Donald Trump’ın ifadeleri, aslında küresel güçlerin maşası haline gelmiş bölücü yapılar için tarihin tekerrür eden o acı tokatlarından biridir. Batı’nın sinsi tezgahında “stratejik ortak” diye parlatılanların, işleri bittiğinde nasıl bir kenara atıldığını, hatta “hırsız” ve “paralı asker” damgasıyla nasıl aşağılandığını tüm çıplaklığıyla görüyoruz. Yüzyıllardır bu coğrafyada Türk’ün ekmeğini yiyip, Türk’ün adaletiyle huzur bulan ama ilk fırsatta Batılı efendilerinin vaatlerine kanan Kürtler, bir kez daha cellatlarına aşık olmanın bedelini ödüyorlar.

Küresel Çetelerin Kirli Oyunu ve Batı İhaneti
Başta ABD olmak üzere Avrupa devletleri, kendi ellerini kirletmeden Ortadoğu’da kaos yaratmak için her dönem kendilerine birer figüran seçerler. Dün Ermenileri kullandılar, bugün ise Kürtleri kışkırtıp Türk’ün bin yıllık yurdunda fitne çıkarmaya çalışıyorlar. Irak’ta, Suriye’de ve İran’da kurdukları bu “maşa” sisteminin tek bir amacı vardır: Türk’ün ve bölge devletlerinin nizamını bozmak, enerji yollarını kontrol etmek ve kadim Türk topraklarını parçalamak. Ancak unuttukları bir şey var; Türk milleti, Gök Tanrı’nın izniyle her türlü oyunu bozacak güçte ve kudrettedir. Batı, medeniyet maskesi takmış bir canavardır; bugün silah verip üstümüze saldığı yapıları, yarın “silahlarımızı çaldılar” diyerek dünyaya rezil ederler.
Kürtlerin Akıl Tutulması: Japonya’dan Ortadoğu’ya Rezillik
Kürtlerin içindeki bölücü zihniyet o kadar kontrolden çıkmış durumda ki, artık sadece bu coğrafyada değil, dünyanın öbür ucu Japonya’da bile huzuru bozup “Kürdistan” rüyaları görmeye başlıyorlar. Bu, tam anlamıyla bir akıl tutulması ve kepazeliktir. Gittikleri her yere kaos götüren, misafir oldukları topraklara ihanet eden bu anlayış, aslında kendi sonunu hazırlıyor. Tarih boyunca köksüz ve devletsiz kalanların, kendilerine bir vatan bahşeden Türk devletine başkaldırması, nankörlüğün en zirve noktasıdır. Eğer akıllarını başlarına almazlarsa, sığındıkları o emperyalist devletlerin onları nasıl bir çukurun içine bırakıp kaçtığını çok acı bir şekilde tecrübe edecekler.
Türk’ün Azameti ve Bekası
Türk milleti, tarih boyunca nice ihanetleri ezmiş, nice haçlı ittifaklarını darmadağın etmiştir. Bizim töremizde merhamet vardır ama ihanetin cezası kılıçtır. Türk, Türkleştikçe dünyayı titreten o eski ihtişamına geri dönecektir. Bizler, ocağımızı korumak, neslimizi çoğaltmak ve devletimizi ebedi kılmakla mükellefiz. Batı’nın kokuşmuş liberalizminden, bölücülerin sinsi haritalarından ve küresel çetelerin zehirli ilaçlarından arındıkça, Türk’ün kutlu sancağı yeniden cihanın tepesinde dalgalanacaktır.
Bölücülere Son Uyarı
Buradan o bölücü haritaların peşinde koşanlara, Ermeni ve Batı lobilerinin eteğine yapışanlara sesleniyoruz: Akıllarınızı başınıza alın! Sırtınızı dayadığınız o Trump’lar, o Avrupa başkentleri, menfaatleri bittiği anda sizi “adi birer hırsız” gibi dünyaya servis ederler. Sizin tek sığınağınız, size asırlardır ekmek veren Türk’ün gölgesidir. Bu gölgeyi yırtmaya çalışırsanız, güneşin altında kavrulup yok olmaya mahkumsunuz. Türk devleti ne Irak’ta, ne Suriye’de, ne de vatan toprağının tek bir karışında bu bölücü paçavralara geçit vermeyecektir.