Atilla’nın Torunu Sekel Türkleri

Sekeller, ağırlıklı olarak Romanya’nın Sekelistan bölgesinde, daha az olarak güney Macaristan’da yaşayan ve Macarların bir alt grubu olan halk. Macarcanın Sekel lehçesini konuşurlar. Sekeller adlı Türk Topluluğunu henüz hiç duymamış olanlar mutlaka vardır. Zira bilinen meşhur Türk topluluklarının arasında bu küçük topluluk hiç yer almamış ve Türk Dünyasının kayıp evlatları olarak kendilerinden haberimiz bile olmadan binlerce yıl yaşamışlardır. Sekeller Kimdir? Aslen Hun Türkü olan Sekeller, Kavimler Göçü sonrasında Macaristan’a yerleşen Batı Hunları’ndan bir gruptur. Macarlarla birlikte Avrupa’da Türklerin en yakın akrabası olan Sekeller, Avrupa Hunları’nın en güçlü hükümdarı olarak tanınan Tanrı’nın Kırbacı Atilla’nın, küçük oğlu olan Çaba’nın kavmi olduğu konusunda … Okumaya devam et Atilla’nın Torunu Sekel Türkleri

Büyük Selçuklu Devleti’nin Yıkışılışı

Melikşah’ın ölümünden hemen sonra Selçuklu devletinde Melikşah’ın oğulları arasında taht kavgaları başlamış ve devlet fetret devrine girmiştir. Melikşah’ın eşi olan Terken Hatun, halifenin onayını alarak 1092’de 4 yaşındaki oğlu Mahmut adına Bağdat’ta hutbe okutmuştur. Nizâmülmülk taraftarlarının desteklediği Melikşah’ın diğer oğlu Berkyaruk, kardeşiyle girdiği taht mücadelesini kazanarak tahta çıkmıştır ancak Terken Hatun, saltanatı ele geçirmek için önce Berkyaruk’un dayısı İsmail Yakuti’yi daha sonra da amcası Tutuş’u yönetime karşı isyana kışkırtmıştır. Ülkenin batısındaki bu taht mücadelelerini kazanan Berkyaruk, bu kez de devletin doğusunda isyan eden diğer amcası Arslan Argun’u bertaraf etmiş ve böylece hâkimiyetini pekiştirmiştir. Sultan Berkyaruk Dönemi’nin önemli olaylarından birisi de … Okumaya devam et Büyük Selçuklu Devleti’nin Yıkışılışı

1 Dolar 15 TL’ye Dayandı Bulgarlar Türkiye’ye Yağma Seferi Başlattı

1 Doların 15 TL’ye dayanmasıyla Bulgarlar Türkiye’ye Yağma seferi başlattı. Bulgarlar her gün Türkiye’ye gelip Euro Bozdurarak (1 Euro 17 TL) alışveriş yapıp ülkesine geri dönüyor. Bulgaristan’da marketler satış yapamaz hale geldi çünkü Bulgarlar her ihtiyacını Türkiye’den karşılıyor. Bulgarlar mutlu ama Türkler mutsuz çünkü Türk lirası her gün değer kaybediyor ve Türkiye’de her ürün pahalanıyor fakat Bulgarlar ve diğer Avrupa Birliği ülkeleri için bu olumlu çünkü Türkiye’de dolar ne kadar artarsa diğer ülkelerin vatandaşları Türkiye’de daha fazla alışveriş yapabiliyor. Bulgarlar şimdiden Yılbaşı kutlaması için Türkiye-Bulgaristan sınırındaki tüm otellere rezervasyon yaptırdı. Türkiye’de Türkler değil Bulgarlar tatil yapıyor. Türkiye yabancılar için adeta … Okumaya devam et 1 Dolar 15 TL’ye Dayandı Bulgarlar Türkiye’ye Yağma Seferi Başlattı

Arapların Bağımsızlık Rüyası Nasıl Gerçekleşti?

Yunanlılar, Sırplar, Bulgarlar gibi Türk İmparatorluğuna bağlı pek çok ulus isyan etti ve bağımsızlık kazandı. Bu bağımsızlık serüveninde tek başlarına değildiler. Pek çok Avrupalı devletten ve Ruslardan yardım aldılar. Bağımsızlıkları neticesinde balkanlarda büyük Türk kırımları oldu. %90 gibi büyük sayılara ulaşan Türk yerleşimlerinden bugün bir tane bile Türk yok. Özellikle Yunanlılar Türk düşmanlığı konusunda çok acımasızdı. Hatta Yunanlılar hızını alamayıp Türklerin yanında Osmanlı Yahudilerine de saldırdılar. Selanik’te 100 yıl öncesine kadar Yunan nüfusu azınlık durumdayken şehrin çoğunu Türkler, Slavlar ve Yahudiler oluşturuyordu. Sonra ise Yunanlıların katliam politikaları ile şehirde Yunan nüfusunu arttırdılar. Araplar da Yunanlıların yaptığına benzer bir politika yaptı. … Okumaya devam et Arapların Bağımsızlık Rüyası Nasıl Gerçekleşti?

Yunanistan’dan Mültecilere Kırbaçlı Dayak

Yunanistan’ın mültecilere ne yaptığı herkes tarafından bilinen bir gerçek. Dövüyorlar, öldürüyorlar, işkence ediyorlar, paralarını alıyorlar. Avrupa’dan da bu konu hakkında tek bir eleştiri gelmiyor. Eleştiri gelmediği gibi de Türkiye aleyhine konuşmaya devam ediyorlar. Türkiye insanlara kötü davranıyormuş, Türkiye insanlık onurunu çiğniyormuş falan filan… Bu iki yüzlü tavırlara ne zamana kadar devam edecek? Artık herkesin uyanıp gözlerini açması lazım. Avrupa mültecileri Türkiye’nin insanlık namına kabul etmesini istemiyor, Türkiye’nin parçalanması ve Türkiye’de Türk nüfusunun azalması için istiyor. Eğer Avrupa insanlığa dediği kadar değer verseydi kapısına gelen mültecileri hayvanları terbiye ediyormuş gibi kırbaçlamazdı. Araplar, Suriyeliler, Afganlar, Pakistanlılar, Somalililer ve pek çok millet , … Okumaya devam et Yunanistan’dan Mültecilere Kırbaçlı Dayak

Ordu Millet: Türk Askerî Kültürü

Türkler, tarih boyunca savaşçı kimliğiyle ön plana çıkmış bir millettir. Diğer kavimler tarafından verilen bu kimliğin oluşumunda Türklerin yaşadığı coğrafyadaki sert iklim koşulları, Orta Asya’daki diğer milletler ve Türk boyları arasındaki mücadeleler etkili olmuştur. Bozkırın zor hayat koşulları Türkleri disiplinli, teşkilatçı, dayanıklı ve mücadeleci bir millet hâline getirmiştir. Türk toplumunda eli silah tutan herkes asker sayıldığı için ilk Türk devletlerinde ordu ücretli değildi. Sürekli olan Türk ordusunda kadın-erkek, genç-yaşlı her an savaşabilecek durumdaydı. Ordunun temeli süvarilere dayanıyordu. Türklerin sporları, eğlenceleri ve avlanmaları bir çeşit savaş eğitimi gibiydi. İlk düzenli Türk ordusu Büyük Hun Devleti hükümdarı Mete Han tarafından kurulmuştur. Bu … Okumaya devam et Ordu Millet: Türk Askerî Kültürü

Tanrı Ve Asker

Askerlik Türkler açısından kutsal bir meslektir. Bunun en önemli nedeni ise Türklerin asker millet olmasıdır. Türkler hayatta kalmak için savaşmak zorundadır. Bozkırın çetin şartlarında kendinden sayıca büyük yerleşik kavimlere karşı büyük zaferler elde eden Türkler, kadın veya erkek demeden asker ruhu ile büyürdü. Çocuklar daha ufak yaşta ata biner, ok atardı. Kadınlar hamile olduğu halde at sürer, hayvanlara bakar, ağır işlerle ilgilenirdi. Türkler Tanrı’dan kut aldığına inanır ve Tanrıya da “Türk Tanrısı” derdi. Askerlik ve Tanrı Türkler için büyük öneme sahipti. Türkler “Tengri Biz Menen” yani”Tanrı Bizimle” veya “Tigir Koldasın (Korusun)” der. Ancak Türkler batıya açıldıkça ve yerleşik hayata geçtikçe … Okumaya devam et Tanrı Ve Asker

Zabitan Ve Yavuz Grubu 1920-1921

Üsküdar’da kurulan Zabitan Grubu, Karakol Cemiyeti’nin devamı niteliğindedir. Bu nedenle her iki grup da aynı mühürü kullanmıştır. Zabitan Grubu da Milli Mücadele döneminde Anadolu’ya subay ve cephane sevketmiş, ayrıca istihbarat temini konusunda başarılı çalışmalar yürütmüştür. Grup, Ankara merkezli Hamza Grubu ile rekabete girişmesi ve bazı mensupların gizliliğe önem vermemeleri nedeniyle feshedilmiştir. 1921 yılında feshedilen Zabitân Grubu adının değiştirilmesi ve güvenilir kadroların bir araya getirilmesiyle faaliyetlerine Yarbay Muğlalı Mustafa Bey’in başkanlığında Yavuz Grubu olarak devam etmiştir. Özellikle İstanbul’dan Ankara’ya istihbarat akışı sağlanmasında önemli rol oynayan Yavuz Grubu’nun etkinliği Yarbay Muğlalı Mustafa Bey’in yakalanma tehlikesine karşı 1921 yılında Anadolu’ya intikal etmesi nedeniyle … Okumaya devam et Zabitan Ve Yavuz Grubu 1920-1921

MİT’in Öncüsü Teşkilat-ı Mahsusa

MİT’in Öncüsü Teşkilat-ı Mahsusa Türkiye Savaş Bakanı Enver Paşa tarafından kurulan Teşkilat-ı Mahsusa, Türkiye’nin siyasi birliğini korumayı ve ayrılıkçı hareketleri önleyerek yabancı devletlerin istihbarat faaliyetlerine karşı koyabilmeyi amaçlamıştır. Teşkilat-ı Mahsusa’nın, zamanının ilerisinde olarak tanımlanabilecek istihbarat örgütlenmesi; Kafkasya, Yakın Doğu, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya gibi geniş bir coğrafyada başarılı ve çok önemli istihbari faaliyetler yürütmüştür. Askeri yapıda, modern bir istihbarat organizasyonu olarak tasarlanan Teşkilat-ı Mahsusa’nın ilk başkanı Kurmay Binbaşı Süleyman Askeri Bey olmuştur. turkcemalumatlar.com Osmanlı Harbiye Nezareti’ne bağlı olarak çalışan Teşkilat, Birinci Cihan Harbi sonrasında lağvedilmiş, ancak Teşkilat’a ait silah ve cephane teslim edilmeyerek gizlice Anadolu’ya sevk edilmiştir. … Okumaya devam et MİT’in Öncüsü Teşkilat-ı Mahsusa

Düşmana Korku Veren Birlikler: Akıncılar!

Akıncılar, Osmanlı Türklerinin kuruluş ve yükseliş döneminde oldukça önemli bir askeri sınıftır. Akıncılar sadece Türk olurdu. Ancak Mihaloğulları gibi bir iki tane aslen Türk olmayan fakat sonradan Türkleşen Akıncı aileleri de vardır. Batılılar Mihaloğlu’na “Sen Türk değilsin, bir Bizans soylususun. Türkleri bırak, bize katıl” dediğinde Mihaloğlu ise şu cevabı vermişti “Türk olarak doğmadıysak Türk olarak ölürüz” işte akıncı teşkilatı Türklüğe bu şekilde bağlı bir teşkilattı. Zaten bir iki aile dışında tüm akıncılar tamamen Türk kökenden gelmeydi. O Türk olmayan aileler de süratle Türkleşmiştir. Akıncılar önemle seçilir, bıyığına tarak geçmeyen akıncı olamazdı. Akıncıların hepsi bıyıklıdır. Bu bıyık genelde Orta Asya Türklerinin … Okumaya devam et Düşmana Korku Veren Birlikler: Akıncılar!

Pakistanlı Mülteciler Arkadaşlarının Kafasını Kesti!

Mülteciler bu kez birbirlerine saldırdı! Ayakkabı atölyesinde çalışan ve aynı evde kalan 5 Pakistanlı arasında tartışma çıktı. Tartışma esnasında Zişan Alvi adlı Pakistanlı mültecinin Allah’a ve Dini değerlere hakaret etmesi sonucu arkadaşları tarafından kafası kesilerek öldürüldü. Allah’ı ve dini kafa kesere koruduğunu zanneden Pakistanlılar’dan 3 tanesi Polise teslim oldu ve cinayeti itiraf etti. İfadesine başvurulan Zişan Alvi’nin patronu Ahmad A “Zişan benim işyerimde çalışıyor. Ara sıra işe geliyordu. Bana göçmen kaçakçılığı yaptığını hatta her işte de 17-18 bin dolar kazandığını söylüyordu. Ayrıca kendisini öldüren şüphelileri de Yunanistan’a götürmek için anlaştığını ve onlardan da aynı şekilde para istemişti’ dediği öğrenildi. Küçükçekmece … Okumaya devam et Pakistanlı Mülteciler Arkadaşlarının Kafasını Kesti!

PKK’yı Doğaperest ve Feminist Gösteren Teröristlerin Gerçek Yüzü

PKK ve onun siyasi uzantısı HDP sosyal medyada doğaperest ve feminist bir imaj çizmektedir. Batıya kendilerini demokrat, yeşili seven, vegan, feminist, barışsever olarak gösteren PKK gerçekten öyle mi? Aslında hiç de öyle değil. Doğu bölgelerinde töre cinayetlerinden ve aile içi karşı şiddetten kaçarak batı illerine yerleşip HDP destekçeleri, İzmir’de, İstanbul’da, Edirne’de, Çanakkale’de avazı çıktığı kadar Kürdistan diye bağırıyor, ve HDP naraları atıyor. Doğuda aile için şiddet gören, akrabası ile zorla evlendiriliyor. Sonuç? LGBT ve Feminist örgütler PKK’nın taşeronluğunu yapıyor. Doğuda cinsel kimliğinden dolayı toplum baskısı da gören eşcinsel Kürtler, batıya geldiklerinde Kürdistançı kesiliyor, LGBT yürüyüşlerinde Kürdistan sloganları atıyor. Bu kişiler … Okumaya devam et PKK’yı Doğaperest ve Feminist Gösteren Teröristlerin Gerçek Yüzü

Genel Vergi Hukuku: İdare Hukuku ile İlişkisi

Genel Vergi Hukuku: İdare Hukuku ile İlişkisi Vergi hukuku ile idare hukuku arasında geniş kapsamlı ve yoğun bir ilişki bulunmaktadır. Vergi hukukunun bir kısım kavramları, tümüyle idare hukukunun genel kavramları üstüne oturmaktadır. Türk Vergi Mevzuatında bu yaklaşıma dayanak oluşturacak hükümler yer almaktadır. Nitekim, Vergi Usul Kanunu tarh işlemini, “vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idarî muameledir.” (VUK.m.20) biçiminde tanımlanmaktadır. Dolayısıyla idari işlem teorisi, idare hukuku alanından tümüyle vergi hukukuna yansımaktadır. Bu itibarla, idari işlemlerin unsurları, sakatlıkları, sakat işlemlerin geri alınması ya da kaldırılması (düzeltme), yargısal denetim gibi konularda … Okumaya devam et Genel Vergi Hukuku: İdare Hukuku ile İlişkisi

Kürdistan’dan Önce Çerkezistan Kurulacaktı!

Kürdistan’dan Önce Çerkezistan Kurulacaktı! Büyük Çerkez sürgününden sonra Çerkezler büyük kafileler halinde Türkiye’ye gelmeye başladı. Rus kaynaklarına göre, 1863-64 yılları süresince 418.000 kişi Osmanlı’ya sürülmüştür. 1858-65 yılları arasında sürülenlerin toplam sayısı 493.000 olarak kaydedilmiştir. İngiliz savaş tarihçisi W.E.D. Allen’a göre, o zamanki Osmanlı topraklarına yerleştirilmiş olan Çerkeslerin sayısı 600 binden fazladır. Amerikalı Justin McCarthy, sürülen Çerkes ve diğer Kafkas topluluklarının sayısının 1.200.000 dolayında olabileceğini, bunun ancak 800 bin kadarının hayatta kalabildiğini belirtiyor. Çerkezler artık Anavatanı Kafkasya’da değildi. Oralar Rus işgali altındaydı ve Türkiye’de yurt tutmaya başladılar. Çerkezlerin sayısı zamanla artmaya da başladı. Osmanlı imparatorluğu iç isyanlarla uğraşıyordu. Türklerin önettiği her … Okumaya devam et Kürdistan’dan Önce Çerkezistan Kurulacaktı!

Türkiye’de Hayvancılık Sektöründe Mevcut Durum

Türkiye’de Hayvancılık Sektöründe Mevcut Durum Türkiye’de 2009 yılı itibariyle nüfusun yaklaşık %24,7’si tarım ve hayvancılık sektöründe istihdam edilmekte iken, Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) içerisinde tarım ve hayvancılığın payı %8,2 oranındadır. Bu değerler tarım ve hayvancılık sektörünün, Türkiye ekonomisinde halen çok önemli bir yere sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Hayvancılık sektöründe mevcut durum ve potansiyelin ortaya konması amacıyla genellikle 1990-2009 yılları arası süreçteki veriler, eğilim ve gerçekleşmeler incelenmiştir Okumaya devam et Türkiye’de Hayvancılık Sektöründe Mevcut Durum

Türkiye’de Starbucks Neden Bu Kadar Popüler?

Avrupa’da İngiltere’den sonra en çok Starbucks şubesi Türkiye’dir. “Türk milleti özentidir, hava atmayı sever bu yüzden Starbucks’a gider” diyenleriniz vardır ama işler göründüğü gibi değildir. Avrupa’nın pek çok yerinde kaliteli mekanlar vardır ve bu mekanların interneti vardır. Mekanlarda kimse kimseyi rahatsız etmez, garson sürekli gelip bir şey içer misiniz? Demez. Türkiye’de ise bir mekana girdiğinizde sürekli bir şey içmek durumunda kalırsınız fakat Starbucks şubelerinde böyle bir olay yoktur. Tek bir kahve ile saatlerce şubede kalıp interneti kullanabilirsiniz. Hiç bir garson da sizi rahatsız etmez. İşte Türkiye’de Starbucks un tutulmasının sebebi budur. Mekan temiz, internet ücretsiz, başınızda dikilmeyen garsonlar. Ayrıca kahveleri … Okumaya devam et Türkiye’de Starbucks Neden Bu Kadar Popüler?

Türklere Gelen Bizans Elçisinin Raporu

568 yılında Bizans İmparatoru 2. Justinos (justin) İstemi Yabguya,Zemarkhos (Zemarkos) adında bir elçi göndermiştir. Elçi, İstemi Yabgunun Tanrı dağlarındaki yazlık merkezi Ak-Dağ (Altın-dağ) da huzuruna çıkmıştır. Bizans elçisinin hatıraları; Göktürk hayatını, kudretini ve sanatını gözler önüne sermesi bakımından çok kıymetli bir belgedir. Bu rapora göre İstemi Yabgu, Bizans elçisini önce Ak-dağ veya Altın dağdaki muhteşem çadırına kabul atti. Kağan, gerektiğinde bir at tarafından çekilmeye hazır, iki tekerlekli bir taht üzerinde oturuyordu. Çadır, türlü renklerde ipek kumaşlarla süslenmiş bulunuyordu. Altın dağda kabul töreni için ayrı, oturmak için ayrı, yemek yemek için ayrı çadırlar vardı. Çadırların hepsinin de içi renk renk ipek … Okumaya devam et Türklere Gelen Bizans Elçisinin Raporu

1. Dünya Savaşında İran Cephesi

İran Cephesi, Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu – Büyük Britanya ittifakı arasında, İran’ın kuzeybatısındaki bölgede I. Dünya Savaşı boyunca birçok çatışmanın yaşandığı cepheye verilen isimdir. Kafkasya Cephesi bittikten sonra Kafkasya’ya sıçrayan savaşlara da sahne olan bu cephe, Osmanlıların kendi toprakları dışında savaştığı ve ikinci dereceden önem taşıyan bir cephedir. Bu cephedeki savaşlar sırasında Tebriz şehri Osmanlılar ve Ruslar arasında birçok kez el değiştirmiştir. İran topraklarından geçip doğuya doğru yönelen Osmanlılar, Bakü’yü kuşattılar ve Bakü Muharebesi sonucunda şehri aldılar. Rusya’daki Ekim Devrimi ve sonrasındaki karışıklıklar, İran, Azerbaycan, Dağıstan ve bazı Kafkas topraklarının Osmanlı Ordusu’nun denetimine girmesini sağladı. Osmanlıların I. Dünya Savaşı’nı … Okumaya devam et 1. Dünya Savaşında İran Cephesi

Don Volga Kanal Projesinin Önemi

Don Volga Kanal Projesinin Önemi Türkiye’de kanal İstanbul tartışıladursun daha önemli bir kanal projesi vardı, eğer proje zamanında gerçekleşseydi Türk Dünyası ile Osmanlı arasında bir köprü oluşacak ve Rusya bugün ki gibi Türk dünyasını yutamayacaktı. Karadeniz’le Hazar Denizi’ni birleştirerek Türklerin nüfuzunu tüm Kafkasya’ya hakim kılacak, Türkiye ve Türkistan’ın irtibatını tesis edecek, askeri, siyasi, stratejik ve iktisadi bakımdan büyük önem taşıyan projeydi. Bunun düşünülmesi, planlanması ve uygulamaya geçirilmesi bile o döneme niçin Türk asrı denildiğini anlamak için yeterlidir. Hareketin görünen yüzü 1556’da Ruslar tarafından ele geçirilen Hazar Denizi’nin kuzeyindeki Astrahan Hanlığı’nın kurtarılması idi. Sefere 1569 yılında çıkıldı. Ancak asıl amaç; Don … Okumaya devam et Don Volga Kanal Projesinin Önemi

Kurşunla Beslenen Rus Generali

Eskiden Generaller de erlerler birlikte göğüs göğüse savaşa girer, düşmana yalınkılıç atılırlardı. Artık günümüzde teknoloji ilerleyince generaller de savaşları cephe gerisinden idare etmektedir. Savaşın göğüs göğüse yapıldığı, erkek cesaretinin daha üst seviyede olduğu zamanlarda Rus Genaral kafasına yediği kurşunlarla besleniyordu. Mikhail Kutuzov, 16 Eylül 1745’te Saint Petersburg ‘da doğdu. Babası, Korgeneral Illarion Matveevich Kutuzov, Mühendisler Birliği’nde 30 yıl görev yaptı. Mihail Kutuzov’un annesi, Beklemişev’in soylu ailesinden geldi. Babasının seçkin hizmeti ve annesinin yüksek doğumu göz önüne alındığında, Kutuzov imparatorluk Romanov ailesiyle erken yaşlardan beri temas kurdu. 1757’de 12 yaşında Kutuzov girdi seçkin bir askeri mühendislik okulu özel bir öğrenci olarak. … Okumaya devam et Kurşunla Beslenen Rus Generali