Tarihçiler arasında sıklıkla tartışılan ve yanıtı hiçbir zaman tek bir kelimeye indirgenemeyecek bir soru bu: ABD olmasaydı Müttefikler II. Dünya Savaşı’nı kazanabilir miydi?
Gerçeği söylemek gerekirse, ABD’nin savaşa katılımı olmasaydı Müttefiklerin nihai zafer şansı çok ama çok düşüktü. Hatta savaşın bambaşka, çok daha karanlık bir yöne sapması neredeyse kaçınılmazdı.
Sovyet Birliğinin don lastiğine kadar hepsini ABD karşılıyordu. Hem Avrupa’ya hem de Sovyetlere yardım ediyorlardı. Ayrıca Amerikalılar Japonlar ile de savaşıyordu.

ABD’nin etkisi, sadece cepheye asker göndermekten ibaret değildi; savaşın seyrini üç kritik alanda değiştiren bir “yedek depo” ve “endüstriyel dev” rolü üstlendi:
1. Kızıl Ordu’nun Arkasındaki Yaşam Hattı
Savaşın kaderi büyük ölçüde Doğu Cephesi’nde, Sovyetler Birliği ile Almanya arasındaki yıkıcı çatışmada belirlendi. Alman ordularını durduran ve nihayetinde geriye püskürten Kızıl Ordu olsa da, bunu ABD’nin muazzam lojistik desteği olmadan yapmaları mümkün olmazdı.
- Ödünç Verme ve Kiralama (Lend-Lease) Yasası: ABD, savaşa girmeden önce bile İngiltere ve özellikle Sovyetler Birliği’ne devasa miktarda malzeme gönderdi.
- Kritik İkmal: Sovyet ordusu, ABD’den gelen on binlerce kamyon (ki bu, askerlerin ve malzemelerin hızlı hareket etmesi için hayatiydi), lokomotifler, vagonlar, telsiz ekipmanları, alüminyum (uçak yapımı için) ve yüksek kalorili gıda konserveleri olmadan Doğu Cephesi’nde lojistik olarak ayakta kalamazdı. SSCB’nin en zor zamanlarında bu tedarikler, ordunun çökmesini engelledi.
2. Atlantik’in ve İngiltere’nin Kurtarılması
1940-1941 yılları arasında İngiltere, tek başına kalmış ve Alman denizaltılarının (U-boot) hedefi haline gelmişti. ABD’nin devreye girmemesi durumunda:
- Alman denizaltıları, İngiltere’ye giden hayati ikmal hatlarını tamamen kesebilir, adayı teslim olmaya zorlayabilirdi.
- ABD Donanması’nın katılımı ve yeni teknolojiler, Alman denizaltı tehdidini yavaş yavaş etkisiz hale getirerek İngiltere’nin savaşa devam etmesini sağladı.
3. Pasifik Cephesinin Tek Yükü
ABD olmasaydı, Japon İmparatorluğu Pasifik’te durdurulamazdı. İngiltere’nin veya Sovyetler Birliği’nin Japonya’ya karşı bu ölçekte bir cephe açma ve sürdürme gücü yoktu. Japonya’nın tüm Asya’yı kontrol etmesi, Mihver ittifakının küresel gücünü inanılmaz derecede artırırdı.
Sonuç olarak, ABD savaş alanlarına taze askerî güç ve moral getirdi, ancak asıl ve en büyük katkısı, Müttefiklerin savaş makinesini besleyen, bitmeyen ekonomik ve endüstriyel gücü oldu. ABD olmasaydı, İngiltere ve Sovyetler ya çok daha erken tükenir ya da Almanya ile Japonya lehine çok daha kötü şartlarda bir barış yapmak zorunda kalırlardı.
Bu nedenle, ABD’nin katılımı kesinlikle belirleyici bir faktördür.