
Solunum Sistemi Özet Anlatım
Canlı hücre ile bulunduğu ortam arasında gaz alışverişi, hücre zarından içeri veya dışarı difüzyon ile olur. Örneğin Kuşlarda iki akciğer vardır. Trachea dokuz adet hava kesesi ile bağlantı halindedir. Hava keseleri kemik boşlukları ile bağlantılıdır. İnspirasyon sonunda hava, arka keselere dolar; ön keselere ise ikinci inspirasyon sonunda gelir. Ekspirasyonda arka keseler küçülür ve hava, akciğer içine geçer. Ön keseler de küçülerek hava bronchuslardan dışarı verilir. Akciğerlere verilen havada, oksijenin yanında karbondioksit de vardır ve bu karbondioksit, solunum merkezlerinin uyarılmasına neden olur. Kuşların akciğerlerinde memelilerdeki gibi alveoller yoktur. Havakılcal borular içinde seyreder. Hava borularındaki havanın akışı ile kılcal damarlardaki kanın akışı birbirinin aksidir ve ters akım alışveriş sistemiyle kan fazla miktarda oksijen alabilir. Bu sayede kuşlar memelilerinyaşayamayacağı kadar yükseklerde rahatça oksijenihtiyacını karşılarlar.
Akciğerler, bugünkü memeli hayvanlar ve insanlardaki biçimini alıncaya kadar uzun bir evrim geçirmiştir. Memeli hayvanların ve insanın solunum sistemi, akciğerler ve bunlara havayı götüren yollar, toraks vepleura (plöyra) boşluğu ile bunların hacmini değiştiren kaslar ve bu yapılarla ilgili afferent ve efferent sinirlerdenibarettir. Solunum organları, burun boşluğu (cavum nasi),farenks (yutak), larenks (gırtlak), trachea, bronşlar, bronşioller ve alveollerdir.
İnspirasyon (Nefes Alma), göğüs kafesi ve akciğerleringenişlemesiyle akciğerlere havanın girmesidir. İnspirasyonda, diyaframın kontraksiyonu (kasılması) ve kostaların öne ve yukarı doğru hareketi etkili faktörlerdir. Diyafram, göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayırır ve solunumun %75’inden sorumludur. Diyaframın hareketiyle olan solunuma diyaframatik veya abdominal solunum denir. Ekspirasyon (Nefes Verme), göğüs kafesi ve akciğerlerinhacimlerinin azalması ile havanın dışarı çıkmasıdır. Pasif olarak şekillenir. Bu olayda kostaların ağırlığı ve çarpıklığı, kosta kıkırdaklarının çarpıklığı, gerilmiş olan karın kasları ve akciğerlerin esnekliği etkili faktörlerdir. Öksürük, aksırık, konuşma, gülme, havlama, böğürme gibi olaylarda ve güç solunumda aktif ekspirasyon vardır.
Solunum sayısı, bir dakikada yapılan inspirasyon ve ekspirasyon sayısıdır. Solunum sayısını, canlının ağırlığı, yaşı, çalışma durumu, çevre ısısı ve gebelik durumuetkiler. Normal olarak gerçekleştirilen solunum (eupnea),abdominal tip solunumdur. Abdominal solunumda,solunuma paralel olarak karın hareketleri de gözlemlenir. Kostal solunumda ise kostaların hareketi belirgindir. Solunum, kalp ve diğer organ kaslarının hastalıklarında görülen güç soluma şekline dyspnea denir. Dispnea’da kostal tip solunum görülür. Astım, nöbet şeklinde görülendispnea’dır. Bronşların daralmasından ileri geliyorsa bronşial astım, kalp kasının bozukluklarından kaynaklanıyorsa cardiac astım, otonom sinir sistemininfazla uyarılmasından kaynaklanıyorsa sinirsel astım oluşur.Mekanik solunum hareketlerinin yazdırılmasında solunum hacim ve kapasitelerinin ölçülmesinde kullanılan aracınadına spirometre denir. Solunum sırasında, göğüs kafesinin hacim değişiklikleriyle meydana gelen solunum hareketleri, pnöymograf denilen aletle solunum eğrisi şeklinde yazdırılabilir. Pnöymograf, solunum eğrileri yazdırılacak kişinin (denek) göğsüne bağlanır. Solunumla göğüs hacmindeki değişiklikler pnöymografı, o da bir kol sistemi ile yazıcıyı harekete geçirir.
Sonuçta normal ve düzenli solunum eğrileri yazdırılır. Takiben denekten yutkunması istenir ve yutma sırasında solunumun durduğu gözlemlenir. Sonra denek, dayanabildiği kadar nefesini tutar (istemli apnea,). Bir süre sonra solunum hareketleri kendiliğinden tekrar başlar. Son olarak, deneğin hızlı hızlı koşması veya merdiven çıkıp inmesi istenir. Hemen ardından solunum hareketleri yazdırılır. Sayısı ve derinliği artmış solunum eğrileri gözlenir. Egzersizi takiben hyperpnea sonu apnea oluşur.