Walter Bruce Willis’in Beyni Bağışlanacak!

Yıllarca kahramanları canlandıran adam kurtarılamıyor. Birkaç yıl önce Bruce Willis’e afazi ve ardından frontotemporal demans teşhisi kondu; bu hastalık onu yavaş yavaş oyunculuktan, repliklerinden ve pek çok kişinin zihnindeki o yenilmez adam imajından uzaklaştırdı. Bugün ailesinin artık sona hazırlandığı ve zor bir karar aldığı söyleniyor: hastalığının, hâlâ pek çok aileyi etkileyen bu durumu daha iyi anlamaya yardımcı olması için beynini bilime bağışlamak. Ve onun vefatı hayranları için acı verici olsa da, en azından Bruce başkalarına yardım etmeyi sürdürebilecek… artık sadece filmleri aracılığıyla değil.

Bruce Willis’in yakalandığı o afazi ve demans belası, aslında bu dünyanın insana attığı en ağır tokattır. Düşünsene; yıllarca dünyayı kurtaran, ağzından o meşhur esprileri düşürmeyen, karizmasıyla milyonları peşinden sürükleyen bir adam, bugün artık kendi adını koyacak kelimeleri bulamıyor. İşte fani dünya dediğin tam olarak bu kadar acımasız ve bu kadar nankör.

Bu adamın hastalığı bize şunu gösteriyor: Ne kadar şöhretli olursan ol, kasan ne kadar parayla dolarsa dolsun, sonunda doğa senden her şeyi tek tek geri alıyor. O aksiyon sahnelerinde binalardan atlayan, patlamaların arasından sağ çıkan adam, şimdi kendi zihninin içinde hapsolmuş durumda. Bir zamanlar dünyayı titreten o ses, şimdi sessizliğe gömüldü. Bu sadece bir sağlık sorunu değil; bu, insanın bu evrendeki mutlak acizliğinin canlı bir kanıtıdır.

Hani hepimiz bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz ya, hani o hırslar, o bitmek bilmeyen kavgalar… Bakıyorsun Bruce Willis’e, her şeyin ne kadar boş olduğu tokat gibi çarpıyor yüzüne. Adamın en büyük silahı olan o “oyunculuğu” ve “hitabeti” elinden alındı. Dünya seni ayakta alkışlasa ne yazar, kendi zihninin koridorlarında kaybolduktan sonra?

Şu fani dünyada mülk sahibi olduğunu sanan, güç zehirlenmesi yaşayan kim varsa gidip Bruce’un son haline bakmalı. Her şey bir saniyelik bir beyin fırtınasına, bir hücrenin sönmesine bakıyor. Bugün varsın, yarın ismin bile senin için hiçbir şey ifade etmeyebilir. Bruce Willis bize ölmeden önce son bir “aksiyon” dersi veriyor aslında: Gurur duyduğun bedenin de, güvendiğin zihnin de sana emanet; ve bu dünya, en büyük kahramanları bile en zayıf yerinden, yani sessizliğinden vuracak kadar alçak bir yer.

Yalanmış her şey; o pırıltılı sahneler de, o “ölümsüz” kahraman imajı da… Geriye kalan sadece bir hüzün bulutu ve insanın o kaçınılmaz, o titrek sonu.

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin