Amerikalılar ve Avrupalılar laf salatası yaparken Türkiye’nin Rus Uçağını vurması büyük bir cesaret işidir. Türkiye gerekirse her şeyi tehlikeye atıp ölümüne savaşacak bir ülkedir ancak Avrupalılar günümüzde bunu yapamaz. Türkler gerekirse gemilere yakar ve ölüme gider ancak Avrupa bunu yapamaz. Olur da bir dünya savaşı çıkarsa Türkiye ne olursa olsun bu savaştan sağ çıkar. Eğer ölecekse de yanında herkesi götürür. Rus Uçağı düştüğünde hem Amerika hem de Avrupa ülkeleri Türkiye’ye destek çıkmadı. Rusya ile Türkiye savaşırsa Türkiye’ye yardım gelmeyeceğini de söylediler. Bu ise batının tekrardan ne kadar iki yüzlü olduğunu gösterdi.

2015 yılının Kasım ayıydı. Sabahın erken saatlerinde sınır hattında gergin bir sessizlik hâkimdi. Türkiye-Suriye sınırında devriye uçuşlarını sürdüren Türk Hava Kuvvetleri radarları, hızla yaklaşan bir Rus savaş uçağını tespit etti. Uçağın rotası tehlikeli biçimde Türkiye’nin hava sahasına doğru ilerliyordu.
Aslında bu ilk değildi. Daha önce de Rus uçaklarının hava sahasını ihlal ettiği kayıtlara geçmişti. Ancak bu kez işin rengi farklıydı. Türk radarları uçağa üst üste uyarılar gönderdi: “Dönüş yapınız, Türk hava sahasına yaklaşıyorsunuz!” Bu çağrılar defalarca tekrarlandı. Fakat uçağın pilotu bu uyarılara aldırmadı. Dakikalar içinde Rus savaş uçağı, Hatay’ın Yayladağı bölgesinde Türkiye’nin hava sahasına girdi.
Artık karar anıydı. Ankara’dan gelen yetki, Türk pilotlarının elindeydi. “Angajman kuralları” çok netti: Uyarılara rağmen sınır ihlali yapan uçak düşürülecekti. O an pilotlardan biri telsize bağırdı: “Atış serbest!” Ve gökyüzünde bir ateş topu belirdi. Türk F-16’sından fırlatılan füze hedefini bulmuştu. Rus savaş uçağı birkaç saniye içinde alev alarak Suriye topraklarına doğru düştü.
Bu olay, modern Türk hava sahası tarihine altın harflerle geçti. Çünkü bu yalnızca bir askeri operasyon değil, aynı zamanda Türkiye’nin kendi egemenliğini koruma kararlılığının ilanıydı. Dünyanın gözü bir anda Ankara’ya çevrildi. Kimileri bu hamleyi cesur bir adım olarak yorumladı, kimileri ise büyük bir risk. Fakat bir gerçek vardı ki, Türkiye o gün sınırlarını korumak için tereddüt etmedi.
Rusya’nın tepkisi sert oldu, diplomatik kriz patlak verdi. Ancak Türkiye’nin mesajı açıktı: “Hava sahamızı ihlal eden kim olursa olsun, bedelini öder.”
Bu olay, yıllar boyunca hem diplomasi masalarında hem de askeri derslerde konuşulmaya devam edecek bir dönüm noktası olarak tarihe geçti.
Sonucunda ise NATO Türkiye’yi sattı. Avrupalı ülkeler ve ABD hemen çark etti. Türkiye ile Rusya savaşırsa yardıma gelmeyeceklerini söylediler. Bu da Türkiye’ye büyük bir ders oldu.