AKP iktidarı döneminde bir Osmanlı furyası aldı başını gitti. Gencinden yaşlısına herkes de bu tartışmaların içinde. Herkes kafasında bir Osmanlı yaratmış onu anlatıyor. Ancak burada dikkat çekilmesi gereken bir nokta var ki o da hükümet tarafından çektirilen ısmarlama dizilerin gerçek tarihi yansıtmadığıdır. Daha İslamiyet hakkında bilgi sahibi olmayan kayı boyunun İslamcı olarak gösterilmesi ve ağızlarından Arapça sözcüklerin eksik olmaması tarihi gerçeklerle örtüşmemektedir.

Payitaht Abdülhamid dizisinde kadınların hepsi kapalı. Gerçekte öyle miydi? Osmanlı Hanedan üyeleri türban takar mıydı? Saçını örter miydi?
Kadınlar ev içinde sürekli ve sıkı bir şekilde kapalı (türbanlı) gezmezlerdi. Saçlarını tamamen kapatmak yerine, şalvar, gömlek ve entari (üçetek veya dörtetek) gibi geleneksel kıyafetler giyerlerdi. Başlarını ise bazen hafif, süslü örtüler, yemeniler, hotozlar veya tepelikler ile kapatıp süslerlerdi. Bu örtüler, bugünkü anlamda sıkı bir türban veya başörtüsü (çarşafın baş kısmı) değildi. Batı Etkisi: Abdülhamid dönemine gelindiğinde, sarayda ve İstanbul’un seçkin çevrelerinde Batı modasının etkisiyle kıyafetler değişmeye başlamış; vücuda daha oturan etek-ceket takımları ve bluzlar görülmeye başlanmıştı.
Payitaht dizisinde kadınların boğazına kadar kapanması, Abdülhamid’in her gün dışarılara çıkmasının tarihi gerçeklerle alakası yoktur. Sultan Abdülhamid Han zaten kendisine darbe yapılacak endişesi ile sarayından çıkmamış biridir. Ancak dizide her gün bir yerlere gitmekte hatta silahlı çatışmaya bile girmektedir. İngiliz Elçiyi tokatlaması ise işin en komik tarafıdır. Böyle tarih anlatılmaz. Yalan tarihle bir yere varılmaz.
Tarihi çarpıtanlar sadece AKP’ye yakın olan kişiler mi? Hayır. CHP’ye yakın olan isimler de çarpıtıyor. Kısaca Türkiye’de bu siyasi tartışmalar bitmez. Çünkü herkes yalan söylüyor.