İslam Birliği Kuruntudur, Gerçekleşmesine İmkan Yoktur

İslam Birliği Kuruntudur, Gerçekleşmesine İmkan Yoktur. Çünkü Müslüman devletler hiçbir konuda anlaşamıyor, devletler anlaşsa bile halk anlaşamıyor. Mezhep farklılıkları da en büyük engel. Örneğin; Arap’ın haram dediğine Türk helal diyebiliyor. Müslüman olan herkes de şeriat kanunları altında yaşamak da istemiyor. Bu aslında bir çelişkidir, çünkü şeria demekt Kuran demektir. Ancak Müslümanlar arasında çok fazla ihtilaf (anlaşmazlık, uyuşmazlık) var. İslam’ın ilk yıllarında bile peygamberin damadı Ali ile Peygamberin eşi kanlı bıçaklı birbirlerine girmediler mi? Ali, Ömer, Osman gibiler peygamberin yanında bulunan şahsiyetler peygamber öldükten sonra kavgaya tutuşmadılar mı? Peygamber Muhammed’in cennetle müjdelediği insanlar birbirlerinin kanını dökmedi mi? Gerçekler bu şekilde ortadayken … Okumaya devam et İslam Birliği Kuruntudur, Gerçekleşmesine İmkan Yoktur

Moskova’yı Yakan Kırım Hanı

Kırım Hanı I. Devlet Giray Han 1571’de Oka Suyu’nda Rus müdafaa hattını yarıp Moskova önlerine geldi ve şehri ateşe verdikten sonra geri döndü. Bu başarısı dolayısıyla kendisine ”Taht Algan” unvanı verildi. Bu yangın, dünya üzerindeki birkaç şehir yangınından biridir. 10,000 ile 80,000 arasında ölü sayısı olduğu tahmin edilmektedir. Şehrin nüfusunda gözle görülür bir düşüş yaşanmıştır. Bu yangından sonra Moskova ve çevresi geçici olarak Kırım Hanlığınca işgal edilmesine, kazanılan zafere karşın lojistik yetersizliklerden dolayı, Kırım Hanı şehri ve çevresini boşaltmak zorunda kaldı. 4. İvan Livonya Savaşı’nda geçici barış isteyip, Moskova’ya dönüp şehri tahkim etmek zorunda kaldı. Korkunç İvan’a vurulan bu büyük … Okumaya devam et Moskova’yı Yakan Kırım Hanı

Avrupa Asırlarca Türk Korkusu İle Yaşadı

İtalyan savaşları (1494-1559) sırasında yenilgiye uğrayan her devlet son çare olarak düşmanına karşı Osmanlı yardımı almak tehdidini kullanmıştır. Başlangıçta Osmanlılar, Fransa-Venedik ittifakına karşı Milano ile Napoli tarafını tutuyordu. Bayezid, Napoli kralına yardıma yirmi bin kişilik bir ordu gönderme sözü vermiş, ancak karşılığında Otranto’yu istemiştir. Kanuni Sultan Süleyman zamanında protestanlar da Türklerle savaşmayın diye propaganda yapıyor ve Papa’yı da “Dediklerimizi yapmazsanız Türklerle ittifak kurarız” diye tehdit ediyordu. Ayrıca Fransa’da Osmanlı’dan yardım istemiş ve Türk desteği ile Almanlar ile savaşmıştır. Barbaros Hayrettin Paşa Fransızlara denizden destek sağlamıştır. Okumaya devam et Avrupa Asırlarca Türk Korkusu İle Yaşadı

Türklere Gelen Bizans Elçisinin Raporu

568 yılında Bizans İmparatoru 2. Justinos (justin) İstemi Yabguya,Zemarkhos (Zemarkos) adında bir elçi göndermiştir. Elçi, İstemi Yabgunun Tanrı dağlarındaki yazlık merkezi Ak-Dağ (Altın-dağ) da huzuruna çıkmıştır. Bizans elçisinin hatıraları; Göktürk hayatını, kudretini ve sanatını gözler önüne sermesi bakımından çok kıymetli bir belgedir. Bu rapora göre İstemi Yabgu, Bizans elçisini önce Ak-dağ veya Altın dağdaki muhteşem çadırına kabul atti. Kağan, gerektiğinde bir at tarafından çekilmeye hazır, iki tekerlekli bir taht üzerinde oturuyordu. Çadır, türlü renklerde ipek kumaşlarla süslenmiş bulunuyordu. Altın dağda kabul töreni için ayrı, oturmak için ayrı, yemek yemek için ayrı çadırlar vardı. Çadırların hepsinin de içi renk renk ipek … Okumaya devam et Türklere Gelen Bizans Elçisinin Raporu

Kurşunla Beslenen Rus Generali

Eskiden Generaller de erlerler birlikte göğüs göğüse savaşa girer, düşmana yalınkılıç atılırlardı. Artık günümüzde teknoloji ilerleyince generaller de savaşları cephe gerisinden idare etmektedir. Savaşın göğüs göğüse yapıldığı, erkek cesaretinin daha üst seviyede olduğu zamanlarda Rus Genaral kafasına yediği kurşunlarla besleniyordu. Mikhail Kutuzov, 16 Eylül 1745’te Saint Petersburg ‘da doğdu. Babası, Korgeneral Illarion Matveevich Kutuzov, Mühendisler Birliği’nde 30 yıl görev yaptı. Mihail Kutuzov’un annesi, Beklemişev’in soylu ailesinden geldi. Babasının seçkin hizmeti ve annesinin yüksek doğumu göz önüne alındığında, Kutuzov imparatorluk Romanov ailesiyle erken yaşlardan beri temas kurdu. 1757’de 12 yaşında Kutuzov girdi seçkin bir askeri mühendislik okulu özel bir öğrenci olarak. … Okumaya devam et Kurşunla Beslenen Rus Generali

Kıbrıs Haritasındaki Çıkıntı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) veya Kuzey Kıbrıs, Akdeniz’deki Kıbrıs adasının kuzey kısmında yer alan de facto devlet. Varlığı Türkiye dışında hiçbir ülke tarafından tanınmaz. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi kuruluşlar ve uluslararası toplum tarafından 1974’te Türkiye’nin gerçekleştirdiği Kıbrıs Harekâtı’ndan beri “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” Türkiye işgali altındaki toprağı olarak nitelenir. Kıbrıs haritasına baktığınızda zaman farketmişsinizdir. Bir çıkıntı var. Burada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Akıncılar ilçesini görüyorsunuz. Burası Kıbrıs Rum kesimi topraklarına doğru 9-10 km boyunca girmiş bir bölge. Buranın çok ilginç bir hikayesi var. 1974 Kıbrıs Harekatı sırasında Rum birliklerini ezerek perişan eden ve tüm dünyayı Türklerin gücünü gösteren Türk … Okumaya devam et Kıbrıs Haritasındaki Çıkıntı

El Cahiz Türkler Hakkında Ne Dedi?

Evrim Teorisinin İslam Dünyasındaki Temsilcilerinden biri olan Afro-Arap Asıllı Yazar El Cahiz’in Türkler hakkında düşünceleri; Hücum anında Türklerden bin süvari, bin düşman atlısına ok atsa onların hepsini yere sererler. Bu türlü hücuma hiçbir ordu dayanamaz. Türk, vahşi hayvana, kuşa, insana , avının üzerine pike yapan kuşlara ok atar. O, hayvanını hızla sürdüğü halde, önce arkaya, sağa ve sola , yukarıya ve aşağıya ok atar. Bir dağdan inerken veya bir çukur vadinin içine girerken atını haricinin düz yerinde sürdüğünden daha hızlı sürür. Türk’ün ikisi yüzünde, ikisi kafasının arkasında olmak üzere dört gözü vardır. Türk hücum ettiği zaman şahsı, silahı, hayvanı, hayvanın … Okumaya devam et El Cahiz Türkler Hakkında Ne Dedi?

İsrail’de Ermeni Bayraklı Araca Saldırı!

İsrail’de Ermeni Bayraklı Araca Saldırı! Azerbaycan ve Ermenistan arasında geçen savaşta, İsrail’de yaşayan bir Ermeni, aracına Ermenistan bayrağı koyduğu için saldırıya uğradı ve aracı parçalandı. Azerbaycan ve İsrail 1992’den beri diplomatik ilişkiler içerisindedir. Azerbaycan, Türkiye ile birlikte İsrail’le siyasi ve ekonomik ilişkiler geliştiren az sayıdaki müslüman ülkeden biridir. 2019 itibarıyla, iki ülke arasındaki ticaret yılda 5 milyar doları aşıyor. Azerbaycan’da yaklaşık 15.000 Dağ Yahudisi ve diğer Yahudiler yaşıyor. İsrail’de yaklaşık 80 bin Yahudi – Azerbaycanlı göçmen yaşıyor . ki ülke arasındaki askeri-teknik işbirliği de başarılı bir şekilde gelişiyor. 2004 yılında Türkiye’de üretilen İsrail silahlarının Azerbaycan’a temini için bir sözleşme imzalanmıştır … Okumaya devam et İsrail’de Ermeni Bayraklı Araca Saldırı!

Şuuraltında Yaşayan Ülkü!

Millî birlik ve millî birlikten sonra cihan hâkimiyeti, milletin şuuraltında yaşayan bir ülküdür. Şuuraltındaki bu istek, zaman zaman şuura çıkar. Zaman iyi seçilmişse muzaffer olur. İyi seçilmemişse milletin başını derde sokabilir. Fakat bu ülkü, milletin hız ve ahlâk kaynağıdır. Bir gaye için ıstırap çeken, fakat buna isteyerek katlanan insan gibi, milletler de millî ülküleri için hesapsız fedâkârlığa katlanırlar, katlanmışlardır. Ülkü yolunda yürüyen milletler başka milletleri hem korkutur, hem de hayran bırakır. Ülkü yolunda yürüyen millet, kendisinde başka milletlere karşı mevcut aşağılık duygusunu atmıştır. Kendisine inandığı ve hiçbir şeyden korkmadığı için, düşmanlarının çokluğundan, tekniğinden ürkmez. Ölümü seven milletlere, hayat, kollarını açar. … Okumaya devam et Şuuraltında Yaşayan Ülkü!

Bozkır İmparatoru!

Diğer Osmanlı hükümdarlarından çok farklı bir anlayışa sahip olan, bir bozkır imparatoru gibi hareket eden Yavuz Sultan Selim Han, tıpkı Cengiz han ve Timur gibi kısa sürede (8 yıl) ülke topraklarını üç katına çıkarmıştır. Yavuz Sultan Selim, Cengiz soyundan gelen Hafsa Sultan ile evlenmiş, Doğu seferi sırasında ise Timur’un hükümsüz torununa tahtının yanında taht koydurarak ” O, bir Cihan padişahının torunudur.”demiştir. Nihal Atsız ise şöyle der; En büyük Türk hakanlarından olan Yavuz Sultan Selim, kısa saltanatında, üssülharekesinden çok uzaklarda Kölemen ve Safevî ordusu gibi iki müthiş orduyu tam bozguna uğratmak ve çölü 30.000 kişiyle geçerek Mısır’a dalmak gibi gözü karalık … Okumaya devam et Bozkır İmparatoru!

Tarih Yapan, Fakat Yazmayan Millet

Otuz asırlık tarihimizde biz iki devlet kurduk. Birincisi, tarihin karanlıklarından itibaren başlayarak son çağa kadar gelen ve kaybedilen devlet, yani Türkistan’daki, asıl Anayurttaki devlet; ikincisi de On Birinci Asırda kurulup günümüze kadar gelen Önasyadaki devlet, yani bizim devletimiz (Türkiye). Anayurt dışında kurulan devletler bu hesaptan hariçtir. «Çok devlet» iddiası hükümdar hanedanlarını devlet sayan Şark tarihçilerinin bize aşılayıp kabul ettirdikleri yanlış telâkkiden doğuyor. Türkler, tarih yapan, fakat yazmayan bir millet olarak tanınmışlardır. Kendilerinden bahsettikleri Orkun yazıtlarında bile «Yukarıda mavi gök, aşağıda kara toprak yaratıldıktan sonra ikisi arasında insanoğulları yaratılmış, insanoğulları üzerinde ecdadım Bumun Kağan, îstemi Kağan hâkim olmuş» şeklinde gayet kayıtsız … Okumaya devam et Tarih Yapan, Fakat Yazmayan Millet

Rus Türkolog Prof. Dr. Barthold

Vasili Viladimiroviç Barthold 15 Kasım 1869’da Petersburg’da dünyaya gelmiştir. 1891 ‘de Petersbmg Üniversitesi Doğu Dilleri Fakültesini bitirmiş, 189 l -l892’de Almanya’da Halle’de profesör Ogust Müller’in ve Starzburg’ta Profesör Nöldeke’nin derslerine devam etmiştir. 1893-1894’te T ürkistan’a ilmi bir seyahat yapmış, sonra bu seyahatlarını birkaç defa daha tekrar etmiş ve son olarak 1925’te oralarda bulunmuştur. 1896’ta Petersburg Üniversitesinde profesör namzeti sıfatıyla “Doğu tarihine ait” dersler vermiştir. I 900′ de tez olarak hazırladığı “Moğol İstilası Esnasında Türkistan” adlı eseri ile doktor ünvanını almıştır. ı 901 senesinde Üniversitesine profesör olarak atanmış ve 1910 senesinde Rus İlimler Akademisine muhabir üye olarak seçilmiş ve 1913’te Akademinin … Okumaya devam et Rus Türkolog Prof. Dr. Barthold

Türkmenistanlı Lider Türklere Hakaret Etti

Orta Asya Devletlerinde yaşayanlar genel itibari ile Türklüğü kabul etmezler hatta kendilerine Türk müsünüz diye soru sorulduğunda “Hayır” cevabını verirler. Daha da kötüsü Türk adını hakaret olarak algılarlar. Türkmenler (Türkmenistanlılar) bile Türk adını kabul etmezler. Türkmenin anlamı “Ben Türküm” demektir. Eski zamanlarda genellikle Müslüman Oğuz Türklerine Türkmen denirdi. Ancak buna rağmen Türkmenler kendilerini ayrı bir ırk olarak görürler. Sözümüz Suriye ve Irak Türkmenlerini kapsamaz. Onlar Türklüğü kabul eder ama Türkmenistanlı Türkmenler kesinlikle kabul etmez. Orta Asya Türklerinin Türklüğü kabul etmemesinin pek çok nedeni vardır. Bunlardan bazıları şunlardır: 1-) Rusların asimilasyon politikası. Uzun süre Rus işgali altında kalan Orta Asya’da Türkçü … Okumaya devam et Türkmenistanlı Lider Türklere Hakaret Etti

Selçuklu Türkleri: Çağrı Beğ

Türkiye Devleti’nin kuruluşunda çok büyük payı olan bu kahraman Oğuz Beği, Mikaîl Yabgu’nun büyük oğlu, Selçuk Sübaşı’nın da torunudur. Mikaîl yabgu büyük ihtimalle babası Selçuk Beğ’den önce ölmüş, fakat tarihe Çağrı Beğ ve Tuğrul Beğ adında iki ateş parçası oğul bırakmıştır. Hazar Kağanlığı’na bağlı olan Oğuzlar, XI. Yüzyıl başlarken bu kağanlığın dağılmaya yüz tutmuş olması dolayısıyla dağınık bir halde bulunuyorlardı. Doğularında kuvvetli Karanlı Hakanlığı, güneylerinde daha kuvvetli Gazneliler İmparatorluğu vardı. Oğuzlar’ın büyük bir bölümü Gazneliler’e tâbi olduğu halde Çağrı Beğ’le Tuğrul Beğ, Karahanlılar’ın Talas valisi olan Yağan Tegin Mehmet Buğra Han’a bağlıydılar. Yağan Tegin, Talas ırmağı boyundaki Selçi şehrini dirlik … Okumaya devam et Selçuklu Türkleri: Çağrı Beğ