlığın geliştirilmesi hizmetleri sağlık eğitiminden farklıdır. Sağlık eğitimi, halkın sağlık konusunda bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesine yönelik iken, sağlığın geliştirilmesi daha geniş kapsamlıdır, sağlık eğitimini de kapsar. Sağlık eğitimi; bireyin sağlık ve hastalık, insan vücudu ve işleyişi, hastalıktan korunma ve hastalıkla başa çıkma, sağlık sistemi ve işlevleri, sağlık sistemini kullanma ve sağlığı etkileyen sosyal, politik ve çevresel faktörler hakkında bilgilendirilmesini içermektedir. Sağlığın geliştirilmesi ise birey ve toplumun sağlık statüsünü yükseltmeye yönelik tüm faaliyetleri kapsamaktadır. Sağlığın geliştirilmesi etkinlikleri geniş kapsamlıdır ve çevreyi, ulusal ve uluslararası boyutta politik ve sosyal yapıyı değiştirmeyi hedeflemektedir. Bu görev yalnızca sağlık kurumlarının sorumluluğunda değildir; ulusal ve uluslararası bağlamda tüm özel ve kamu kuruluşlarının da bu konuda üstlenmesi gereken görevler vardır.
SAĞLIK HİZMETLERİ İŞLETMELERİNİN DİĞER BİR SINIFLAMASI
Yataksız Sağlık İşletmeleri
- Sağlık Evleri
- Sağlık Ocakları
- Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri
- Dispanserler
- Bölge Laboratuvarları
- Enterobakteri Laboratuvarları
- Özel Muayenehane ve Laboratuvarlar
- Eczaneler ve Medikal Malzeme Satan İşletmeler
- Fitness Kulübü
- Yataklı Sağlık İşletmeleri
- Sağlık Merkezleri
- Hastaneler
- Rehabilitasyon Merkezleri
Son yıllarda gelişmiş ülkelerin, sağlık hizmetleri maliyetlerini aşağıya çekmek ve kontrol altında tutmak amacıyla tedavide performansı artıran prosedürlere yönelmeye başladıkları görülmektedir. Maliyetleri azaltmada kullanılan yöntemlerden biri de ayakta tedavi hizmetlerine ağırlık vermektir. Ayakta tedavi maliyetleri, hastaneye yatan hasta maliyetlerinden önemli ölçüde daha azdır. Yeni teknolojilerin gelişimi, ayakta tedaviye imkân tanımakta veya daha az maliyetli olan evde tedavi uygulamasını teşvik etmektedir. Maliyetleri aşağıya çekmede kullanılan bir diğer yöntem de sağlık hizmeti sunan birimler arasında entegrasyona gidilmesidir. Buna bütünleşik sağlık dağıtım hizmetleri adı verilmektedir. Bütünleşik dağıtım sistemleri; hastalara yüksek kalitede bakım, daha özel hizmet, düşük risk ve maliyet sağlamak için sağlık hizmeti sağlayanlarla beraber çalışan gruptur. Bu ağ sağlık hizmeti sağlayıcılarının ihtiyacı olan nüfusu barındıran özel bir alanda kurulabilir. Bütünleşik dağıtım sistemini meydana getiren güdeleyiciler dört farklı sektörden meydana gelmektedir: hastaneler, doktor veya doktor grupları ve hastane, doktor grubu ve sigorta şirketi birleşimi. Bütünleşik ağ fikri, belirli bir nüfusun sağlık bakım hizmetlerini geliştiren bir ağdır. Eşsiz bir ilişki ile bireysel sağlık sigortası anlaşmaları ve sağlık hizmetlerinin kolaylıkla yapılabilirliğini geliştirir. Geniş bir bütünleşik ağ, kâğıt bürokrasisi ve tekrarlanan hizmetleri azaltarak maliyet etkisini artırabilmeli ve karmaşık sigorta risklerini paylaşarak azaltmayı da sağlamalıdır.
HİZMETLERİN VE SAĞLIK HİZMETLERİNİN ÖZELLİKLERİ
Sağlık kuruluşları birer hizmet işletmeleri olduklarından hizmetlerin bütün özelliklerini taşımaktadırlar. Bu nedenle sağlık hizmetlerinin özelliklerini açıklamadan önce genel olarak hizmetlerin özelliklerini açıklamak gerekir. Hizmet endüstrisi, oldukça heterojen olmasına rağmen, hizmetlerin genelde kullanılan bazı ortak özellikleri vardır.
HİZMETLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ
Hizmetlerin Tanımlanması Güçtür (Soyut Performanslardır): Bir ürün olan mal; bir araçtır, bir nesnedir. Bir hizmet ise; bir eylem, performans ve bir çabadır. Bir mal satın alındığında somut bir şeyler elde edilir, gözle görülebilir, dokunulabilir, hatta belki de koklanabilir. Bir hizmet satın alındığında ise genellikle onu gösteren bir somutluk yoktur. Kısaca bir hizmet, fiziksel hislerden yararlanılarak değerlendirilemez. Müşteri malları; fiziksel bütünlükleri, estetik görünümü, tadı ve kokusu gibi çeşitli yönlerden inceleyebilir. Hizmetler olarak tanımlanan soyutluk süreci özellikleri ise, (örneğin güvenilirlik, personelin tavrı ve cazibesi, kişisel bakım) sadece hizmetler satın alındığında ve tüketildiğinde doğrulanabilir. Bununla birlikte, hizmetlerin çoğu “performans” olmasına rağmen, somut unsurlarla da desteklenebilmektedirler.
Üretim ve Tüketim Eş Zamanlıdır: Somut bir malın, üretimi ve tüketimi iki farklı aktivitedir. İşletmeler genellikle mallarını bir merkezde üretirler ve ardından müşteri onları nereden daha çok satın almak isterse oraya naklederler. İşletmeler mallarını kendilerine uygun olan bir zamanda üretebilirler. Ardından malları müşteri için uygun olan bir zamanda elde edilebilir hâle getirirler. Sonuç olarak mallar genellikle önce üretilir, sonra satılır ve en son tüketilir. Diğer taraftan, hizmetlerin tüketimi üretiminden ayrılamaz. Üretici ve tüketici hizmetin faydası için bağlantı kurmalıdır. Hizmetler önce satılır, ardından üretilir ve eş zamanlı bir şekilde de tüketilir. Eş zamanlı üretim ve tüketimin anlamı; hizmet sunanın ve alanın genellikle üretim ve tüketim gerçekleşirken fiziksel olarak orada bulunmalarıyla ilgilidir. Hizmet müşterisi, alıcısı olduğu hizmetin üretim süresince bulunur. Örneğin hasta olmadan hekim hizmet veremez, muayene işlemini gerçekleştiremez. O an hizmet edilen müşteriden başka hizmetten yararlanacak diğer müşteriler de üretim sürecine tanık olur. Ayrıca, hizmetlerin merkezî bir biçimde, kitlesel olarak üretilmeleri zor ve çoğu kez olanaksızdır.
Standardizasyonu Sağlamak Güçtür: Hizmet endüstrisi araç gereç tabanlı değil de insan tabanlı olduğundan farklılık göstermektedir. Özellikle bazı hizmetlerde, diğerlerine göre insan unsurunun etkisi daha fazladır. İnsan tabanlı hizmetlerin çıktıları, donanım tabanlı ya da mal üretiminin çıktılarından daha az standardize ve daha az tekdüzedir. Ayrıca hizmet üretiminde sonuçta belirsizlik vardır. Deneme sadece tüketirken mümkündür. Bu özelliğin ortaya çıkarttığı bazı konular ise şunlardır: Hizmet performanslarında şahıslara, zaman ve zemine göre büyük dalgalanma ve değişiklikler görülebilir. Hizmetler standartlaştırılamazlar. Bu nedenle kalite kontrol faaliyetleri alanında büyük zorluklarla karşılaşılır.
Hizmetler Dayanıklı Değildirler: Hizmetlerin pek çoğunun yararı kısa sürelidir. Önceden çok sayıda üretilemezler ve depolanamazlar. Dolayısıyla hizmet alıcıya sunulduğunda hemen kullanılmalıdır. Ayrıca hizmetler birer “performans” olarak nitelendirilebildikleri için envantere getirilemezler. Yani belirli bir zaman diliminde kullanılamayan hizmet kapasitesi, bir daha geri gelmeyecek olan o zaman dilimi için değerlendirilememiştir. İşte hizmetler bu özelliklerinden dolayı aşağıda belirtilen bazı konuları gündeme getirmektedirler: Hizmetler envantere sokulup stoklanamazlar. Hizmetler stoklanamadığı için birçok hizmet işletmesi, talep ve arzı dengeleme hususunda büyük problemlerle karşılaşırlar.
Mülkiyet Devri Söz Konusu Değildir: Hizmeti kullanan sadece belli bir süre için kullanım hakkına sahip olur. Mülkiyet devri söz konusu değildir. Örneğin muayene için doktora giden hasta doktoru satın almaz, sadece muayene hizmeti için hekim muayene süresini ve hizmetini alır. Endüstriyel mallarda ise malın satışı ile birlikte mülkiyeti de müşteriye geçer.
SAĞLIK HİZMETLERİNİ DİĞER HİZMETLERDEN AYIRAN ÖZELLİKLER
Sağlık bakımı, genellikle tüm hizmetler içinde en soyut olanıdır: Ürünü satın almadan önce deneme olanağı yoktur ve tüketici hizmeti tükettikten sonra bile genellikle ürünü değerlendiremez. Örneğin ameliyat olan bir hasta tüm prosedürün, yüksek kalitede yerine getirilip getirilmediğini değerlendiremeyebilir. Tüketici bilgi eksikliğinden dolayı bu değerlendirmeyi yapmakta zorlanır. Bu zorluk ise direkt olarak müşteri memnuniyetini etkiler.
Sağlık hizmetleri tüketiminde, hastanın hizmeti kullanmadan deneme imkânı yoktur: Hasta hizmeti almadan önce deneme ya da test etme imkânı yoktur. Bu sebeple, hasta-doktor ilişkisi tamamıyla “güven” unsuru içinde kurulmuştur. Bu güven duygusu, tıp mesleği normları ile de uyum içindedir. Tıp mesleğinde kâr maddi olarak değil, kişinin sosyal sorumluluklarını yerine getirmesi, mesleğinde başarılı performansı, bilime ve tıp mesleğine katkıları, yayınları gibi değişkenlerle ölçülmektedir. “Bir doktorun mesleği ile bir hastanın hayatının bedeli yoktur.” sözü bunu açıklamaktadır. Bu nedenle doktorlar, hastane yöneticileri ve diğer sağlık personeli, “pazarlama” sözcüğünü kendilerine çok yakın hissetmektedirler.
Sağlık sektörü çok farklı alanlarda uzman, yarı uzman ve uzman olmayan kişilerin çalıştırıldığı bir sektördür: Sağlık hizmetlerinin ekip hizmeti olması nedeniyle farklı alanlarda kişilerin zamanında ve ihtiyaca yönelik olarak koordinasyonunu özel bilgi ve beceri gerektirmektedir. Profesyonel kişiler temel olarak mesleki hedefler üzerinde odaklaşmaktadırlar; görevlerini mesleğin etik kuralları çerçevesinde yerine getirmektedirler. Profesyonel kişiler için mesleki amaçlar, kurumsal amaçların önündedir. Bir hekimin temel amacı, maliyeti ne olursa olsun hastanın en iyi biçimde tedavi edilmesidir. Sağlık kurumları yöneticisinin temel amacı da, örgütsel performansın sağlanması yani kalite ve verimlilik hedeflerinin eş anlı gerçekleştirilmesidir. Sağlık kurumları yönetiminin, kalite ve verimliliğin yükseltilmesine yönelik aldığı önlemler ve koydukları kurallar, profesyonel kişilerle yönetim arasında çatışmanın ortaya çıkmasına yol açmaktadır
Sağlık hizmetleri sunumu yüksek maliyet gerektirir: Sağlık hizmetleri sektöründe gerek bilimsel tıbbın uygun gördüğü koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici sağlık hizmetleri, hizmetin sunumunda kullanılan sağlık hizmetleri yöneticisi, hekim, hemşire, ebe, teknik personel vb. profesyonel insan kaynakları gerek bina, araç gereç ve tıbbi malzeme son derece yüksek maliyetli olup kıt kaynaklardır.
Sağlık piyasalarında eksik rekabet şartları hâkimdir: Tam rekabet piyasasının özellikleri sağlık sektöründe gerçekleşmemektedir. Tam rekabet piyasalarında; fiyatı tek başına etkilemesi mümkün olmayacak çok sayıda satıcı ve alıcısı vardır. Alıcı ve satıcılar fiyat monopolleri oluşturmayacak biçimde birbirinden bağımsız hareket ederler. Piyasada olmayan diğer alıcı ve satıcıların da piyasaya girmeleri serbesttir. Alıcı ve satıcılar piyasa hakkında tam bir bilgi sahibidir. Her mal birimi, aynı nitelikleri taşır yani mallar homojendir. Sağlık piyasasında yukarıda belirtilen tam rekabet şartları mevcut değildir aksine eksik rekabet şartları mevcuttur. Eksik rekabetin oluşmasında birçok etken bulunmaktadır: Arz ve talep arasında eşitsizlik vardır. Sağlık piyasalarında arz miktarı sınırlıdır ve sağlık hizmetlerini arz edenler kendi aralarında monopoller oluşturabilirler. Bu nedenle birçok ülkede hükümet kontrolleri ile monopolleşme kırılmaya veya azaltılmaya çalışılmaktadır. Sağlık kuruluşları için arz durağandır. Arz ve talep arasında az miktarda ilişki vardır. Kişilerin eğitim ve gelir düzeyleri, sağlık kurumlarının yaşanılan çevrede bulunma sıklığı sağlık hizmetlerine olan talebi artırmaktadır. Ancak bu hizmet türünün talebi diğer mallarda olduğu gibi düzenli değildir. Sağlık hizmetleri arzının belirlenmesinde ise kamu otoriteleri etkili olmaktadır. Fiyat sağlık hizmetleri piyasasında dengeleme görevini yapmamaktadır. Ayrıca bazı sağlık hizmetleri, maliyet etkin olarak nitelendirilen hizmetler olup gelir seviyesi düşük kişilerin sağlığında iyileşmeler yapar. Bu tip hizmetlerin kamu tarafından finansmanı ya da doğrudan verilmesi gerekmektedir
Sağlık sektörü diğer sektörlere oranla çok hızlı değişip gelişen bir sektördür: Sektörlerin değişim ve gelişim sürecine bakıldığında sağlık sektörü diğer pek çok sektörden hızlı gelişmekte, gelişen diğer sektörlerden hızlı ve yoğun bir biçimde de etkilenmektedir.
Sağlık hizmetleri sektöründe çok fazla sektörle iş birliği de gerekmektedir: Koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak tedavi edici sağlık hizmetlerinin yönetimi topluma yönelik ve sektörler arası iş birliği gerektiren bir dizi yönetsel faaliyet gerektirir. İkinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin verildiği hastanelerde ise otelcilik hizmetlerinin yanı sıra poliklinik, laboratuvar, röntgen, ameliyathane hizmetleri gibi geniş bir yelpazede yönetim gerekliliği sağlık yönetimini karmaşık bir hâle getirmektedir.
Sağlık hizmetlerinin bireye sağladığı yarar dışında topluma sağladığı yarar da açıktır (Dışsal faktörler mevcuttur): Dışsal bir faktör kişinin ya da firmanın diğeri üzerinde ek maliyetler getirir ya da mevcut faydalarını artırır. Dışsal fayda olarak bilinen bu olumlu etki ile hizmetin yerine getirilmemesi durumunda birey zarar görür, toplumsal maliyet artar ve dış kayıpların da dikkate alınması gerekmektedir. Ekonomik olarak tedavi ihtiyacını karşılayamayacak durumda olan kişilerin bulaşıcı hastalığa yakalanması toplumun diğer fertleri açısından da bir tehlike meydana getirir. Bir ülkede sağlık hizmetlerinin iyi bir şekilde sunulması ve enfeksiyonların görülmemesi, turizm sektörü için önemli bir avantaj sağlar. Çünkü sağlık problemlerinin yaşandığı ülkelere turist gelmez. Sağlık hizmetlerinin bu özelliğinden dolayı devletin bu pazara müdahalesi gerekir. Sağlık sektörünü tamamen pazar koşullarına bırakmak, çoğu kişinin sağlık hizmetine ulaşamamasına sebep olur. Sağlık hizmeti ya da malının ikamesi olmadığından hasta mutlaka bu hizmete ulaşmak isteyecektir. Ayrıca pazar koşullarının yasal düzenlemelerle de belirlenmesi gerekmektedir
Sağlık hizmetine olan talepte belirginlik yoktur: Kişilerin sağlık hizmetine ne zaman ve ne şekilde ihtiyaç duyacağı önceden bilinemez. Daha açık bir anlatımla bireyler ne zaman hasta olacaklarını önceden bilemezler. Aynı zamanda hekim, hastaya uyguladığı tedavinin sonuçlarını da tam olarak öngöremez. Dolayısıyla hasta, aldığı sağlık hizmetine karşılık ödediği fiyatın, değerini bulup bulmadığı konusunda bir değerleme yapma olanağından yoksundur.
Sağlık sektöründe insana verilen hizmetler aşırı derecede bireyselleştirmeyi gerekli kılar: Kişisel sağlık hizmetleri, kitle hâlinde üretilip satılmadığı için her birey için özel olarak tasarlanmak zorundadır. Aynı hastalık farklı bünyelerde farklı şekilde seyreder. Doğal olarak hastalığın şartları da standardize edilemez.
Sağlık hizmetleri çok farklı düzeyde sağlık birimlerince verilmektedir: Sağlık hizmetleri, çok büyük akademik sağlık merkezlerinde verilebileceği gibi tek hizmet veren küçük sağlık birimlerinde de verilebilir. Çok çeşitli organizasyonları kapsayan bu çoğulcu nitelik, bu organizasyonların yönetiminde diğer uzmanlık alanlarında benzeri görülmeyen bir çeşitlilik gerektirir.
Sağlık hizmetleri sunumunda garanti söz konusu değildir: Hastanın alacağı hizmetten memnun ve iyileşmiş olarak ayrılması için garanti verilemez. Basit bir enjeksiyon sonucu hasta yaşamını yitirebilir veya sakat kalabilir.
Sağlık hizmetleri başka mal ve hizmetlerle ikame edilemez: Bazı mal ve hizmetler birbirinin yerini tutabilir, tüketiciye aşağı yukarı aynı tatmin duygusunu vererek talebini karşılayabilir. Örneğin çay içmek isteyen bir kişi susuzluğunu meyve suyu veya başka içeceklerle (ıhlamur, limonata vb.) giderebilir. Ancak sağlık hizmetlerinde bu ihtiyacı karşılayacak ikame mal ve hizmetler bulunmamaktadır. Tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyan bir hastayı, başka bir hizmet vererek iyileştirmek mümkün olmamaktadır.
Acil karakter taşıyan sağlık hizmetlerinin ertelenmesi mümkün değildir: Rutin check-up hizmetleri dışında çoğu sağlık hizmeti, erken teşhis ve tedavinin önemi gereği, ihtiyaç ortaya çıkar çıkmaz karşılanmak zorundadır. Özellikle acil tedavi gerektiren vakaların tedavisi ertelenemez. Hastaneye gelen hastanın tedavi talebinin acillik göstermesi ve reddedilemez nitelikte oluşu, gerek donanım gerekse personel açısından hastanenin her zaman kullanıma hazır tutulmasını gerektirir. Bu nedenle hastanede tam kapasite çalışamayan ve zarar eden servisler veya birimler kapatılamamaktadır. Bu ise fazla sayıda personel istihdamına yol açmaktadır.
Hastaneler talep değişikliklerine kısa dönemde ayak uyduramaz ve buna bağlı olarak kapasite artırımına ve azaltılmasına kısa sürede gidemezler: Sağlık hizmetleri arzını kısa sürede artırmak mümkün değildir. Sağlık personelinin yetişmesi uzun zaman almakta ve hastane yatırımları yüksek sermaye gerektirmektedir.
Hizmet işletmeleri emek yoğun işletmeler olmakla birlikte, sağlık kurumları sermaye yoğun işletmelerdir: Tıp bilimlerindeki ve tıbbi teknolojideki gelişmeler ve sağlık talebini karşılayabilmek için belli düzeyde tutulmak zorunda olunan kapasite büyük yatırımlar gerektirmektedir.
Sağlık hizmetlerinde homojenlik sağlanamaz, çıktının tanımlanması ve ölçümü güçtür: Her bireyin sağlık ihtiyacının farklı şekilde ortaya çıkmasının yanı sıra sağlık hizmetleri arz eden hekimlerin bilgi, beceri ve uygulama farklılıkları da söz konusudur. Ayrıca koruyucu ve tedavi edici hizmetlerin sonuçlarını görmek ve değerlendirmek mümkün değildir.
Sağlık kuruluşlarında işlevsel bağımlılık çok yüksektir: İşlevsel bağımlılık bir kişi ya da birimin iş yapabilmesi için bir başka kişi ya da birimin hizmetlerine ihtiyaç duyması anlamına gelmektedir. Bu nedenle farklı meslek gruplarının faaliyetleri arasında yüksek düzeyde eş güdüm gereklidir.
Hizmet miktarını ve sağlık harcamalarının önemli bir bölümünü belirleyen hekimlerin faaliyetleri üzerinde tam etkili olan yönetsel ve kurumsal denetim mekanizması kurulmamıştır: Sağlık kurumlarında yer alan bölümlerin büyük bir çoğunluğu üretimlerini hekimin iş talebine (order) göre gerçekleştirir. Örneğin röntgen teknisyeni hekim istemeden bir film çekemez veya laboratuvar teknisyeni tahlil yapamaz.
Hastaneler başta olmak üzere tüm sağlık kurumlarında ikili otorite hattı bulunmaktadır: Bu durum koordinasyon, denetim ve çatışma sorunlarına yol açmaktadır. Meslekleşme düzeyinin yüksek oluşu nedeniyle sağlık kurumlarında profesyonellerin önemli derecede özerkliği bulunmaktadır.
Sağlık hizmetlerinde yapılan işlemler hata ve belirsizliklere karşı duyarlıdır ve tolerans götürmez: Üretilen hizmetler insan hayatı ile ilgilidir. Sağlık personelinin eylem ve kararları hastanın hayatını doğrudan etkilemektedir. Yapılacak hatalar hastanın hayatına mal olabilir