Etiket arşivi: hayvanlar

Kemoterapötiklerin Sınıflandırılması

Kemoterapide kullanılan maddeler aşağıdaki gibi sınıflandırlabilir; bunlardan ilk dört grupta yer alanlar hakkında bilgi verilecektir.

• Antibiyotikler: Antibakteriyel ilaçlar olarak da bilinirler; bakteri, rickettsia, chlamydia, bazı iç ve dış parazitlere etkilidirler.

• Antelmintikler: Yuvarlak ve yassı kurtları (şerit ve kelebekler) etkileyen maddelerdir.

• Dış prazitleri etkileyen ilaçlar: Bit, pire, uyuz, kene, uçucu sinek ve benzeri parazitlere etkilidirler.

• Antiseptik-dezenfektanlar (jermlere etkiyen maddeler): Canlı ve cansız yüzey veya yerleri mikroplardan arındırmak için kullanılan maddelerdir.

• Mantarlara etkiyen ilaçlar: Mantarlara etkili ilaçlardır.

• Protozoa türlerini etkiyen ilaçlar: Koksidi, babesia, theileria, histomonas, trypanosoma, anaplasma ve benzeri protozoa türlerini etkilerler.

• Virüslere etkiyen ilaçlar: Virüsleri etkileyen maddelerdir.

• Kanser sağaltımında kullanılan maddeler: Kanser sağaltımında bulunan ilaçlar yer alır.

Kemoterapi Nedir?

Kemoterapi 19’uncu yüzyılın sonlarında Alman araştırıcı Paul Ehrlich’in ortaya attığı bir terimdir. “Konakçıya zarar vermeksizin veya çok az zarar vererek vücudunda bulunan bakteri, iç ve dış parazit, virüs, protozoa gibi zararlıların gelişmesini durduran veya öldüren maddelerle yapılan bir sağaltım şekli” olarak tanımlanır. Helmint, protozoa, mantar, bakteri, virüs, böcekler, kanser hücreleri gibi vücutta hastalığa yol açabilen çok sayıda etken bulunur; ilaçlar da o ölçüde çok ve çeşitlidir. Kemoterapinin amacı konakçıya hiç veya çok az istenmeyen etkisi olan bir maddeyle hastalık etkeni üzerinde yeterli ölçüde bir etkinin (gelişmeyi yavaşlatıcı, durdurucu veya öldürücü etki) oluşturulmasıdır. Kemoterapide kullanılan maddeler seçici (seçkin) etkinin örnekleridirler. Seçkin etki mikroorganizma (parazit, mantar da dahil) hücreleri ile memeli hücreleri arasında bulunan yapı ve biyokimyasal farklılıkların bir sonucudur. Çeşitli mikroorganizmaların sentezleyip kültür ortamına salıverdikleri maddelerle diğer hastalık yapıcı etkenlerin gelişmesini engellemeleri veya öldürmelerini ifade eden antibiyoza ilk kez 1871’de Pasteur değinmiştir. Kemoterapötiklerin sistemik olarak kullanılması sonucu ilk başarılı sonuçlar bu yüzyılın başında Ehrlich tarafından alınmıştır.

Temel Veteriner Farmakoloji Ve Toksikoloji Sınav Soruları Ve Cevapları

Temel Veteriner Farmakoloji Ve Toksikoloji Sınavda Çıkan Sorular Ve Cevapları 4. Ünite

Doğru Cevaplar Altı Çizili ve Kalın Puntolu Olarak Gösterilmiştir

1- Aşağıdakilerden hangisi hipofiz bezi hormonudur?

a. TRH
b. GnRH
c. CRH
d. TSH
e. PIH

2- Aşağıdakilerden hangisi bir sentetik progestindir?

a. Megestrol
b. Buserelin
c. Stanozolol
d. Karbetosin
e. Desmopressin asetat

3- Dişi hayvanlarda kızgınlığı senkronize etmede aşağıdakilerden hangisi kullanılır?

a. Testosteron
b. Progesteron
c. Prostaglandin F2α
d. Östrojen
e. Prolaktin

4- Aşağıdakilerden hangisi H1-R blokörü antihistaminik değildir?

a. Klorfeniramin
b. Difenhidramin
c. Terfenadin
d. Famotidin
e. Siproheptadin

5- Aşağıdakilerden hangisi ozmotik işeticidir?

a. Furosemid
b. Klorotiazid
c. Triamteren
d. Amilorid
e. Mannitol

6- Aşağıdakilerden hangisi narkotik merkezi etkili öksürük kesicidir?

a. Noskapin
b. Kodein
c. Glukokortikoid
d. Fluniksin meglümin
e. Benzonatat

7- Aşağıdakilerden hangisi merkezi etkili kusturucudur?

a. Bakır sülfat
b. Hidrojen peroksit
c. Ksilazin
d. Çinko sülfat
e. Tuz çözeltisi

8- Ağır kemoterapi veya radyasyon uygulamalarında aşağıdaki kusmayı önleyicilerden özellikle hangisi kullanılır?

a. Klorpromazin
b. Metoklopramid
c. Kaolin
d. Bizmut tuzları
e. Ondansetron

9- FDA tarafından 2007’de köpekler için uygun bulunan ilk antiemetik ilaç hangisidir?

a. Omeprazol
b. Dimetikon
c. Metoklopramid
d. Maropitant
e. Propantelin

10- Atlarda mide-bağırsak sistemindeki spazma bağlı gelişen sancıların tedavisinde aşağıdakilerden hangisi kullanılmaz?

a. Atropin
b. Karbakol
c. Hiyosin butilbromür
d. Dipiron
e. Propantelin

Temel Veteriner Farmakoloji Ve Toksikoloji Ünite 4 Özet

Temel Veteriner Farmakoloji Ve Toksikoloji 4. Ünite – Sistem İlaçları Özet

Hormonal sistem ve ilaçlarıyla ilgili tanımları, ilaçların sınıflandırılmasını, çeşitleri, etkileri ve kullanılma alanlarını açıklamak

Vücutta, bezlerden sentezlenen ve fizyolojik görevlerde önemli rol oynayan, hormon adı verilen maddeler bulunur. Hormonlar, genel anlamda kimyasal yapılarına ve sentezlendikleri yere göre sınıflandırılır. Hayvanlarda hormonların eksiklik ya da fazlalıklarına göre, hormona özel çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkar; bu sorunlar ya da sağaltım sırasında hormona alınan cevaplar belli terimlerle ifade edilir (kriptorşizm, süperovülasyon gibi). Hormonların çeşitlerine göre yaptıkları etkiler de farklılık gösterir; genellikle yaptıkları etkilere ve çeşitlerine göre, üremede, büyüme ve gelişmede, metabolik fonksiyonların düzenlenmesinde, hormonal idrar tutamama problemlerinin sağaltımı ve eksikliklerinde yerine koyma gibi değişik amaçlarla kullanılırlar.

Yerel hormonlar ve antagonistleriyle ilgili tanımları, ilaçların sınıflandırılmalarını, çeşitleri, etkileri ve kullanılma alanlarını açıklamak

Yerel hormonlar, hormonlardan farklı olarak sentezlendikleri yerin hemen yakınındaki yerlerde etkili olan ve vücutta önemli fizyolojik ya da fizyopatolojik etkilere yol açan maddelerdir. Çoğu kez vücudun savunma reaksiyonu olarak açığa çıkan bu maddeler vücuda zarar verebilir. Bu nedenle bir kaçı dışında (prostaglandinler, serotonin gibi) sağaltımda pek kullanılmazlar. Bunların yerine yerel hormonların zararlı etkilerini ortadan kaldıran antagonistleri daha fazla klinik öneme sahiptir. Bu amaçla kullanılan maddeler antihistaminikler, antiserotonerjikler gibi adlar alır

İdrar söktürücü ilaçlarla ilgili tanımları, ilaçların sınıflandırılmasını, çeşitleri, etkileri ve kullanılma alanlarını açıklamak.

Organizmada çeşitli faktörlere bağlı gelişen ödemi gidermek, kalp rahatsızlıklarında kalbin yükünü hafifletmek, özellikle atlarda efora bağlı kanamaları kontrol etmek gibi amaçlarla idrar söktürücüler kullanılır. İdrar söktürücüler diüretik adıyla da bilinir. Kimyasal yapılarına, etki mekanizmalarına, iyon tutma (potasyum) özellikleri gibi çeşitli faktörlere bağlı sınıflandırılırlar.

Solunum sistemi ilaçlarının sınıflandırılması, çeşitleri, etkileri ve kullanılma alanlarını açıklamak

Hayvanlarda solunum sistemi hastalıkları başlıca bakteriyel, viral, paraziter nedenlerden ileri gelir. Ancak, çeşitli kimyasal maddelere tedavi ya da kontrolsüz maruziyet de solunum yollarında sorunlara (daralma gibi) yol açabilir. Bu nedenle, solunum yolu problemlerinde kullanılacak ilaç/ilaçlar çeşitlilik arzeder. En sık kullanılanları kemoterapötikler kısmında bahsedilen antibiyotiklerdir. Soğuk algınlığı gibi olgularda temel sağaltıma yardımcı olarak öksürüğü dindiren, balgamı söktüren veya bronşları genişleten ilaçlar kullanılır.

Sindirim sistemi hastalıkları ve ilaçlarıyla ile ilgili tanımları, ilaçların sınıflandırılmasını, çeşitleri, etkileri ve kullanılma alanlarını açıklamak

Sindirim sistemi, hayvanlarda hastalıkların en sık görüldüğü ve ilaç kullanımını en fazla gerektiren kısımdır. Bu sistemin hastalıklarının da solunum sisteminde olduğu gibi öncellikli sebepleri bakteriyel, viral, paraziter (kemoterapötikler kısmında bahsedilen) olgulardır. Bunların dışında stres faktörlerine, tedavi sırasında veya istenmeyen şekilde maruz kalınan çeşitli kimyasal maddelere bağlı olarak da sindirim sisteminde sorunlar ortaya çıkabilir. Sağaltımda kullanılan ilaçlar, nedenlerin çeşitliliğine göre oldukça farklılık gösterir. Bu sistemde yaptıkları etkilere göre ilaçlar genellikle, kusturucular, kusmayı kesenler, ishal yapıcılar, ishali kesenler, ülser tedavisinde kullanılanlar gibi adlandırılır.

Kalp-damar sistemi ile ilgili tanımları, ilaçların sınıflandırılmasını, çeşitleri, etkileri ve kullanılma alanlarını açıklamak

Kalp, vücudun kanı çevreye pompalayan ve kendi kendine uyarı üretme yeteneğine sahip, önemli bir organıdır. Kalple ilgili sorunlar genellikle damar sistemi ile ilgilidir ve bu nedenle birlikte değerlendirilir. Ancak, merkezi ya da çevresel faktörler de kalbi etkileyebilir. Diğer sistemlerde olduğu gibi, bu sistemde de sağaltımda kullanılacak ilaçlar nedene yönelik seçilir. Kalp-damar sistemi ilaçları genel anlamda kalp kasını kuvvetlendiren ve uyaranlar, antiaritmikler, damarları genişletenler gibi sınıflandırılır.

Kalp Damar Sistemi İlaçları

Kalp, vücudun kanı çevreye pompalayan ve kendi kendine uyarı üretme yeteneğine sahip önemli bir organıdır. Kalple ilgili sorunlar, çoğu kez damar sistemini de kapsadığından, birlikte değerlendirilirler. Kalp-damar sistemi sorunları, ilgili organların dışında, merkezi ya da çevresel faktörlerden de kaynaklanabilir. Kalp kasını uyaranlar, antiaritmik ilaçlar, damarları genişletenler, adrenerjik reseptör uyarıcıları bu grup içinde yer alır. Kalp kasını uyaran ilaçlar kalp glikozidleri (kardiyatonik ilaçlar) ve metilli ksantinler olarak ayrılır.

Kalp Kasını Kuvvetlendirenler ve Uyaranlar

İlaç örnekleri: Digitoksin, digoksin ve ouabain (strofantin-g) kardiyatonik glikozidler; kafein, teofilin, teobromin, aminofilin, etamifilin kemisilat ise metilli ksantinlerdir.

Etkileri: Kalp glikozidleri kalp kasının kasılma gücünü ve kalp verimini artırırlar. Metilli ksantinler fostodiesterazı inhibe ederek ve adenozin reseptörlerini antagonize ederek etkir.

Kullanılmaları: Kalp glikozidleri köpek ve kediler başta olmak üzere, at ve sığırlarda taşikardi, konjestif kalp yetmezliği (kalbin kanı pompalama işini yeterince yapamadığı durum) ve atriyal fibrilasyonun (atriumların-kulakçıkların normalden fazla kasılması) kontrolünde kullanılır. Ancak, kedilerde digitoksinin yarılanma ömrü uzun olduğundan toksiktir. Atlarda da kullanımı önerilmemektedir. Kahve tohumlarında, çay yapraklarında kafein (1,3,7-trimetilksantin; metilteobromin) ve teofilin bulunur. Çikolatada da kafein vardır. Kafein, MSS’yi uyarır. Serebral damarlarda daralma, korener kan damarlarında genişleme, kalp atım sayısında artma yapar. Çizgili kas verimini artırır, bronşları genişletir, solunumu uyarır. Çevre damarları genişlettiği için kan basıncını düşürür. Böbreklerden geçen kan miktarını artırarak diüretik etki yapar. Entelektüel faaliyetleri (okuduğunu anlama, hesap yapabilme vb) artırır. Kafein sodyum benzoat şeklinde enjeksiyonla at, sığır, koyun, keçi, dana, köpek ve kedide kullanılır.

Aritmi Tedavisinde Kullanılan İlaçlar (Antiaritmikler)

Kalpteki anormal ritmi (aritmi) düzeltmek için kullanılan ilaçlardır. Bu gruptaki ilaçlar farklı sınıflar altında değerlendirilir.

İlaç örnekleri: Veteriner hekimlikte antiaritmik olarak atropin, kinidin, prokainamid lignokain, fenitoin yaygın kullanılır. Atenolol, esmolol, propranolol, bretilium, amiodaron, verapamil, nifedipin, diltiazem kullanılabilen diğer ilaçlardır.

Etkileri: Kinidin ve prokainamid kalp hücre zarının iyonlara geçişini azaltarak; atropin antimuskarinik etkiyle, atenolol, esmolol, propranolol β1-R bloke ederek; bretilyum adrenerjik sinirlerden noradrenalin salınımını engelleyerek; verapamil, nifedipin, diltiazem kalsiyum-kanallarını bloke ederek etkirler.

Kullanılmaları: Özellikle küçük hayvanlarda kalpteki aritmiyi düzeltmek için kullanılırlar.

Damarları Genişletenler

İlaç örnekleri: Kaptopril, enalapril, prazosin, hidralazin, nitrogliserin, minoksidil.

Etkileri: Damar düz kaslarında genişlemeye yol açarlar.

Kullanılmaları: Özellikle konjestif kalp yetmezliğinde kalbin önündeki yükü hafifletmek için kullanılırlar.

Gazın Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Geviş getiren hayvanlarda ani gelişen gazlı rumen şişkinliği solunum ve kalp-damar fonksiyonlarının tehlikeye girmesine neden olur ve acil müdaheleyi gerektirir. Küçük hayvanlarda da (köpek gibi) benzer sorunlar görülebilir. Ruminantlarda ilaç tedavisinin etkisi gazın tipine bağlı olarak değişir. Köpüklü şişlikte temelde besin vardır. Leguminoz bitkilerin veya fazla tahıllı besinlerin verilmesi ile şekillenir. Köpüklü şişkinlikte, dayanıklı köpük, fermentasyon gazları tarafından oluşturulur. Küçük gaz kabarcıkları birleşemez ve geğirme ile çıkarılamaz. Tükrüğün (alkali) yetersiz olduğu durumlarda köpük daha da güçlenir. İlaç uygulaması bu tip şişkinlite (köpüklü) yararlı olur.

İlaç örnekleri: Ayçiçek yağı, yer fıstığı yağı, terpentin (terebentin, neft yağı), keten tohumu yağı, polaksalen, dimetikon, sodyum bikarbonat.

Etkileri: Yüzey gerilimini artırarak köpüğün kırılmasını kolaylaştırıp, gaz çıkarılmasını sağlarlar.

Kullanılmaları: Proteince zengin bitkilerin (baklagiller) veya tahılların fazla miktarda verilmesi ile şekillenen köpüklü gaz-şişkinliğin tedavisinde kullanılırlar.

Sindirim Fonksiyonlarına Yardımcı Olan İlaçlar (Pankreatin Destekleri)

İlaç örnekleri: Proteaz, lipaz, amilaz aktivitesine sahip destekleyiciler.

Etkileri: Protein, yağ ve nişasta sindirimine yardımcı olur.

Kullanılmaları: Pankreatik hipoplazi, kronik pankreatitis veya pankreas dejeneratif atrofisinde kullanılırlar.

Karaciğere Etki Eden İlaçlar

Akut karaciğer rahatsızlığı, viral, bakteriyel, paraziter vb nedenlere bağlı olarak görülebilir. Karaciğer toksinleri, sistemik veya metabolik hastalıklar, travmatik veya hipoksik zararlar, neoplazı akut etkiye neden olabilir. Kronik olgularda, toksinler (bakır, antiepileptikler, mikotoksin, bitki toksinleri vb), beslenme bozuklukları (domuzlarda Vit E ve selenyum noksanlığı, fazla süt veren ineklerde yağlı karaciğer sendromu, koyun ve keçilerde gebelik toksemisi vb), ruminantlarda karaciğer kelebekleri nedenler arasındadır. Köpek ve kedilerde de kronik karaciğer rahatsızlıkları görülür. Tedavide öncelikle nedenlerin giderilmesi ve koruyucu uygulamaların yapılması gerekir.

İlaç örnekleri: Kolin, metiyonin, lesitin, vitamin E ve selenyum, glikoz ve fruktoz, kortikosteroidler ile penisillamin, trientin gibi bakır şelatörleri (bağlayıcılar).

Etkileri: Farklı mekanizmalarla koruyucu olarak etkirler. Bir kükürtlü aminoasit olan metiyonin glutasyon mekanizmalarında görev alır ve hücre içi antioksidan olarak etkir. VitE ve selenyum kombinasyonu yine antioksidan etkiyle hücreleri toksinlere karşı korur. Bakır şelatörleri ise kronik bakır maruziyeti durumlarında bakırı bağlayarak sindirim sisteminden emilimini önlerler.

Kullanılmaları: Yukarıda bahsedilen olgularda karaciğeri koruma amaçlı olarak kullanılırlar.

Safra Söktürücü ve Safra Salınımını Uyarıcı İlaçlar (Kolagog ve Koloretikler)

Kolagoglar (Safra Söktürücüler)

Kolagoglar (Safra Söktürücüler) İlaç örnekleri: Kenodeoksikolik asit, kenik asit (kenadiol), ursodiol (ursodeoksikolik asit).

Etkileri: Ursodiol, kolesterolün karaciğerden sentez ve salımını, bağırsaktan ise emilimini önleyerek kolesterol kapsayan safra taşlarının erimesini kolaylaştırır. Böylece safra akışını kolaylaştırır.

Kullanılmaları: Kronik karaciğer rahatsızlığı olan özellikle kedi, köpek gibi küçük hayvanlarda safra tuzlarının hepatotoksik etkilerini azaltımak ve karaciğer hücrelerini toksik safra asitlerinden (litokolat, deoksikolat, chenodeoxycholate) korumak için kullanılır.

Koloretikler (Safra Miktarını Artıranlar)

İlaç örnekleri: Trithiomethoxyphenylpropene-Anethol Trithione, menbuton, klanobutin.

Etkileri: Safra yapımını artırarak.

Kullanılmaları: Safra noksanlığına bağlı sindirim bozukluklarında.

İshali Kesen İlaçlar ve Kolikte Kullanılan İlaçlar

İshali Kesen İlaçlar

İshalin başlıca nedenleri diyet dengesizliği, aşırı duyarlılık, bakteri, maya, virus, protozoa, iç parazitler, toksinler, bağırsak hastalıkları ve strestir. Ayrıca, ilaç tedavisinin yan etkisi olarak da ishal görülebilir. Tedaviye nedenlerin ortadan kaldırılmasıyla başlanır ve destekleyici tedavi yapılır (sıvı ve elektrolit takviyesi ve diyet kontrolü). Kullanılmaları tartışmalı olmakla birlikte gerektiğinde sindirim sisteminden zayıf emilen antibiyotikler verilebilir. Bunlar adsorbanlar kapsayabilir.

İlaç örnekleri: Hayvanlarda sindirim sisteminden zayıf emilen neomisin, bazı sulfonamidler, sulfonamid-trimetoprim karışımı, dihidrostreptomisin, eritromisin, tilosin, enrofloksasin, gentamisin, amikasin, linkomisin, tiamulin, monensin bakteriyel olaylarda; difenoksilat, loperamid, kodein spesifik olmayan inatçı ishallerde, prednizolon, sulfazala zin (sulftidin) ülseratif kolit gibi kronik bağırsak yangısına bağlı ishallerde, steroid-yapıda olmayan ağrı kesiciler (aspirin, indometasin, fluniksin, bizmut subsalat)’lar bazı akut ve kronik ishal tablosunun düzeltilmesinde kullanılabilecek ilaçlardır

Etkileri: Antibiyotikler bozulan bağırsak florasını düzelterek; difenoksilat, loperamid, kodein bağırsak hareketlerini baskılayarak, tuz ve su emilimini artırarak; prednizolon yangı önleyerek; sulfazalazin yangı önleyici ve antibakteriyel etkiyle ishali keser.

Kullanılmaları: Çeşitli sebeplerden kaynaklanan ishalin kesilmesi amacıyla nedene göre seçilerek kullanılırlar. Opioid türevi ilaçlar olan difenoksilat ve loperamid, spesifik olmayan akut ve kronik ishalin sağaltımında kullanılırlar. Özellikle uzun süre bağırsak lümeneninde kalan enterotoksinlerin oluşturduğu ishallerde yararlıdırlar. Her iki ilacın yüksek dozları kedilerde uyarıya neden olacağından dikkatli kullanılmalıdır. Köpeklerde bu ilaçlar sedatif etkilidir. Loperamidin bu etkisi daha zayıftır. Kronik yangılı bağırsak ishalinin (lenfositik-plazmositik veya eozinofilik infiltrat) tedavisinde glukokortikoidler daha yararlıdır Ancak, uzun süreli kullanılmaları pek çok olumsuz etkiye neden olacağından sıradan ishallerin tedavisinde kullanılmamalıdırlar.

Kolikte Kullanılan İlaçlar

Kolik, özellikle atlarda abdominal sancının semptomu olarak tarif edilebilir. Nedenleri çok farklıdır; en sık nedeni uygun olmayan besinin alınması ile şekillenen gaz vb bağlı bağırsak problemleridir. Ancak, çoğu kez neden anlaşılamaz.

İlaç örnekleri: Fluniksin meglumin, fenilbutazon + ramifenazon kombinasyonu, opioidlerden butorfanol, ksilazin ve detomidin, buskopan (N-hiosin butilbromür) + dipiron (metamizol, novaljin), tedaviye uygun sıvı ilavesi yararlıdır.

Etkileri: Sayılan ilaçların çoğu bağırsak hareketlerini azaltarak etkir. Buskopan, antispazmodik olarak etkir.

Kullanılmaları: Farklı sebeplerden ileri gelen abdominal sancının sağaltımı için kullanılır. Sebep endotoksik şok ise (kardiyovaskuler bulgulara göre belirlenir) fluniksin meglumin daha yararlı olur. Ancak, klinik belirtileri maskeleyebilir.

İshal Yapan İlaçlar (Sürgütler)

İshal yapan ilaçlar etki şekillerine göre emolient (lubrikant, mekanik, yağlayıcı-kayganlaştırıcı laksatifler), bağırsak içeriği hacmini artırıcı, ozmotik (bağırsağa su çeken), irritan ve kolinerjik etkili ilaçlar; yaptıkları ishalin derecesine göre ise laksatif ve katartikler olarak sınıflandırılırlar.

İlaç örnekleri: Parafin likit, dokusat sodyum (dioktil sodyum sulfosuksinat), dokusat kalsiyum (dioktil kalsiyum sulfosüksinat) yağlayıcı-kayganlaştırıcı; metilselüloz, karboksimetilselüloz sodyum, plantago tohumu (Psyllium tohumu-Ispaghula) bağırsak içeriği hacmini artırıcı; mağnezyum sülfat (Epsom tuzu), mağnezyum hidroksit, mağnezyum oksit (mağnezyum sütü), mağnezyum sitrat, sodyum sülfat (Glauber tuzu), sodyum fosfat, potasyum sodyum tartrat (Rochell tuzu), sodyum klorür, mannitol, sorbitol, laktuloz ozmotik; hint yağı (Castor oil), bisakodil, fenolfitalein, antrakinon bileşikler, kaskara sagrada, aloinler, Çin tarçını irritan; neostigmin, fizostigmin, betanekol, karbakol kolinerjik etkililere örneklerdir.

Etkileri: Emolient laksatifler sindirim sisteminden emilmezler. Bu grup ilaçlar yağlayıcı- kayganlaştırıcı ya da su çekici etkileriyle, diğerleri ise iç organ düz kasları veya parasempatik sinir sisteminde kolinerjik reseptörleri uyararak bağırsakta laksatif (müshil) veya katartik (purgatif) etkiye neden olurlar.

Kullanılmaları: Özellikle küçük hayvanlarda kabızlık veya gıda ya da çeşitli kaynaklı zehirlenmelerde zehirin emilmeden atılması amacıyla kullanılırlar. İshal yapan ilaçlar hayvanlarda genellikle ağızdan kullanılır. Ancak, enema şeklinde kullanımlar da söz konusudur. Enemalar, rektum yoluyla sıvı veya suppozituar (fitil) şeklinde verilerek bağırsakların boşaltılmasına yardımcı olur. Sabunlu su, izotonik veya hipertonik sodyum klorür çözeltileri, sorbitol, gliserol, sodyum loril sulfoasetetat gibi sürfektanlar, mineral yağlar, zeytin yağı bu amaç için kullanılır. Kedilerde fosfat içeren enemalar öldürücü ve güçlü hiperfosfatemi, hipokalsemi ve hipernatremiye neden olduğu için kullanılmamalıdır. Emolient laksatiflerin kullanımı bütün hayvan türleri için uygun gözükmekle birlikte, ruminantlarda her zaman güvenilir değildir. Bu grupta bulunan mineral yağlardan parafin likid veteriner hekimlikte en yaygın kullanılandır. Uzun süre kullanımı yağda eriyen vitamin, besin vb kaybı ile kabızlığa sebep olur. İrritan katartiklerden hint yağı başlıca ruminant olmayanlarda, buzağı (henüz rumen gelişmemiş) ve taylarda kullanılır. Fenolfitaleyn güçlü bir purgatiftir, domuz ve primatlarda kullanılır.

Ülser Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

Bütün türlerde midede ülser görülebilir. Fakat en yaygın olarak 4 aylık taylarda ve köpeklerde görülür. Parazit invazyonu, yanlış besleme, karaciğer hastalıkları, neoplazi, üremi veya antiinflamatuar ilaçların uzun süre kullanılması ülsere neden olur. Taylarda stres en önemli faktördür. Domuzlarda osefagus ülseri beslenmeyle (diyette yüksek bakır, fazla selenyum, Vit E) ve çevresel stresle meydana gelebilir. Sığırlarda abomasal ülser genellikle daha ılımlıdır. Ülser tedavisinde antiasitler, asit salgılanmasını önleyenler, adsorbanlar, mide koruyucuları kullanılır.

İlaç örnekleri: Sodyum bikarbonat, aluminyum hidroksit, mağnezyum karbonat, mağnezyum hidroksit, mağnezyum oksit, mağnezyum trisilikat, çinko karbonat, bizmut bileşikleri (bizmut subkarbonat, bizmut subsalisilat, bizmut subnitrat), kaolin-pektin, aktif kömür, kolestramin, simetidin, ranitidin, famotidin, nizatidin, omeprazol, misoprostol ve sukralfat.

Etkileri: Sodyum bikarbonat, aluminyum hidroksit, mağnezyum karbonat, mağnezyum hidroksit, mağnezyum oksit, mağnezyum trisilikat antiasit (nötralize edici); bizmut bileşikleri, kaolin-pektin, aktif kömür, kolestramin mukozayı örtücü ya da toksin bağlayıcı özellikleriyle mide koruyucu; simetidin, ranitidin, famotidin, nizatidin gibi H2-R blokörleri ile omeprazol gibi proton pompası baskılayıcılar ve misoprostol gibi prostaglandin E1 analoğu ilaçlar mide asit salgısını azaltıcı; sukralfat protein bağlayıcı olarak etkir.

Kullanılmaları: Ülserden korunma veya tedavi amacıyla özellikle tay ve genç köpeklerde kullanılırlar. Ayrıca, antiasitler fazla karbonhidrat (tahıl, tane yem gibi) alımına bağlı ve rumende normal uçucu yağ asitleri yerine fazla miktarda laktik asitlerin açığa çıkması ile karekterize, orta dereceli ruminal asidozun önlenmesi ve tedavisi için de kullanılır. Sodyum bikarbonat antiasit olarak kullanıldığında çözünerek hızla karbondioksit açığa çıkarır. Eğer rumen atonik ise ve geğirme ile gaz çıkarılamazsa şişkinlik daha da kötüleşebilir ve gaz birikir. Sığırlarda abomasal ülser kaolin-pektin oral süspansiyonlar ve antiasitlerle (Mg karbonat, Mg oksit, Mg trisilikat gibi) kontrol edilebilir. Bizmut bileşikleri mide koruyucu olarak yıllardır kullanılır. Ancak, kedilerde bizmut subsalisilatın uygulaması ile bir miktar salisilat emilimi olacağından bu türlerde kullanımdan kaçınılmalıdır.

Sindirim Sistemi İlaçları

Sindirim sistemi, hayvanlarda hastalıkların en sık görüldüğü ve ilaç kullanımını en fazla gerektiren kısımdır. Sindirim sistemini etkileyen ilaçlar çok sayıda alt gruba ayrılırlar ve buna göre incelenirler.

İştahı Açanlar

Hayvanlarda, insanlardan farklı olarak çoğunlukla iştah artırıcılar kullanılır. İştah merkezi hipotalamusta bulunur. İştahın kontrolünde bazı kimyasal aracıların (nöromediatörler) rolü vardır. Uyarıcı mediatörler, norepinefrin (α2-adrenerjik reseptör aracılı) ve dopamin (muhtemelen D1-reseptör aracılı) iken, serotonin (5HT) inhibitördür. Gamma-amino butirik asit (GABA) de iştahı uyarır; ancak, etkisi tartışmalıdır. Opiyat, pankreatik polipeptidler gibi kimyasal aracıların salıverilmesini kontrol ederek iştahı etkileyen birkaç nöropeptid de vardır. Kalsitonin, kolesitokinin, kortikotropin salıverici faktör gibi diğer nöropeptidler iştahı baskılar.

İlaç örnekleri: Hidrazin, metoklopramid, megestrol, siproheptadin, glukokortikoidler, B grubu vitaminler, diazepam ve okzazepam başlıca maddelerdir. Hidrazin, metoklopramid ve megestrol daha çok insanlarda (kanserli hastalar) tercih edilirken, diğerleri hayvanlarda ve özellikle kedilerde kullanılır.

Etkileri: Hidrazin glukoneogenezisi baskılayarak, metoklopramid midenin boşalmasını teşvik ederek, siproheptadin antiserotonin etkiyle, diazepam ve okzazepam GABA’yı uyararak, glukokortikoidler ve B vitaminleri ise spesifik olmayan mekanizmalarla hayvanlarda iştahı kontrol ederler.

Kullanılmaları: Kanserli, yaşlı veya çeşitli sebeplerle beslenme bozukluğu olan hastalarda iştahı açmak için kullanılırlar. Benzodiazepinlerden diazepam ve diazepamın bir metaboliti olan okzazepam, kedilerde iştahı uyarmak için başarılı şekilde kullanılmıştır.

İştahı Kapatanlar (Antiobesite İlaçları)

Obesite vücutta yağın fazla birikmesi ve depolanmasıdır. Köpeklerde kilodaki %20-40 fazlalık obesiteyi düşündürür.

İlaç örnekleri: Dirlotapid.

Etkileri: Bu ilaç seçici mikrozomal trigliserid transfer protein (MTP) inhibitörüdür. Lipoproteinlerin dolaşım kanına (lenfatik sistem aracılığıyla) salıverilmesini önler. Bu şekilde iştahı (%90 etki) ve yağların emilimini azaltarak (%10 etki) kilo kaybına sebep olur. Etkisini bağırsakta yerel olarak gösterir.

Kullanılmaları: Dirlotapid, kas-iskelet hastalıklı, hipertansiyonlu, osteoartritli, kardiopulmoner sorunlu köpeklerde kilo kaybı için kullanılır.

Kusturucular (Emetikler)

Kusma, tüm hayvan türlerinde tam gelişmemiş olan bir refleks olayıdır. Karnivorlar, primatlar, domuz, belli kuş türleri ve sürüngenler kusma yeteneğine sahiptir. Atlar, gevişenler (ruminantlar), kemirgenler (rodentler), kobay ve tavşanlar (mide duvarları yeterince güçlü değildir, emetiğin etkisini tolere edemezler) etkili şekilde kusamaz. Kusabilen hayvanlarda kusmanın çeşitli sebepleri vardır. Başlıcaları, kafa darbeleri, hareket hastalığı, iç kulaktan veya iç organlardan gelen uyarılar, kanla taşınan çeşitli kimyasal maddeler, beyinde 3’üncü ventrikülde bulunan CTZ’nin uyarılmasıdır. İlaç örnekleri: Kusturucular çevresel (refleks etkili) ve merkezi etkili olarak sınıflandırılırlar. Ilık su, hidrojen peroksit, tuz çözeltisi, hardal, çinko sülfat, bakır sülfat, kristal çamaşır sodası (sodyum karbonat) refleks etkili; apomorfin ve ksilazin ise merkezi etkili kusturuculardır.

Etkileri: Refleks etkili kusturucular yutak, yemek borusu, mide veya ince bağırsağın ön kısmını uyararak; merkezi etkili olanlar ise CTZ’yi uyararak etkili olurlar. İpekanın kusturucu etkisi, kardiatoksik etkiye de neden olan emetin ve safalin adlı alkaloidlerle ilgilidir.

Kullanılmaları: Kusabilen hayvanlarda ağızdan alınan zehirli maddelerin, (zehirin alımından kısa süre sonra) veya bozuk gıda gibi içeriğin emilmeden atılması için kullanılır. Hidrojen peroksit köpekler için toksik olarak vurgulanmakla birlikte, köpek ve kedilerde kullanılır. Ağızdan uygulandığında kedi ve köpeklerde hızlı kusmaya yol açar. Ancak bu maddenin ölüme yol açabilecek şekilde aspirasyonu söz konusu olabilir. İkiden daha fazla tekrarları sakıncalıdır. İpeka şurubu, hidrojen peroksitte olduğu gibi köpekler için toksik olmakla birlikte, köpek ve kedilerde kusmayı sağlamak için kullanılabilir. Zehirlenmelerde aktif kömürle birlikte ipeka şurubu kullanılmaz. Çünkü, kömür ilacın etkisini azaltır. Toksik etkili olduğundan veteriner hekim tarafından önerilmedikçe kullanılmaz. Çinko sülfat ve bakır sülfatında ikinci tekrarları önerilmez. Aslında bir ağrı kesici, yatıştırıcı olan ksilazin köpek ve kedilerde enjeksiyonla kusturucu olarak kullanılabilir. Morfinin sentetik türevi olan apomorfinin kedilerde kullanımı tartışmalıdır ve ksilazin ya da ipeka şurubuna göre daha az etkili ve daha az güvenli olduğundan bu türlerde kullanımı pek tercih edilmez

Kusmayı Önleyenler (Antiemetikler)

Merkezi etkili antiemetikler (vestibular veya labirentle ilgili hareket-seyahat hastalığında ve labirent dışı-CTZ uyarılmasına bağlı bulantıda kullanılanlar) ve çevresel etkili antiemetikler olarak sınıflandırılırlar.

İlaç örnekleri: Merkezi etkili olanlar siklizin, meklizin, difenhidramin, hyosin (skopolamin), disiklomin, isopropamid, fenotiyazinlerden asepromazin, klorpromazin, butirofenon türevlerinden haloperidol ve droperidol, para-aminobenzoik asit türevi metoklopramid, trimetobenzamid, serotonin antagonistlerinden ondansetron ve siproheptadin; çevresel etkili olan antiasitler, kaolin, pektin ve bizmut tuzları ile FDA tarafından 2007’de köpekler için uygun bulunan ilk antiemetik olan maropitanttır.

Etkileri: Siklizin, meklizin, difenhidramin antihistaminik veya sedatif; merkezi etkili olanlar farklı mekanizmalarla CTZ’yi baskılayarak; çevresel etkililer ise mide-bağırsak sistemini koruyarak veya mide asit salgısını kontrol ederek kusmayı keserler.

Kullanılmaları: Siklizin, meklizin, difenhidramin, hyosin, disiklomin, isopropamid seyahat hastalığında; asepromazin, klorpromazin, haloperidol, droperidol, metoklopramid labirent dışı kusmalarda; trimetobenzamid, ondansetron radyasyon, kemoterapötik ilaçlar, infeksiyonlar, anestezi ve üremiye bağlı kusmalarda; antiasitler, kaolin, pektin ve bizmut tuzları sindirim sistemi mukozalarındaki uyarıya bağlı bulantılarda kullanılırlar. Veteriner hekimlikte öncelikle vahşi hayvanların yatıştırılması amacıyla kullanılan asepromazin, hareket hastalığına bağlı kusmaları kontrol etmek için de kedi ve köpeklerde ağızdan ya da enjeksiyonla kullanılır. Metoklopramid fenotiyazin grubu bileşiklerden 20 kez daha güçlüdür. Ancak, köpek ve kedilerdeki seyahat hastalığına bağlı kusmaları kesmede çok az etkisi vardır. Ondansetron köpek ve kedilerde sisplatin, radyasyon tedavisi ve diğer kemoterapotik maddeler tarafından oluşturulan kusmayı kontrol etmek için kullanılabilir. Fakat, veteriner hekimlikte kullanımları sık değildir. Özellikle kedilerde bazı istenmeyen etkilerinden dolayı tercih edilmemelidir. Bazı köpek ırkları da ilaca hassasiyet gösterir. Maropitant, sitrat formu şeklinde köpeklerde seyahatten önce kusmayı kontrol etmek amacıyla kullanılır.

Mide Hareketlerini Değiştiren İlaçlar (Prokinetikler)

Prokinetikler mide-bağırsak içeriğinin geçişini değiştirir.

İlaç örnekleri: Betanekol, metoklopramid, domperidon, cisaprid.

Etkileri: Betanekol parasempatomimetik, metoklopramid parasempatomimetik ve antidopaminerjik, domperidon antidopaminerjik, cisaprid doğrudan kolinerjik sinirleri Aspirasyon: Bir maddenin soluk borusuna kaçması uyararak asetilkolin salıverilmesiyle mide içeriğinin geçişini hızlandırır ve böylece boşalma süresini kısaltırlar.

Kullanılmaları: Bu ilaçlar, küçük hayvanlarda ösefagal reflü, birincil mide tembellikleri, kedilerde kronik ya da kronik olmayan kabızlık tedavisinde kullanılır. Cisabrid, küçük hayvanlarda ösefagal reflüde, primer gastrik stazis olgularında kullanılır. Kedilerde özellikle kabızlık ve megakolon (kronik konstipasyon) tedavisinde kullanılır. Atlarda da kullanım alanı bulur.

Solunum Sistemi İlaçları

Temel Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji: Solunum Sistemi İlaçları

SOLUNUM SİSTEMİ İLAÇLARI Solunum sisteminin öncelikli görevi pülmoner arter kanı ile solunan hava arasında gaz değişikliğini sağlamaktır. Alveollerin yüzeyi ve çevreye maruziyeti büyük olduğundan, bu sistem antijen-allerji ve infeksiyonlara karşı yatkındır. Solunum sisteminin savunma mekanizması, mukusun aşırı salınımı, öksürme, hapşırma, bronkokonstriksiyon, makrofaj aktivasyonu ve inflamasyon (yangı)dur. Hava yollarının daralması, histamin, kininler, prostaglandinler, lökotrienler gibi yangı faktörleri ya da kolinerjik uyarı ile olur. Atlarda daha çok “Chronic Obstructive Pulmonary Disease-COPD” görülür. Bronşlarda mukus veya eksudatın oluşması ile birlikte seyreden daralma sonucunda kolayca kanda oksijen azalması, aşırı soluma ve solunum asidozu meydana gelir. Solunum yolları hastalıklarının başarılı bir tedavisi için altta yatan sebebin (paraziter, alerjik ve diğer pek çok faktör) bilinmesi gerekir. Sebepler çok değişken olabildiği için kullanılan ilaçları da oldukça geniş bir aralıkta yer alır.

Solunum sistemi farmakolojisi bu savunma sistemleri çevresinde lokalize olmuştur. Buna göre ilaçlar aşağıdaki gibi sınıflandırılır:

• Fazla sekresyonun atılmasını (Balgam söktürücüler-ekspektoranlar, mukolitikler, dekonjestanlar vb) sağlayanlar

• Bronşları genişletenler (Bronkodilatörler-Adrenerjik agonistler-sempatomimetikler, parasempatolitikler, antihistaminikler, mast hücre membran stabilizörleri)

• Öksürüğü bastıranlar (Antitussif ilaçlar)

• İnfeksiyon ve inflamasyonu kontrol (Antibakteriyeller, antihistaminikler, mast hücre membran stabilizörleri) edenler

• Pulmoner hipertensiyonu azaltanlar

• Solunumu uyaranlar

• Eksojen sürfektanlar

Balgam Söktürücüler (Ekspektoranlar)

İlaç örnekleri: Benzoin, balsam, okaliptus yağı, gayakol, amonyum klorür, asetatlar, asetik asit, kreozot, guafenezin, potasyum iyodür, ipeka, sodyum sitrat.

Etkileri: Bu grup ilaçlar farklı mekanizmalarla solunum yollarındaki salgının kıvamını (vizkosite) azaltarak ve hacmini artırarak atılmasını kolaylaştırırlar; Potasyum iyodür, bir oral tuz ekspektorandır. Guafenezin (gliseril gayakolat), bir gayakol (odun katranı) derivesidir. Her ikisi de mide mukozasında irritasyona neden olarak, vagal refleksle bronş sekresyonunu artırır.

Kullanılmaları: Solunum yolları hastalıklarında balgamın çıkarılmasını kolaylaştırmak için kullanılırlar.

Mukusu Eritenler (Mukolitikler)

İlaç örnekleri: N-asetilsistein, S-karboksimetilsistein, bromhekzin, dembreksin, protein eritici enzimler, iyot tuzları. Etkileri: Bu ilaçlar, solunum yollarında koyu kıvamlı mukustaki uzun zincirli glikoproteinleri parçalayarak-eriterek etki ederler.

Kullanılmaları: Koyu salgılı solunum yolları hastalıklarında kullanılırlar. N-Asetil sistein, insanlarda olduğu gibi veteriner hekimlikte de bronşitis, COPD, kistik fibrozis, astım, tüberküloz, pnömoni, amfizem gibi hastalıklarda kullanılır.

Dekonjestanlar

İlaç örnekleri: H1-R blokörlerinden difenhidramin, dimenhidrinat, klorfeniramin, hidroksizin; α-reseptör agonistlerinden efedrin, psödoefedrin, fenilefrin.

Etkileri: Bu ilaçlar nazal mukozadaki damarları daraltarak, havanın rahat geçişini sağlarlar.

Kullanılmaları: Dekonjestanların endikasyonları alerjik veya viral nedenli sinüzitler, hapşırma veya postnazal akıntının diğer komplikasyonlarını kapsar. Dekonjestanların hayvanlarda kullanımına ilişkin bilgi insanlardakilerden hareketledir ve en yaygın kullanılma alanları allerjik rinit ve soğuk algınlığıdır. Dekonjestanlar sıklıkla ekspektoranlarla kombine halde kullanılır. Bu ilaçlar, daha çok topikal (yerel) olarak kullanılırlar.

Solunum Yollarını Genişletenler

İlaç örnekleri: Antikolinerjiklerden atropin ve ipratropium bromür (atropine göre yan etkileri az); glikopirolat; β-adrenerjik agonistlerden klenbuterol, salbutamol, terbutalin, efedrin; teofilin, ksantin grubu ilaçlardan aminofilin, etamifilin kamsilat; antihistaminiklerden ketotifen ve kromolin sodyum; kortikosteroidlerden flutikason, butesonid, dekzameton, beklometazon, prednizon, prednizolon gibi ilaçlar bulunur.

Etkileri: Atropin antimuskarinik etkiyle, ksantinler fosfodiesterazı inhibe edip cAMP’yi artırarak, β-adrenerjik agonistler β2 reseptörler aracılığıyla ve adenilat siklazın etkisiyle cAMP’yi artırarak (ATP’den enzim etkisiyle AMP şekillenmesi) etkilerini gösterirler. Antihistaminikler mast hücre stabilizasyonuna neden olarak, kortikosteroidler mast hücre ve lizozomal membran stabilizasyonuna neden olarak etkilerini gösterirler.

Kullanılmaları: Küçük hayvanların kalp ve solunum sistemi hastalıklarında tedaviye yardımcı ilaç olarak kullanılırlar.

Öksürük Kesiciler (Antitüssifler)

Öksürük koruyucu bir reflekstir. Ancak, uzun süreli öksürük solunum yolları yapısında değişikliklere ve daha ileri hastalıklara neden olur. Öksürüğü dindiren ilaçlar yerel ya da merkezi etkili olarak sınıflandırılır. Merkezi etkili olanlar da narkotik olanlar ve olmayanlar olarak ayrılır. Bunların dışında yangı önleyiciler ve antihistaminikler de öksürüğün dindirilmesinde kullanılır. İlaç örnekleri: Opiyatlar ve türevleri (kodein, hidromorfon, hidrokodon, butorfanol) narkotik; dekstrometorfan, folkodin, benzonatat ve noskapin narkotik olmayan merkezi etkili; kortikosteroidler (glukokortikoidler) steroid, fluniksin meglumin ve dimetilsulfosit (DMSO) steroid olmayan yangı önleyici; difenhidramin ve trepellanamin antihistaminik ilaçlardır. Kortikosteroidler mast hücre ve lizozomal membran stabilizasyonuna neden olarak etkilerini gösterirler. Etkileri: Merkezi etkili olanlar, beyindeki öksürük merkezini baskılar. Yerel olarak etkili olanlar mukozayı sarıp, örterek irkiltiyi azaltırlar. Yangıyı önleyenler, prostaglandinler gibi yangı aracılarının sentezlemesini engellerler. Antihistaminikler ise alerjik olaylarda histaminin etkisini engelleyerek solunum yollarını genişletme yoluyla öksürüğün kesilmesine yardımcı olurlar. Kullanılmaları: Öksürük kesiciler solunum yolları hastalıklarının tedavisinde yardımcı ilaç olarak kullanılır. Yangı önleyiciler, yangı oluşumuna karışan prostaglandinler gibi maddelerin araya girdiği ve bronşların daralması ile seyreden solunum yolu hastalıklarında, antihistaminikler de öksürüğü kesmek için ve kronik tıkanmalı solunum yolu hastalığı (KOAH/COPD) tedavisinde özellikle küçük hayvanlarda kullanılır. Ancak, tüm opioid ilaçlar kedilerde dikkatli kullanılmalıdır. Hidrokodon köpeklerde yaygın kullanılır.

Solunumu Uyaranlar

Pentilentetrazol, niketamid, bemegrid, ksantin türevleri (kafein, teofilin, teobromin, etamifilin), aminofilin, striknin, kafur, lobelin, amfetamin, amonyak, eter, karbondioksit gibi analeptik özelliği olan ilaçların solunumu uyarıcı etkisi vardır. Ancak, sağaltımda bu amaçla kullanımları sona doğru giderek azalır. Ayrıca bu ilaçlar solunumu uyarıcı etki yönünden seçici değillerdir. İlaç örnekleri: Doksapram, etamifilin.

Etkileri: Doksapram seçici solunum uyarıcısıdır. Doksopram etkisini karotid ve aortik bölgelerdeki kemoreseptörleri uyararak gösterir. Ayrıca, medulladaki solunum merkezini de uyarır. Ksantinlerden etamifilin hem solunum hem de kalp üzerinde etkilidir.

Kullanılmaları: Doksapram ve etamifilin yenidoğanlarda solunum uyarıcısı olarak kullanılır. Doksopram, özellikle barbitüratlar ve uçucu genel anesteziklerin kullanılması esnasında karşılaşılan solunum durmalarında kullanılır. FDA tarafından köpek, kedi ve atlarda kullanımı uygun bulunmuştur. İnsan tüketiminde kullanılan hayvanlarda kullanımı uygun bulunmamaktadır. İlaç enjeksiyon şeklinde ve yeni doğanlarda umblikal ven (göbek kordonu kirli kan damarı) aracılığında kullanılır.

Eksojen Sürfaktanlar

Sürfaktan, solunum yollarındaki yüzey gerilimini düzenleyen bir lipid-protein kompleksidir. Akciğer gelişiminde ve solunum işlevinin sağlanmasında rol oynar. Surfaktan sayesinde alveol yüzeyinde hava-sıvı teması en uygun biçimde sağlanır. Sürfektanın yapısının yaklaşık yarısını dipalmitoilfosfatidilkolin oluşturur. Doğal ve yapay sürfektanlar bulunur. Yapay sürfektanların yapısında fosfolipidler, trigliseridler/FFA, apoprotein B, apoprotein C ve ilave maddelerden bir kaçı birden bulunur. Daha çok insanlarda kullanılır.

Yerel Hormonlar

Hormonlardan farklı olarak, sentezlendikleri yerin hemen yakınındaki yapıları etkileyen, fizyolojik ya da fizyopatolojik etkilere neden olan salgılara yerel hormon (otakoid) adı verilir. Çoğu kez vücudun savunma reaksiyonu olarak açığa çıkan bu maddeler (histamin gibi) vücuda zarar verebilir. Bu nedenle bir kaçı dışında (prostaglandinler, serotonin gibi) sağaltımda pek önemleri yoktur.

İlaç örnekleri: Başlıcaları histamin, serotonin (5-hidroksitriptamin, 5HT), anjiyotensin (anjiyotrensin II, AII), plazma kininleri, prostaglandinler (PGF2α analoğu kloprostenol, dinoprost, luprostiol, tiaprostol, fenprostalen; PGE2 analoğu dinoproston) ve sitokinlerdir. Veteriner hekimlikte sağaltımda öneme sahip olanların başında prostaglandinler ile histamin ve 5-HT antagonistleri gelir.

Etkileri: Histamin, vücudun hasara uğrayan her noktasında serbestlenir. Büyük bölümü hasara uğrayan dokudaki mast hücrelerinden ve kan bazofillerinden gelir. Aşırı hassasiyet olgularında ve özellikle anafilaktik şokta serbestleşerek damarlarda genişlemeye, bronşlarda daralmaya, kaşıntı ve ağrıya, mide salgısında artışa neden olur. Serotonin, farklı türlerde değişken etkilere neden olan bir yerel hormondur. Düz kaslı yapılar, merkezi ve çevresel sinirler üzerindeki etkileri belirgindir. Uyku, bağırsak hareketleri, vücut ısısı düzenlenmesi, insanlarda ruh hali ve davranış üzerine etkisi bulunur. Anjiyotensin, damarlarda çok güçlü daralmaya ve kan basıncında artışa neden olan peptit yapılı bir yerel hormondur. Ayrıca, böbrek üstü bezinden aldesteron salgılanmasına ve böbreklerden sodyum tutulmasına neden olur. Prostaglandinler veteriner hekimlikte kullanım alanı bulan en önemli yerel hormondur. Öncelikli etkileri üreme sistemi üzerinedir. Sarı cisimciğin gerilemesini sağlar.

Kullanılmaları: Histaminin insanlarda klinikte kullanıldığı yerler mide asit salgılanma testi, feokromositoma tanısı, akciğer fonksiyon testidir. Ancak, veteriner hekimlikte bu amaçla kullanımı bulunmamaktadır. Serotonin ve anjiyotensin de klinikte kullanım alanı bulmaz. Prostaglandinlerden PGF2α veteriner hekimlikte sığır, koyun, keçi, kısrak, domuz başta olmak üzere hemen hemen pek çok evcil hayvan türünde, özellikle yumurtalık kistlerinin tedavisi, istenmeyen gebeliklerin sonlandırılması, gecikmiş doğumun başlatılması, kızgınlığın senkronize edilmesi, yalancı gebeliğin tedavisi amacıyla kullanılır. PGE2 jeli kuşlarda yumurtanın güç çıkarılması durumlarında yerel uygulama şeklinde kullanılır.

Yerel Hormon Antagonistleri

Histamin, serotonin gibi yerel hormonların zararlı etkilerini ortadan kaldıran antagonistleri, sağaltımda daha fazla uygulama alanı bulur.

Histamin Antagonistleri

Histamin antagonistleri farmakolojik (antihistaminikler), fizyolojik ve açığa çıkmayı önleyenler şeklinde sınıflandırılabilir. Vücutta açığa çıkan histaminin etkisini tersine çeviren ilaçlara antihistaminikler adı verilir. Alerjik etkilerin kontrolünde klasik antihistaminikler olan histamin-1-reseptör (H1-R) blokörleri (önleyen) önemlidir.

İlaç örnekleri: H1-R blokörü antihistaminiklerden klorfeniramin, klemastin, siproheptadin, hidroksizin, terfenadin, difenhidramin, prometazin ve trimetazin; H2-R blokörlerinden ranitidin, simetidin ve famotidin başlıcalarıdır.

Etkileri: H1-R ve H2-R blokörleri histaminin etkisini söz konusu reseptörler düzeyinde engelleyerek alerjik belirtileri ve mide asit salgısını önler/kontrol eder

Kullanılmaları:. Antihistaminikler veteriner hekimlikte kedi ve köpeklerde alerjik olaylar ile mide asit salgısını kontrol amacıyla sınırlı bir kullanım alanı bulurlar. Ayrıca, bazı antihistaminiklerin hayvanları yatıştırıcı etkilerinden dolayı ve seyahat hastalığındaki kusmayı kontrol amacıyla da kullanımı söz konusudur.

Serotonin Antagonistleri

İlaç örnekleri: Ketanserin, ondansetron, cisaprid.

Etkileri: Vagal sinir sonlarında veya beyinde kemoreseptör trigger zon(CTZ)’da bulunan 5HT3 reseptörleri bloke ederek bulantıyı keserler.

Kullanılmaları: Ondansetron, diğer kusma kesicilerin etki etmediği, sisplatin gibi kanser tedavisinde kullanılan ilaçların neden olduğu kusmayı önlemek amacıyla köpeklerde kullanılır.

Anjiyotensin Antagonistleri

İlaç örnekleri: Kaptopril, enalapril.

Etkileri: Anjiyotensin I’in II’ye dönüşümünü sağlayan dönüştürücü enzimi (anjiyotensin dönüştürücü enzim, ACE) engelleyerek damar direncini azaltır ve kan basıncını düşürür.

Kullanılmaları: Hayvanlarda hipertansiyonda, damarların genişletilmesi ve tansiyonun düşürülmesi amacıyla kullanılırlar

Cinsiyet Hormonları Nedir?

Testislerden sentezlenen, sperma yapımı ve erkeklik karekterlerinin gelişimini sağlayan testosteron; yumurtalıklardan sentezlenen ve dişilik karekterlerinin gelişimini sağlayan östrojen; sarı cisimcik ve gebelikte plasentadan salınan progesteron cinsiyet hormonları olarak adlandırılır.

Erkek Cinsiyet Hormonları

İlaç örnekleri: Testosteron sipionat, enantat ve propionat testosteron esterleridir. Metiltestosteron (yarı-sentetik), boldenon, stanozolol, nandrolon, mibeleron (sentetik) anabolik analoglarıdır.

Etkileri: Temel etkileri erkeklerde üreme organlarının gelişimi, libido ve ikincil seks karekterlerinin (sesin kalınlaşması, kıllanma gibi) gelişmesidir. Anabolik etkileri de söz konusudur. Kemik iliğinde kırmızı kan hücrelerinin (eritrositlerin) yapımını teşvik eder (eritropoyetik etki).

Kullanılmaları: Hayvanlarda tedavi amacıyla kullanılmaları çoğu kez köpeklerle (bazen kedilerle) sınırlıdır. Erkek köpek ve kedilerde libido noksanlığı, semen kalitesinin düzeltilmesi, kriptorşizm, hormonal kıl dökülmeleri, hormonal dengesizliğe bağlı idrar tutamama olguları; dişilerde meme tümörleri ve yalancı gebeliğin tedavisi, kızgınlığın bastırılması amacıyla kullanılır. Hayvanlarda anabolik amaçla kullanımı Türkiye’de yasaktır.

Testosteron Antagonistleri

İlaç örnekleri: Testosteron antagonistlerinin çoğunluğunu sentetik progestinler oluşturur. Delmadinon, megestrol, medroksiprogesteron, siproteron, flutamid başlıcalarıdır.

Etkileri: Gonadotropinlerin salgılanmasını önleyerek veya testosteron reseptörlerini kapatarak testosteronun etkisini önlerler.

Kullanılmaları: Hayvanlarda (özellikle kedilerde) aşırı cinsel isteğin kontrolü ve iyi huylu prostat tümörlerinin sağaltımında kullanılırlar.

Dişi Cinsiyet Hormonları

İlaç örnekleri: Doğal östrojen olarak östradiol spionat, benzoat, valerat (esterleri), sentetik analog olarak etinil östradiol; progesteronun sentetik analogları olarak da altronogest, medroksiprogesteron asetat, megestrol ve delmadinon bulunur.

Etkileri: Servikal mukusun kalınlaşması ile spermin geçişinin engellenmesine, sperma ve yumurtanın döl yatağı ve yumurta kanalında taşınmasının bozulmasına neden olurlar. Ayrıca, progesteron analogları LH’yı baskılayıcı, antiöstrojenik ve plazma testosteronunu düşürücü etki gösterirler.

Kullanılmaları: Östradiol esterleri ve progesteron analogları hayvanlarda gebeliğin önlenmesi veya sonlandırılması amacıyla kullanılır. Östradiol spionat ayrıca, kısırlaştırılmış dişi köpeklerde idrar tutamamanın tedavisi ve yaşlı erkek köpeklerde iyi huylu anal tümörlerin sağaltımında da kullanılır.

Östrojen Antagonistleri

İlaç örnekleri: Klomifen, tamoksifen, nafoksidin.

Etkileri: Östrojen reseptörlerini kapatarak, östrojenlerin hipotalamustaki frenleyici etkilerinin kalkmasına ve fazla miktarda gonadotropin salıverilmesine neden olur.

Kullanılmaları: Klomifen, daha çok insanlarda ovülasyonu teşvik ve dolayısıyla kısırlığın tedavisi için kullanılır. Tamoksifen meme kanseri tedavisinde kullanılır.

Tiroid Bezi Hormonları

Temel Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji: Tiroid Bezi Hormonları

İlaç örnekleri: Levotiroksin sodyum.

Etkileri: Yağ, protein ve karbonhidrat metabolizması gibi çeşitli fizyolojik işlevlerin hızına etki eder. Protein sentezini ve glukoneogenezi artırır.

Kullanılmaları: Bütün türlerde hipotiroidizmin sağaltımında kullanılır.

Epifiz (Pineal) Bezi Hormonları

İlaç örnekleri: Doğal ya da sentetik melatonin.

Etkileri: Pineal bezden salgılanan melatoninin etkisini taklit eder. Kıl follikülleri ve prolaktin sekresyonu üzerine ve/veya melanosit stimüle edici hormon üzerine doğrudan etkir. Melatonin serum prolaktin düzeylerini artırır. Büyüme hormonu salıverici hormona cevabı artırır.

Kullanılmaları: Melatonin koyun, keçi ve atlarda fertilitenin mevsimsel kontrolünü tedavi edici olarak kullanılır. Özellikle koyun ve dişi keçilerde siklik yumurta aktivitesinin başlamasında etkili olur. Bu da koyun sürülerinde sezon içinde erken çiftleşme ve üreme performansında düzelme ile sonuçlanır. Melatonin ayrıca, köpek ve kedilerde uyku ve davranış bozukluklarını düzeltmek için, köpeklerde alopesi (kıl dökülmesi) tedavisi amacıyla da kullanılır.

Pankreas Bezi Hormonları, Oral Antidiyabetikler ve Hipoglisemide Kullanılan İlaçlar

Pankreas bezinin en önemli hormonu insülindir. Bunun yanı sıra pankreastan glukagon, somatostatin gibi hormonlarda salınır. Veteriner hekimlikte insülin daha fazla kullanılır. İnsülin karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasının düzenlenmesinde önemli bir rol oynar.

İlaç örnekleri: İnsülin, sığır ya da domuz pankreasından ekstrakte edilip saflaştırılarak ya da domuz insülininin modifikasyonu ile semisentetik olarak hazırlanır. İnsan insülinleri biyosentetik olarak da hazırlanabilmektedir. Kısa etkili (çözünür) insülin, orta ve uzun etkili insülin şeklinde bulunurlar. Oral antidiyabetiklerden klorpramid, glibensilamid, glipizid, metformin, tolbutamid; akut hipoglisemi için glukoz ve glukagon, kronik hipoglisemi için diazoksid ve oktreotid bulunur.

Etkileri: İnsülin doğrudan, oral antidiyabetikler ise insülin salıverilmesini artırarak kan şekeri seviyesini ayarlarlar.

Kullanılmaları: İnsüline bağımlı şeker hastalığında (diapetes mellitus) köpek ve kedilerde kullanılır. Oral antidiyabetiklerin kullanımı daha seyrektir.

Farmakoloji ve Toksikoloji: Hormonlar

Hormonlar, iç salgı bezleri (endokrin) tarafından hazırlanarak vücut sıvılarına (kan) salgılanan ve vücudun diğer hücrelerinde fizyolojik kontrol görevi yapan maddelerdir. Kimyasal yapılarına veya sentezlendikleri yere göre sınıflandırılırlar. Sentezlendikleri yere göre hipotalamus, hipofiz (ön ve arka hipofiz), epifiz, cinsiyet, böbreküstü bezi, pankreas, tiroid, paratiroid, mide-bağırsak ve diğer doku hormonları olarak sınıflandırılırlar.

Hipotalamus Hormonları

Başlıcaları, tirotropin salıverici hormon (TRH), kortikotropin salıverici hormon (CRH), gonadotropin salıverici hormon (GnRH), büyüme hormonu salıverici hormon (GHRH), somatostadin (büyüme hormonu salınımını inhibe edici hormon), prolaktin salıverici hormon (PRH), prolaktin salınımını baskılayıcı hormon (PIH)’dur. Veteriner hekimlikte en fazla kullanım alanı bulan GnRH’dır.

Gonadotropin Salıverici Hormonlar (GnRH)

İlaç örnekleri: Fertirelin, gonadorelin, buserelin, lesirelin, deslorelin; bunlar sentetik GnRH analoglarıdır (benzer).

Etkileri: Follükül uyarıcı hormon (FSH) ve lüteinize edici hormon (LH)’un ön hipofizden salıverilmesini ve ovülasyonu (yumurtlamayı) sağlar.

Kullanılmaları: Özellikle inek ve kısraklar başta olmak üzere, dişi hayvanlarda yumurtalık kistlerinin sağaltımı ve ovülasyonun teşvikinde, erkek kedi ve köpeklerde cinsel isteği artırmada, balıklarda yumurta sağımını kolaylaştırmada kullanılırlar.

Hipofiz Bezi Hormonları

Ön ve arka hipofiz hormonları olarak ayrılırlar. Gonadotropinler (FSH ve LH), adrenokortikotropik hormon (ACTH), tiroid salıverici hormon (tirotropin, TSH), somatotropin (GH, Büyüme hormonu), prolaktin ön hipofiz; oksitosin ve vazopressin arka hipofiz hormonudur

Gonadotropinler (Gonadotropik Hormonlar)

Gonadotropik hormonlar, hipofiz, serum ve plasenta kaynaklıdır.

Hipofiz Kaynaklı Gonadotropinler

İlaç örnekleri: Follükül uyarıcı hormon (FSH) ve lüteinize edici hormon (LH).

Etkileri: FSH, dişilerde yumurtalıklarda folliküllerin gelişmesini ve östrojen salınımını, erkeklerde ise spermanın gelişimini sağlar. LH ise olgunlaşan follikülün patlamasını ve ovumun (yumurta) dışarı atılmasını, korpus luteumdan progesteron salınımını teşvik eder. Erkeklerde ise Leydig hücrelerini uyararak testosteron salınımını sağlar.

Kullanılmaları: FSH, ineklerde süperovülasyon için kullanılır.

Plasenta Kaynaklı Gonadotropinler

İlaç örnekleri: Gebe kısrak serumu gonadotropini (PMSG) ve insan koriyonik gonadotropini (hCG) vardır.

Etkileri: Etkileri bakımından PMSG, FSH’yı, hCG ise LH’yı taklit ederek ilgili kısımda bildirilen etkileri oluşturur.

Kullanılmaları: Dişilerde kızgınlık ve ovülasyonun uyarılması, erkeklerde libido eksikliği (cinsel istek azlığı) ve sperma gelişimi ile kriptorşizim tedavisinde kullanılır.

Kortikotropin (Adrenokortikotropik Hormon, ACTH)

İlaç örnekleri: Ticarette sığır ve domuzların hipofizinden elde edilen kortikotropin ve sentetik olarak hazırlanan tetrakosaktid bulunur

Etkileri: Böbrek üstü bezinden glukokortikoidlerin salıverilmesini sağlar.

Kullanılmaları: ACTH, veteriner hekimlikte başlıca köpek, kedi, et veya süt sığırlarında ACTH yetersizliğinde, hipo- veya hiperadrenokortizim tanısında kullanılır. Ayrıca, nörolojik hastalıklar (mültiple skleroz), romatizmal hastalıklar (glukokortikoidlerin kullanımının uygun olduğu ve kısa süreli tedavi düşünüldüğünde), deri hastalıkları (glukokortikoid sağaltımına cevap veren uzun süreli tedavide), sindirim sistemi hastalıkları (ülseratif kolit, Crohn hastalığı), sığırların primer ketozisi, kanser olguları (hastanın kemoterapiye dayancını artırmak ve genel durumunu iyileştirmek için) diğer kullanım alanlarıdır.

Tiroid Salıverici Hormon (Tirotropin, TSH)

İlaç örnekleri: Tirotropin alfa.

Etkileri: İyodun tiroid bezi içine alınmasını artırır ve tiroid bezinden tiroid hormon
(tiroksin-T4, triiyodotironin-T3) salınımını uyarır.

Kullanılmaları: Özellikle köpek ve kedilerde hipotiroidizmin, atlarda ise daha seyrek olarak hipofiz adenomunun tanısı amacıyla kullanlır.

Somatotropin (GH, Büyüme Hormonu)

Etkileri: Yumuşak ve kemik dokuda büyümeyi teşvik eder. Anabolik etkisi vardır.

Kullanılmaları: Hormonal eksikliğe bağlı gelişme bozuklukları; kıl dökülmelerinin sağaltımı ve eksikliğinin tanısı amacıyla kullanılır. Anabolizan etkisi bulunmakla birlikte gıda değeri olan hayvanlarda bu amaçla kullanımı yasaktır.

Oksitosin

İlaç örnekleri: Doğal ve sentetik ürünleri vardır. Karbetosin sentetik oksitosin analoğudur.

Etkileri: Uterus düz kaslarında kasılmaya, meme kaslarını etkileyerek sütün dışarı çıkarılmasına (ejaküle edilmesi) neden olur.

Kullanılmaları: Oksitosin hayvanlarda başlıca gecikmiş doğumun başlatılması, doğumdan sonra alıkonulan yavru zarlarının atılması, sütün indirilmesi gibi amaçlarla kullanılır. Oksitosinin uterustaki etkileri östrojen varlığında daha yüksektir. Oksitosin kullanılırken serviksin gevşemiş olması ve yavrunun doğru pozisyonunun sağlanması önemlidir. Aksi halde uterusta yırtılma görülür.

Vazopressin (Antidiüretik Hormon, ADH)

Köpek, kedi, at ve insanı kapsayan çoğu memelide doğal hormon arjinin vazopressin (AVP); domuzlarda lizin vazopressin (LVP)’dir.

İlaç örnekleri: Doğal ve sentetik ilaçları bulunur. LVP ve sentetik analog olan desmopressin asetat (DDAVP) başlıca kullanılanlarıdır.

Etkileri: Desmopressin asetat vücutta suyun tutulmasını sağlayarak idrar miktarını azaltır. Ayrıca, kan kesici, doza bağımlı pıhtılaşma faktörlerinin (faktör VIII, plazminojen) etkinliğini artırıcı, daha zayıf olarak damar direncini artırıcı ve oksitosik etkisi de bulunur.

Kullanılmaları: Vazopressin, kendi noksanlığına bağlı gelişen şekersiz şeker hastalığı (Diabetes insipitus) ve daha az olarak bir kan hastalığı olan Von Willebrand’s hastalığında kullanılır.

Temel Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Sınavda Çıkan Sorular Ünite 3

SINAVDA ÇIKACAK OLAN SORULARIN CEVAPLARI KALIN PUNTO VE ALTI ÇİZİLİ OLARAK VERİLMİŞTİR.

1- Bir sinir hücresinde, peptid maddeler hariç, diğer nöromodulatörlerin sentezlendiği yer neresidir?

a. Hücre gövdesi
b. Dendrid
c. Akson
d. Sinaps aralığı
e. Sinir ucu

2- Opioidler güçlü ağrı kesici maddelerdir; etkilerine sinir ucunda bulunan aşağıdaki maddelerden hangisinin salıverilmesini azaltmaları aracılık eder?

a. P maddesi
b. Adrenalin
c. Endorfin
d. Enkefalin
e. Antidiüretik hormon

3- COMT aşağıdaki maddelerden hangisinin metabolizmasında önemlidir?

a. Dopamin
b. Ak
c. NA
d. P maddesi
e. 5HT

4- 3,4-Metilendioksimetamfetaminin (Ecstasy) etkisi aşağıdaki maddelerden hangisi ile ilişkilidir?

a. Ak
b. 5HT
c. GABA
d. Glisin
e. P maddesi

5- Aşağıdaki ilaçlardan hangisi α2A-R’leri özel olarak uyarır?

a. Terbutalin
b. Fenilefrin
c. Ksilazin
d. Prazosin
e. Atropin

6- Aşağıdaki ilaçlardan hangisi genel anestezi için kullanılır?

a. Lidokain
b. Asepromazin
c. Diazepam
d. Ketamin
e. Fenitoin

7- Aşağıdaki ilaçlardan hepsinin de ağrı kesici etkisi vardır ama etki güçleri farklıdır; ağrı kesici etkisi en güçlü olan maddeyi belirtiniz?

a. Aspirin
b. Metamizol
c. Fenilbutazon
d. Ketoprofen
e. Morfin

8- Adrenerjik sinir uçlarını tahrip eden madde hangisidir?

a. Rezerpin
b. 6-Hidroksidopamin
c. Amfetamin
d. α-Metil-p-tirozin
e. Kokain

9- αA-R’lerde blokan etkili maddeyi işaretleyiniz?

a. Rezerpin
b. Propranolol
c. Yohimbin
d. Praktolol
e. Ksilazin

10- Aşağıdaki ilaçlardan hangisi AkE etkinliğini engelleyerek etkisini oluşturur?

a. Arekolin
b. Muskarin
c. Atropin
d. Fizostigmin
e. Hemikolinium

Temel Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Ünite 3 Özet

Ünite 3 – Sinir Sistemi İlaçları Özet

Sinir sisteminde ana görev birimini (nöron) tanımlamak.

Nöron sinir sisteminde ana görev birimidir. Hücre gövdesi, akson, dendrid gibi üç kısımdan yapılmıştır. İlaçlar dahil, dendridler ile uyarı alınır, hücre gövdesinde değerlendirilir, akson ile uygun cevap sinir ucuna iletilir ve görünen etki oluşur.

İletişim aracılarını bilmek.

Sinir ucuna gelen uyarının sinaps veya kavşak sonrası tarafa iletilmesi iletişim aracıları ile sağlanır. Burada iletimden birici derece sorumlu olan aracılar NM’ler diye bilinir; bunların başlıcaları Ak, dopamin, GABA, glisin, glutamik asit, 5HT, NA’dır. İletimin düzenlenmesi veya ayarlanması görevini ise nöro-modulatörler yapar; bu maddeler sinaps öncesi ucu veya sinaps sonrası zarın uyarılabilirliğini değiştirerek etkili olurlar. Nöro-modulatör olarak görev yapan maddelerin başlıcaları endorfinler, enkefalinler, P maddesi gibi maddelerdir.

Sinaps veya kavşakları ve buralarda oluşan olayları tanımlamak.

Sinaps veya kayşaklarda uyarının geçişi sağlanır. Ama, bu aşamaya kadar burada çok önemli birçok olay (NM madde sentezi, depolanması, salıverilmesi gibi) gerçekleşir. Salıverilen NM madde sinaptik aralığı geçerek reseptörleri etkiler ve reseptör sonrası olayları başlatarak sonuçta etkisini oluşturur. Bundan sonra NM maddenin etkisi sonlanır ve sinaps veya kavşak tekrar uyarılabilir hale gelir.

Sinaps veya kavşaklarda ilaçların etki yerlerini ve etkilerini açıklamak.

Sinir sisteminde ilaçlar etkilerini esasta sinaps veya kavşaklarda oluşturur. Burada NM’nin sentezini bozarak, NM’nin salıverilmesini etkileyerek (hızlandırarak veya engelleyerek), salıverilen NM’nin sinir ucuna alınmasını etkileyerek, sinir ucunda NM’nin depolanmasını bozarak, sinaps öncesi veya sonrası uçtaki reseptörleri etkileyerek (uyararak veya baskılayarak) gibi çeşitli mekanizmalarla etkilerini oluştururlar.

Parasempatik Sinir Sistemi ilaçları

Parasempatik sinir sisteminde (PSS) asetilkolin (Ak) tüm otonomik gangliyonlar, parasempatik nöro-efektör kavşaklar, adrenal bez öz kısmı, somatik nöro-musküler kavşaklarda uyarının geçişini sağlayan NM maddedir.

Asetilkolin Sentezi, Depolanması, Salıverilmesi ve Etkisinin Sonlandırılması

Asetilkolin kolinerjik sinir uçlarında sentezlenir ve veziküllerde depolanır. Bir motor sinir ucunda 300 binden fazla sayıda vezikül, her vezikülde de 1000-50.000 arasında Ak molekülü bulunur. Ak’in %85’i kolay (serbest) ve zor (bağlı) salıverilir şekilde depolanır; kalanı ise sinir uçlarına doğru merkezi olarak yerleşmiş olup sabit faz halinde bulunur. Bir uyarı sinir ucuna ulaştığında, yaklaşık 0.75 milisaniyelik bir gecikmeyle fazla miktarda Ak (100 ve daha fazla sayıda vezikül içeriği) salıverilir. Sinaps veya kavşak aralığına salıverilen Ak, AkE ile hızlı biçimde kolin ve asetik asite parçalanır. Kolin, sinir ucuna alınarak (kolin pompası ile) Ak sentezinde kullanılır.

Kolinerjik Reseptörler

Parasempatik sinir sisteminde nikotinik (nAk-R) ve muskarinik (mAk-R veya M-R) diye iki tip Ak reseptörü (Ak-R) bulunur. Bu reseptörlerin anılan şekilde ayrılmasının sebebi, Ak tarafından uyarılmalarını takiben, sırasıyla nikotin ve muskarine benzer etki oluşturmalarıdır.

Nikotinik reseptörler (nAk-R’ler): Bu reseptörler otonomik gangliyonlar, nöro-musküler kavşaklar ve adrenal bezdeki kromafin hücrelerde bulunur. nAk-R’lerin çeşitli blokörlere verdikleri cevaplar veya duyarlılıkları oldukça farklıdır. Örneğin nöro-musküler kavşaklardaki nAk-R’ler d-tubokurarin, süksinilkolin; otonomik gangliyonlardaki nAk- R’ler hekzametonium gibi ilaçlarla kapatılıp uyarı geçişi engellenebilir. Bu sebeple, nAk- R’lerin iki alttipi bulunduğu kabul edilir.

Muskarinik reseptörler (M-R’ler veya mAk-R’ler): Bunlar kalp kası, düz kas ve salgı bezlerindeki nöro-efektör kavşaklarda bulunurlar; M1-R, M2-R, M3-R, M4-R diye tipleri vardır. M1-R’ler yemek borusu, mide ve bağırsaklardaki kolinerjik nöronlar ve otonomik sinapslarda bulunur; bu reseptörlerde uyarı geçişi pirenzepin ile seçici şekilde engellenir. M2-R’ler kalp kası ve düz kaslarda, M3-R’ler ve M4-R’ler de düz kas ve salgı bezlerinde bulunur. M2-R’ler kolinerjik sinir uçlarında da mevcuttur; negatif-geri bildirim ile Ak salıverilmesini azaltır. Atropin ve benzeri ilaçlar tüm M-R’leri kapatır ve uyarı geçişini engeller. M-R’lerin agonistleri tarafından uyarılması efektör yapıya göre değişen etkilere yol açar; örneğin mide-bağırsak kanalında uyarı oluşurken, kalp kasında baskı, damarlarda gevşeme ve genişleme oluşur.

Asetilkolinin Etkilerinin Değiştirilmesi

Asetilkolinin etkileri çeşitli ilaçlar ve mekanizmalarla değiştirilebilir; bunlardan bazıları aşağıya çıkarılmıştır.

• Hemikolinium sinir uçlarından kolinin alınmasını engelleyerek Ak’in sentezini sınırlandırır.

• Vesamikol, Ak’in depo veziküllerine taşınmasını ve böylece salıverilmesini önler.

• Botulismus toksini tüm kolinerjik yapılarda Ak’in salıverilmesini engeller.

• Parasempatik efektör yapılardaki mAk-R’ler düzeyinde arekolin, pilokarpin, karbakol gibi ilaçlar Ak’e benzer; atropin, skopolamin, pirenzepin gibi ilaçlar antagonistik etki yapar.

• Otonomik gangliyonlardaki nAk-R’lerde nikotin Ak’e benzer etkiye yol açarken, hekzametonium, tetraetilamonium, trimetafan uyarının geçişini önlerler.

• Nöro-musküler kavşaklardaki nAk-R’leri nikotin gibi ilaçlar uyarır, kürar, süksinilkolin, a-bungarotoksin gibi ilaçlar uyarı geçişini engeller.

• AkE’yi engelleyen maddeler (fizostigmin, neostigmin gibi) tüm otonomik yapılarda kolinerjik uyarıya yol açarlar.

Parasempatomimetikler

Kolinerjik ilaçlar diye de bilinirler. Kolinerjik reseptörleri (mAk-R’ler ve nAk-R’ler) doğrudan veya dolaylı şekilde etkileyerek Ak’in etkisini taklit ederler. Kolinerjik terimi, otonomik etki yeri dikkate alınmaksızın, Ak’e benzer etki yapan ilaç, parasempatomimetik terimi ise PSS’de gangliyon sonrası sinirlerle kontrol edilen efektör yapılarda Ak’e benzer etki oluşturan ilaç anlamına gelir. Burada incelenecek ilaçların çoğunun, muskarinik etkileri yanında, nikotinik etkileri de vardır. Özellikle AkE’yi engelleyen maddeler (fizostigmin, neostigmin gibi) nAk-R’ler ve mAk-R’ler arasında ayrım göstermeksizin etki oluştururlar.

İlaç örnekleri: Kolin esterleri (Ak, karbakol, metakolin gibi), alkaloitler (arekolin, pilokarpin gibi), AkE’yi engelleyenler (fizostigmin, neositgmin, pridostigmin gibi). AkE’yi engelleyenler dolaylı etkili parasempatomimetikler diye de bilinirler.

Etkileri: Damarları genişletir, kan basıncını düşürür ve kalbi yavaşlatırlar. Düz kasları (sindirim kanalı, solunum yolları, idrar kesesi, uterus gibi) uyarırlar. Mide-bağırsak hareketlerini artırır, sancı ve ishal yaparlar. Solunum yollarını daraltırlar; nefes alıp-vermeyi zorlaştırırlar. İdrar kesesi duvarını kasar ve istem dışı işemeye (idrar kaçırma) sebep olurlar. Uterus hareketlerini artırır ve yavru atmaya yol açabilirler. Tüm salgıları (burun, mide, pankreas, solunum yolları, ter, tükürük gibi) artırırlar.

Kullanılmaları: Mide-bağırsak tembelliği, rumen tembelliği, peklik, idrar tutukluğu, atropin ve benzeri maddelerle zehirlenmeler gibi durumlarda kullanılırlar.

Parasempatolitikler

Bu ilaçlar postgangliyonik kolinerjik sinirlerle kontrol edilen nöro-efektör yapılarda (düz kas, kalp kası, salgı bezi gibi) Ak’in muskarinik reseptörler (M-R’ler veya mAk-R’ler) aracılığındaki etkilerini önlerler. mAk-R’leri yarışmalı şekilde kapatarak uyarının geçişini engelleyen bu maddeleri antimuskarinik ilaçlar olarak ifade etmek daha uygun düşer. Temel etkileri atropine çok benzediği için atropinik veya atropin-benzeri ilaçlar terimi de çok kullanılır. Dördüncül amin türevleri (hiyosin-N-bütilbromür, propantelin gibi) kısmen nAk-R’ler aracılığındaki uyarı geçişini de engellerler. Çeşitli organ veya dokulardaki parasempatik nöro-efektör yapıların ya da mAk-R’lerin bu ilaçlara duyarlılıkları arasında önemli ayrımlar vardır. En duyarlı yerler tükürük, terve solunum yollarındaki salgı bezleridir; bunları göz bebekleri ve kalpteki mAk-R’ler izler. Mide-bağırsak kanalı ve idrar kesesindeki mAk-R’lerin duyarlılığı daha azdır. En az duyarlı mAk-R’ler, mide asit salgısı ile ilgili olanlardır; bu sebeple, çok yüksek dozlarda verilmedikçe, mide asit salgısını çok az engellerler.

İlaç örnekleri: Adifenin, atropin [(±)-hiyosiyamin], atropin metilnitrat, flavoksat, glikopirolat, hiyosin (skopolamin), hiyosin N-butilbromür, homatropin, metantelin, propantelin, pirenzepin. Bunlarda pirenzepin M1-R’ler için seçici etkilidir; diğer reseptörlerde uyarı geçişini pek engellemez.

Etkileri: Kalbi hızlandırırlar, mide-bağırsak hareketlerinin zayıflatırlar ve yavaşlatırlar, içeriğin geçişini yavaşlatırlar, sancıyı önler veya teskin ederler, göz bebeğini genişletirler, salgıları (göz yaşı, solunum yolları, ter, tükürük) azaltırlar. MSS’yi bazıları (atropin gibi) uyarır, bazıları (hiyosin gibi) da baskılar.

Kullanılmaları: Preanestezi, düz kaslarda spazm çözücü, gözün incelenmesi, taşıt tutması, organik fosforlu (malatiyon, triklorfon gibi) ve karbamat (aldikarb, karbaril gibi) insektisitlerle zehirlenmelerde antidot olarak kullanılırlar.

Farmakoloji ve Toksikoloji: Sempatolitikler

Sempatik sinir sisteminde sinir uçları ile efektör yapılar arasında sinirler veya ilaçlarla oluşturulacak etkileri önleyen ya da şiddetini azaltan ilaçlardır. Bu ilaçların etkisi ya adrenerjik sinir uçlarının veya A-R’lerin ya da her ikisinin bloke edilmesi sonucu uyarı geçişinin bozulmasıyla ilgilidir. Buna göre A-R blokörleri ve adrenerjik nöron blokörleri diye iki gruba ayrılırlar. A-R blokörleri; αA-R’ler ve βA-R’ler üzerinde oldukça seçici etkilidirler; αA-R’leri bloke eden ilaçlar βA-R’leri pek etkilemez; bu durumun tersi de doğrudur. Yani, A-R blokörleri kısmi bir sempatolitik etki oluştururlar. Buna karşılık, nöron blokörleri tam sempatolitik etkilidirler. Reseptör blokörleri adrenal bezlerden salıverilen adrenalin ve NA’nın etkilerini engellerken, nöron blokörlerinin bu tür etkileri yoktur. A-R blokörleri tüm sempatomimetik ilaçların etkilerini önlerken, nöron blokörleri sadece dolaylı yoldan etkili maddelerin (amfetamin, efedrin gibi) etkilerini engelleyebilirler.

İlaç örnekleri: αA-R blokörleri (bromokriptin, dibenamin, ergonovin (ergometrin),
ergotamin, fenoksibenzamin, karvediol, labetalol, prazosin, yohimbin); βA-R blokörleri
(atenolol, metoprolol, propranolol, timolol gibi); adrenerjik nöron blokörleri (bretilium,
guanetidin, rezerpin gibi).

Etkileri: αA-R blokörleri damarları genişletir ve kan basıncının düşürürler. Ergonovin, ergotamin gibi ergot alkaloitleri deri damarlarını daraltırlar; özellikle vücudun çıkıntılı yerlerinde (kulak, kuyruk gibi) doku ölümüne (nekroz) sebep olabilirler. Uterusu uyarır ve doğum eylemini başlatırlar. βA-R blokörleri kalbi yavaşlatır, atım bozukluklarını engeller, düz kasları (damar, solunum yolları gibi) kasarlar.

Kullanılmaları: Kan basıncının düşürülmesi, kalp hızının yavaşlatılması, kalpte atım düzensizliklerinin önlenmesi, koroner damar yetmezliği, uterusun uyarılması, doğum eyleminin başlatılması gibi durumlarda kullanılırlar.

Sempatomimetikler

Adrenerjik nöro-efektör yapıları doğrudan ya da dolaylı etkileyerek, SSS’nin uyarılmasına veya adrenalin (epinefrin) ve noradrenalinin (NA, levarterenol) etkilerine benzer etkiler oluşturan maddelere sempatomimetikler veya adrenerjik ilaçlar adı verilir. Bu ilaçların birçoğu hem αA-R’leri hem de βA-R’leri etkileyerek genel etkiye yol açarlar; bazıları da bir reseptör tipini, hatta alttipini etkileyebilecek ölçüde seçici etkilidirler.

İlaç örnekleri: Adrenalin, dobutamin, dopamin, İPT, NA, amfetamin, bametan, detomidin, efedrin, fenilefrin, klenbuterol, klonidin, ksilazin, medetomidin, metamfetamin, mefentermin, α-metildopa, nilidrin, orsiprenalin (metaproterenol), ritodrin, salbutamol, simaterol, terbutalin gibi; bu ilaçlardan ilk beşi katekolaminler diye de bilinirler. Bunlardan α-metildopa, detomidin, klonidin, ksilazin ve medetomidin saf α2A-R agonisti; bametan, klenbutarol, nilidrin, orsiprenalin, ritodrin, salbutamol, simaterol, terbutalin saf β2A-R agonistidir.

Etkileri: İlaç ve reseptör çeşidine göre etkileri önemli ölçüde değişir. Ama, genel olarak deri ve mukozalardaki damarları daraltırlar, iskelet kasları ve koroner damarları genişletirler, kan basıncını genellikle yükseltirler (α-metildopa, klonidin, ksilazin gibi α2A-R uyarıcıları düşürür), kalbi uyarırlar (kalbin atım sayısı ve kalp debisi yükselir), solunum yollarını genişletirler (nefes alıp-verme kolaylaşır), sindirim kanalı düz kaslarını gevşetir ve hareketleri yavaşlatırlar, kan-beyin engelini geçenler (amfetamin, efedrin gibi) beyini uyarırlar, metabolizmayı hızlandırırlar ve oksijen tüketimini önemli ölçüde (%20 -30) artırırlar, bazıları (detomidin, ksilazin, medetomidin gibi) sakinleştirici, ağrı kesici ve merkezi olarak çizgili kas gevşetici, bazıları (klenbuterol, simaterol gibi β3A-R uyarıcıları) anabolik etkilidir.

Kullanılmaları: Damarların daraltılması (kan kesici, kanlanma giderici, kan basıncının yükseltilmesi, şokun sağaltımı, yerel anesteziklerin etki süresinin uzatılması gibi) veya gevşetilmesi (tansiyonun düşürülmesi), düz kasların gevşetilmesi (çevre damarı rahatsızlıkları, erken doğumun önlenmesi, şokun sağaltımı, solunum yollarının gevşetilmesi), alerjik hastalıkların sağaltımı (astım, anafilaktik şok, saman nezlesi gibi), kalp bloğunun önlenmesi, göz bebeklerinin genişletilmesi, MSS’nin uyarılması, iştahın azaltılması ve şişmanlığın sağaltımı, kalbin uyarılması başlıca kullanım yerlerini oluşturur.