Osmanlı Tarihi: Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye Ordusu

Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasını ilan eden fermandan sonra Hz. Muhammed’in adına ithafen, bu yeni orduya Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye (Hz. Muhammed’in Muzaffer Askerleri) ismi verilmiştir. 1843 yılından itibaren bu ismin yerine düzenli ordu manasına gelen Asâkir-i Nizamiye kullanılmıştır. Günümüzde kışlalar ve askerî tesislerin ana giriş kapılarına Nizamiye Kapısı denilmesinin sebebi de bu geleneğin bir uzantısıdır. Batı tarzında talim yapan bu yeni ordu, özellikle Sultan III. Selim Dönemi’ndeki Nizam-ı Cedit Ordusunun yapısı dikkate alınarak oluşturulmuştur.

Yeni Orduya Asker Alımı Yeni orduya ilk asker alımı, başkentte çok hızlı olarak gerçekleştirildi. Öyle ki kuruluşunun üçüncü gününde 1.500 kadar asker kaydı yapıldı. 7 Temmuz 1826 tarihinde II. Mahmud, görüşmeler sonucunda en son şekli verilen taslağı onaylayarak Asâkir-i Mansûre Kanunnamesi’ni yürürlüğe koydu. Buna göre Asâkir-i Mansûre, Nizam-ı Cedit’te olduğu gibi İstanbul’da yaklaşık 12.000 kişilik bir askerî kuvvetten oluşacak ve sekiz bölüme ayrılacaktı. Ordunun temel taktik birliği olan bölümler, yönetim olarak birbirlerinden bağımsız olarak örgütlenecekti. Her bir bölüm bir binbaşı tarafından idare edilecek ve toplam 1 526 askerden oluşacaktı

Ahmet Yaramış, “Yeniçeri Ocağı’nın Kaldırılması ve Yerine Asâkir-i Mansûre- i Muhammediye’nin Kurulması”, s.701-702’den düzenlenmiştir.

Yeni kurulan ocağa on beş ile otuz yaş arasındaki gönüllü askerler seçilmiştir. Asgari hizmet süresi on iki yıl olarak belirlenmiş ve bu süre sonunda askerlere emeklilik hakkı tanınmıştır. Kişinin askerliğini tamamlayıp sivil hayata dönmesi, bir meslekle uğraşması ve evlenmesi için bu sürenin dolması şart koşulmuştur.Yeni orduya asker alımında Balkanlarda bir direniş olması üzerine Sultan II. Mahmud, Anadolu’daki gençleri orduya almaya çalışmıştır.

Bir Cevap Yazın