ABD’nin İran’la derdi “demokrasi”, “özgürlük”, “insan hakları” falan değil. Bunlar vitrin süsü. Asıl mesele güç, kontrol ve İsrail’in güvenliği. Nokta. İran, Orta Doğu’da ABD-İsrail hattına biat etmeyen nadir ülkelerden biri. Kendi askeri kapasitesi var, bölgesel etkisi var, vekil güçleri var. ABD’nin sinirini bozan tam olarak bu: Kontrol edemediği bir aktör. ABD İran’a kafayı taktı. İran’da en başta Kürtler büyük protestolara katılıyor. Her zaman olduğu gibi Kürtler bulundukları ülkede isyan bayrağını çekiyor. Kürtler İran’dan toprak almak isteyecek. ABD ise İsrail’in çıkarları için İran’ı işgal edecek. İsrail ise Orta Doğu’da kendine müttefik yaratmak için Kürdistan’ın kurulmasını destekleyecek.

Türkler ne yapmalı? İran’da 20 milyon civarı Türk var. Bu Türkler şu an Türkiye’nin emirlerini beklemektedir. İran devleti Türklere uzun yıllardır baskı ve zulüm politikası uygulamaktadır. Türkler asırlarca İran’ı yönetmesine rağmen Pers kültürüne ve Pers diline saygı gösterdi. Pers kültürünü yaydı. Ancak Persler (Acemler) İktidarı ele alır almaz ilk işleri Türkleri yönetimden uzaklaştırmak ve Türkçeyi yasaklamak oldu. İran’da okullarda Kürtçe dersi verilirken Türkçe dersi verilmemektedir.

Kimsenin toprağında gözümüz yok romantizmi ile bir yere varılmaz. Eğer ABD ve İran arasında bir savaş patlak verecekse Türkiye İran’da soydaşlarını kurtarmak için bu savaşa dahil olmalıdır. Aksi halde 2-3 milyonluk Kürt nüfus İran’da Kürdistan’ı kurar ve Türkiye’de sadece bakmakla yetinir.
ABD neden saldırmak istiyor? İsrail’in çıkarları için. Detaylandırmak gerekirse İran oyunu bozuyor. Lübnan’da Hizbullah, Suriye’de etkinlik, Irak’ta milisler, Yemen’de Husiler… Hepsi İran’la bağlantılı. İsrail açısından bu tablo “çevrelenmişlik” demek. ABD de İsrail’in güvenliğini kendi ulusal çıkarı gibi görüyor. O yüzden ne zaman İsrail sıkışsa, Washington’dan “İran tehdidi” söylemi yükseliyor. Yani evet, acı ama gerçek: ABD İran’a saldıracaksa, bu büyük ölçüde İsrail’in çıkarları için olur. Kendi askeri kaybını minimize eder, başkalarının toprağında savaşır, faturayı bölgeye keser.
Gelelim işin daha kirli tarafına. Her büyük kaosta aynı senaryo devreye sokuluyor: etnik fay hatları. Irak’ta oldu, Suriye’de oldu, şimdi yine olur. İran karışırsa bölgede yeni “bağımsızlık”, “özerklik”, “federasyon” masalları servis edilir. Kürt meselesi de burada yine araçsallaştırılır. Kürtler her ülkede piyon olarka kullanılıyor. İnsanların gerçek sorunları, güvenliği, refahı kimsenin umurunda olmaz; büyük güçler için önemli olan harita üzerinde oynanabilir alanlar yaratmaktır. Dün kullandıklarını bugün satarlar, bugün parlatılanı yarın yüzüstü bırakırlar. Irak’ta olanlar ortada. Suriye’de yaşananlar ortada. Hafızası olan herkes bunu görür.
En sinir bozucu olan ne biliyor musun? Bütün bu olanlar olurken, “özgürlük getiriyoruz” diye konuşmaları. Yıkılan şehirler, milyonlarca mülteci, parçalanan toplumlar kimsenin hesabında yok. ABD düğmeye basar, İsrail rahatlar, bedeli bölge halkı öder. Sonra da çıkıp “istikrar bozuldu” diye yine bölgeyi suçlarlar.
Madem İran işgal edilip yıkılacak o zaman neden İran’daki Türklerin çıkarını savunmayalım?