Eski adıyla Amerika Birleşik Devletleri Savunma bakanlığı olarak olarak bilinen ABD Savaş Bakanlığının başındaki kişi Pete Hegseth azılı bir ırkçı ve radikal Hristiyan çıktı. Böylece Papanın Türkiye’ye neden geldiği ve Amerika’nın Türkiye’de neden kilise açılışında ısrarcı olduğu da görülmüş oldu.
Papanın lakabının Amerikan Papa olması ve tarihte haçlı seferlerine karar verilen tarihte İznik’e gelmesi ve burada konsülü toplaması ayin yapması ve baba oğul kutsal ruhun tanımının yapıldığı tarihten aynı günde 1700 yıl sonra aynı yerde İznik’te yani onlara göre nikeada bunların olması, sular altında kalan Roma kalıntılarının sözde konsül ayin yaptığı 1700 yıllık tarihi kilise olarak kabul ettirilmeye çalışılıp bundan bir yıl önce UNESCO mirası tarafından koruma altına alınması ve bu 1 yıl süre içinde buranın ziyareti açılması için hızla çalışmaların başlatılması tesadüf mü? Sorarım size?
Savaş Bakanı Pete Hegseth vücudundaki dövmelerle dikkat çekiyor. Vücudunda şiddeti, ırkçılığı ve radikal Hristiyanlığı temsil eden pek çok dövme var. Ayrıca vücuduna Arapça “Kâfir” de yazdırdı. Çünkü kendisi gerçek bir Hristiyan olarak görüyor ve Müslümanlara göz dağı veriyor. “Ben Kafirim ve Sizden Üstünüm” mesajı veriyor.
ABD’de Radikal Hristiyanlıkla artıyor.

“Deus Vult,” Latince bir ifadedir ve kelime anlamı olarak “Tanrı istiyor” anlamına gelir.
Bu ifade, 1095 yılında Papa II. Urbanus’un, Hristiyan hacıların Kudüs’e güvenli geçişini sağlamak ve Kutsal Toprakları ele geçiren Müslüman güçlere karşı savaşmak amacıyla başlattığı Birinci Haçlı Seferi’nin (1096-1099) temel savaş çığlığı ve parolası olarak tarihe geçmiştir. Bu slogan, askerlerin eylemlerinin sadece siyasi veya kişisel değil, bizzat ilahi bir amaç taşıdığına olan inancı temsil ediyordu.
Modern Irkçı Hareketler İçin Önemi
“Deus Vult” ifadesi, uzun yıllar tarihi bir terim olarak kaldıktan sonra, özellikle 2010’lu yılların ortalarından itibaren internet ortamında ve sosyal medyada örgütlenen aşırı sağcı, beyaz üstünlükçüsü ve ırkçı (alt-right) gruplar tarafından popüler bir slogan olarak canlandırılmıştır.
Bu gruplar için bu sloganın anlamı şunları içerir:
- Miras ve Üstünlük: Tarihi Hristiyan kimliğini ve Batı Avrupa medeniyetinin üstünlüğünü simgeler. Modern ırkçılar, kendilerini, Haçlı Seferleri dönemindeki Hristiyan savaşçıların manevi mirasçıları olarak görürler.
- Kültür Savaşı İlanı: Slogan, günümüzde yaşanan siyasi ve kültürel çatışmaları, bir “Haçlı Seferi” veya “Kültür Savaşı” olarak algıladıklarını ifade eder. Bu, kendilerine göre, Avrupa’nın “işgalini” durdurmak için atılması gereken şiddet içeren veya militarist adımlara ilahi bir gerekçe bulma arayışıdır.
- Düşmanı Belirleme: Sloganın canlanması, genellikle göçmen karşıtı söylemlerle ve özellikle Türk karşıtlığıyla (Türkofobi) paralel ilerler. “Düşman” olarak algılanan Türklere veya Müslümanlar karşı bir nefret ve dışlama çağrısıdır.
“Deus Vult” sloganı, tarihsel ve ideolojik bağlamı nedeniyle modern Türk düşmanlığı ve İslam karşıtlığı ile doğrudan ilişkilidir.
- Tarihi Çatışma Noktası: Haçlı Seferleri sırasında Hristiyan ordularının doğrudan karşı karşıya geldiği ana güçler, Anadolu Selçukluları başta olmak üzere Türk-Müslüman beyliklerdi. Bu tarihi çekişme, Batı ve Doğu arasındaki dinsel, kültürel ve askeri çatışmanın en bilinen örneğidir.
- Ebedi Düşman Algısı: Aşırı sağcı ideolojiler, tarihi olayları basitleştirerek ve mistikleştirerek “Türk” veya “Müslüman” kimliğini, Batı medeniyetinin varoluşsal, ebedi düşmanı olarak kodlar. Haçlı ruhunu çağrıştıran “Deus Vult,” bu ebedi düşmana karşı durma gerekliliğini vurgular.
- İstila Tezi: Günümüzdeki aşırı sağcılar, Türkiye’den veya Orta Doğu’dan Avrupa’ya yönelik göçü, tarihsel Haçlı Seferleri dönemindeki çatışmaya paralel olarak, “Avrupa’nın yeni bir istilası” olarak tanımlar. “Deus Vult” bu durumda, 11. yüzyılda Kutsal Toprakları geri alma çağrısıyken, günümüzde “Avrupa’yı geri alma” çağrısı haline gelmiştir. Özellikle İstanbul’un Fethi (1453) ve Osmanlı’nın Viyana kuşatmaları gibi tarihi olaylar, bu ideolojik anlatıyı pekiştiren semboller olarak kullanılır.
Dolayısıyla, bu slogan, basit bir tarihi referanstan ziyade, aşırı sağcılar ve ırkçılar için Türk ve Müslüman karşıtlığını tarihsel ve ilahi bir misyonla meşrulaştırmaya çalışan güçlü bir ideolojik semboldür.
Pete Hegseth kim?
- Hegseth, 6 Haziran 1980 doğumlu, eski asker, televizyon yorumcusu ve yazar.
- Princeton Üniversitesi mezunu — siyaset bilimi okumuş.
- Mezuniyetinin ardından ABD Ulusal Muhafız Ordusu’nda (Army National Guard) infanteri subayı olarak göreve başlamış. Irak ve Afganistan’da fiilen görev yapmış; Guantanamo gibi noktalarda görev aldığı, bir dizi madalya ve askerî nişan aldığı biliniyor.
- Askerlik ve savaş deneyimleri, ardından medya — örneğin eski bir televizyon yorumcusu/analisti olarak tanınıyordu.
Yani Hegseth hem sivil hem asker geçmişine sahip; bu yönüyle hem savaş deneyimi hem siyasi/medya geçmişi olan bir figür.
Hegseth’in Savunma Bakanı adaylığı ve onay süreci
- 2024 başlarında, Donald Trump başkanlığındaki yönetim, Hegseth’i Savunma Bakanlığı için aday gösterdi.
- Bu adaylık, hem Cumhuriyetçi Parti içinde hem kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Çünkü Hegseth’in geçmişi — askerî deneyimi olsa da — “böylesine büyük bir kurum (Pentagon) yönetmeye” yeterli mi sorusunu gündeme getirdi.
- Öne çıkan itirazlar arasında Hegseth’in içki alışkanlıkları, “kadınlara yönelik saldırgan davranış” iddiaları ve özel yaşamına dair çeşitli suçlamalar vardı.
- Tüm bu tartışmalara rağmen, 25 Ocak 2025’te ABD Senatosu’nda yapılan oylamada Hegseth’in adaylığı onaylandı. Oylama 50-50 berabere kaldı ve oyu kıran kişi, oy verme hakkına sahip olan başkan yardımcısı JD Vance oldu — bu, ABD tarihinde kabine onaylarında az rastlanan bir eşitlik kırma usulü idi.
- Böylece Hegseth, resmen ABD Savunma Bakanı (Defense Secretary) görevine geçmiş oldu.
Neden Hegseth seçildi / desteklendi?
Hegseth’in adaylığı ve kabineye girmesinde birkaç önemli etken vardı:
- Trump yönetiminin “yenilik”, “savaşçı ruh”, “askerî disiplin” vurgusu. Hegseth, geçmişte savaşmış, ulusal muhafızda görev yapmış, “tozlu botlu asker” kimliğiyle bu vizyona uygun bulundu.
- Geleneksel askerî elit yerine — medya geçmişi ve sivil arka planıyla — “farklı tip” bir bakan atamak isteği. Bazıları bunu “sistem dışı”, “yeni kan” arayışı olarak değerlendiriyor.
- Senato’daki dengeler ve partiler arası pazarlıklar: Cumhuriyetçi çoğunluk ve Başkan yardımcısının tie-break (eşitlik bozma) oyu Hegseth’in onay almasını sağladı.
Çokta uzağa gitmeye gerek yok Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da, Yemen’de, Lübnan’da, Filistin’de, Libya’da, Sudan’da, Somali’de, Bosna’da, Kosova’da, Karabağ’da, Çeçenistan’da milyonlarca Müslümanı katleden Hristiyan terörizmidir. 100 yıl önce Anadolu’yu kan gölüne çeviren Hristiyan terörizmidir. ABD ve Avrupa’da Hristiyan teokrasi gericiliği var. Radikal dincilik hatta Radikal mezhepçilik çok tehlikelidir. Çözüm Türkiye başta olmak üzere Müslüman/İslam dünyasının akla, ilime, bilime ve teknolojiye yönelmesidir.