Son zamanlarda islami çevrelerde kendilerini safkan Türk ve yörük olarak tanıtanlar baş göstermeye başladı. “Ben de Türk asıllıyım, Ben Oğuz Türküyüm, Ben Tatarım, Ben Safkan Türküm” gibi tabirler yükselmeye başladı İslamcı camia içinde. Bunları yapmalarının nedeni ise islamcı propaganda yapmak ve Türklerdeki ırk şuurunu kırmaktır.
“Gerçek Türk İslamcı olur. Arapları ve diğer Müslümanları kardeş olarak görür. Kürtlere düşmanlık yapmaz” diyerek Türkçü gençleri devşiriyorlar.

Son yıllarda sistematik bir şekilde yürütülen “kimlik hırsızlığının” ve milli benliğimizi çökertme operasyonunun en somut kanıtıdır. Kendini “safkan Türk” ya da “Yörük” diye pazarlayıp, aslında Türk’ün öz kültürüne ve tarihine düşmanlık besleyen bu çevrelerin asıl niyetini ifşa etmek her Türk evladının boynunun borcudur.
İşte Türk birliğinin önündeki en büyük engel olan bu “devşirme” zihniyete karşı sert eleştirimiz:
1. Kimlik Hırsızlığı ve “Sahte Kan” Operasyonu
Asılları Boşnak, Arnavut ya da Arap olan, genetik ve ruhsal olarak Türklükle uzaktan yakından alakası bulunmayan bu gayritürk grupların; son zamanlarda “Ben Oğuz Türküyüm”, “Safkan Yörüğüm” gibi nidalarla ortaya çıkması tamamen bir strateji ürünüdür. Bu şahıslar, Türkçü gençlerin milli reflekslerini zayıflatmak ve onları kendi siyasal İslamcı potalarında eritmek için bu maskeyi takıyorlar. Kendi etnik kökenlerini gizleyip Türk maskesiyle Türk’e akıl vermeye kalkmaları, tarihin gördüğü en büyük hadsizliklerden biridir.
2. Müslüman Olmayan Türk Kağanlarına Gizli Düşmanlık
Bu güruh, dillerinden “Türklük” lafını düşürmezken, alttan alta Müslüman olmayan şanlı Türk kağanlarına karşı derin bir kin ve düşmanlık beslemektedir. Onlar için Türk’ün tarihi sadece İslam’ı kabul ettikten sonra başlar. Attila’yı, Bilge Kağan’ı, Cengiz Han’ı ve hatta İslam öncesi Türk dehasını yok sayan, bunları “barbar” gören bu zihniyet, Türk’ün binlerce yıllık kadim mirasını Arap çöllerine gömmeye çalışmaktadır. Türk birliği yerine “Ümmet” masallarıyla Türkçü gençleri devşirmeye çalışmaları, milli şuurumuza vurulan en büyük darbedir.
3. Türk Birliğinin Önündeki Pranga: İslamcı Propaganda
“Gerçek Türk İslamcı olur” ya da “Araplar kardeşimizdir” gibi içi boş sloganlarla Türk’ün milli gururunu kırmaya çalışıyorlar. Türk birliği (Turan) için çaba sarf etmek yerine, Türk düşmanlarını Türklere “sevecen” gösterme misyonunu üstlenmişlerdir. Türk’ün kanıyla, canıyla kurduğu bu topraklarda, Türk’ün önceliğini yok sayıp gayritürk unsurları “kardeş” adı altında başımıza tac etmeye çalışmaları, milli reflekslerimizi felç etmektedir.
4. Milli Refleksleri Felç Etme Çabası
Bu “devşirme” taifesi, Türkçü gençlerin uyanışını engellemek için her türlü dini duyguyu istismar etmektedir. “Irkçılık haramdır” diyerek Türk’ün kendi soyuna, sopuna ve vatanına sahip çıkma iradesini kırmaya çalışırken; öte yandan başka milletlerin (özellikle Arapların) milliyetçiliğini “kutsal” gibi pazarlamaktadırlar. Bu ikiyüzlülük, Türk birliğinin önündeki en sinsi engeldir.
Sonuç olarak; Aslı ne olduğu belli olmayan, ancak Türk maskesi takarak Türk’ün öz evladını kendi tarihine ve soyuna düşman etmeye çalışan bu İslamcı propaganda makinesine karşı dikkatli olunmalıdır. Türk milleti, kendi birliğini kurarken bu “truva atlarını” temizlemek zorundadır. Türklük, sadece bir inanca sığdırılamayacak kadar büyük, binlerce yıllık bir şeref madalyasıdır; bu madalyayı devşirmelere yem etmeyeceğiz!