Türkiye Türklerin Değil! Yabancılar Türkiye’de Daha Çok Hakka Sahip. Türk Olmayanlar Sefa Sürüyor. Türkler ise Cefa çekiyor. Türkler savaşıp kan dökerken Türk olmayanlar ise Türkiye’de cenneti yaşıyor. Yabancılara verilen haklar Türklere verilmiyor. Bu nasıl bir rezalet?

Şu geldiğimiz noktaya bir bakınca insanın kanı donuyor, sabrı taşıyor. Kendi öz yurdumuzda, öz vatanımızda adeta parya muamelesi görüyoruz. Öyle bir hale geldik ki, pasaportu olan el üstünde tutuluyor, Türkiye Cumhuriyeti kimliğini cebinde taşıyan ise kapı eşiğinde bekletiliyor. Bu toprakların tapusu kalemle değil, kılıçla; masada değil, meydanda kan dökülerek alındı. Ama bugün bakıyorsun, o kanı dökenlerin evlatları kendi sokağında üçüncü sınıf vatandaş muamelesi görüyor.
Hatırlayın o pandemi dönemlerini; Türk milleti evine hapsedildi, sokağa çıkanı polis çevirdi, ceza kesti. Ama elinde bir yabancı pasaportu olan turist, boş sokaklarda kral gibi gezdi, sahillerin tadını çıkardı. Bizim insanımız kendi balkonundan dışarı bakmaya korkarken, turist elini kolunu sallayarak bu ülkenin kaymağını yedi. Ulan madem öyle, madem bu ülkenin tadını sadece onlar çıkaracak, o zaman turistler gelsin bu vatan için askerlik yapsın! Sınırda onlar beklesin, mermiye göğsünü onlar gersin, şehitliği onlar tatsın! Ama yok; kanı Türk dökecek, canı Türk verecek, sefasını ise Rus’u, Ukraynalısı, Slav’ı, mültecisi sürecek. Böyle bir nizam, böyle bir adaletsizlik görülmemiştir.
Otellere gidiyorsun, fiyat soruyorsun; yabancıya üç kuruş olan oda, Türk kimliğini çıkarınca bir anda üç katına fırlıyor. Kendi toprağındaki denize girmek için, kendi esnafından bir şey almak için yabancıdan daha fazla bedel ödemek zorundasın. Biz neyiz burada? Sadece vergi veren, askerlik yapan, yük taşıyan birer amele miyiz? Biz; Gök Tanrı’nın yeryüzündeki askerleri olan Cengizlerin, Attilaların, dünyayı dize getiren Yavuzların, Fatihlerin torunlarıyız! Bu asil kanın taşıyıcıları, bugün Suriyeli mültecilerin ya da nargile tüttürenlerin yanında eziliyorsa, bu durum sadece ekonomik bir kriz değil, bir haysiyet krizidir.
Slavlar geliyor kıyılarımıza çöküyor, Suriyeliler geliyor şehirlerimizin dokusunu bozuyor, mülteciler devletten maaş alır gibi yaşıyor ama asıl ev sahibi olan Türk genci işsizlikten, pahalılıktan başını kaldıramıyor. Türk milleti nankör değildir ama kendisine yapılan nankörlüğü de ilelebet unutmaz. Kendi evinde misafir muamelesi görmeyi reddediyoruz. Bizim ecdadımız bu toprakları “turist gelip ucuza tatsın” diye değil, Türk nesli ebediyen hür ve aziz yaşasın diye fethetti.
Artık herkes aklını başına devşirsin. Türk’ün sabrı vatan sevgisi kadar derindir ama o sabır taştığında önünde hiçbir bent duramaz. Bu ülkenin gerçek efendisi Türk’tür. Turisti de, mültecisi de, yabancısı da bu gerçeği öğrenecek. Kendi milletini ikinci plana iten zihniyet, gün gelir sığınacak bir Türk bulamaz. Biz bu toprakların tek sahibiyiz; dün de öyleydi, bugün de öyle, yarın da öyle kalacak!
Siyasilerimiz sadece oy toplamak için varlar. Siyasilerimizin milli ve tarih bilinci yok. Halkımız futbol takımı tutar gibi siyasi parti ve ideoloji tutma hastalığına yakalanmış.