30 Bin Liralık Düğün Ayakkabısı Alan Şımarık Gelin Damat Tarafından Terkedildi!

Günümüzün sözde “rüya düğünleri”, aslında bir yuva kurmak değil, borç bataklığında lüks bir tiyatro oynamaktan başka bir şey değil. Eski topraklar boşuna dememiş “yuvayı dişi kuş yapar” diye; ama şimdiki dişi kuşlar, daha yuva kurulmadan o yuvanın temelini israf ve gösterişle sarsıyor, tabiri caizse yuvanın anasını öttürüyor. Gerçek bir gelin idareli olur. Evine eşya alacaksa gerekirse ikinci el alır. O ikinci el eşyaları çiçek gibi dizer. Damatta o gelini el üstünde tutar. Yuva böyle kurulur.

İşte bu modern zaman rezilliğine dair bir çift söz:

İsrafın Gölgesinde Başlayan Hayatlar

Bir günlüğüne “prens ve prenses” gibi hissetme sevdası, gençleri ve aileleri on yıl sürecek borçların altına sokuyor. O şatafatlı salonlar, kilolarca atılan konfetiler ve sadece hava atmak için seçilen en lüks detaylar, aslında doğacak çocukların rızkından çalınan paradır. O harcanan servetle, yarın öbür gün el kadar bebeğin masrafları karşılanır, geleceği garanti altına alınırdı. Ancak bizimkiler geleceği değil, Instagram’da kaç beğeni alacaklarını dert ediyor.

“Dişi Kuş” Artık Yuva Değil, Gösteriş Yapıyor

Eskiden kadın, evinin bereketini koruyan, iktisat yapan ve o yuvayı ayakta tutan direkti. Şimdi ise bakıyoruz; gelin hanımların istekleri bitmiyor. “En iyisi olsun, kimsede olmasın, şu marka olsun” diye tutturan gelinler, damadın ve ailesinin boynuna borç ilmeğini kendi elleriyle geçiriyor. Yuva kurmak gönül işidir, banka hesabı yarıştırma işi değil. Henüz imzalar atılmadan icra memurlarıyla tanışacak noktaya gelen evliliklerden hayır beklemek ne kadar mantıklı?

Millet Ne Der Diye Ömür Tüketmek

Bu neyin rezilliğidir? Sırf el alem “Vay be, ne düğün yapmışlar” desin diye taksitlerin altında ezilmek, Türk’ün o vakur ve kanaatkar ruhuna yakışıyor mu? İnsanlar sabah akşam çalışıp didiniyor, sonra gidip bir gecelik şov için bütün birikimini, hatta olmayan parasını havaya savuruyor. Milletin ağzı torba değil ki büzesin; sen en lüksünü de yapsan iki gün sonra dedikodunu yapacaklar. Olan senin cebine, huzuruna ve huzurlu başlaması gereken evliliğine oluyor.

Sonuç olarak; Evlilik bir gösteriş sahnesi değil, hayat arkadaşlığıdır. Lüks peşinde koşup yuvayı daha kurulmadan yıkanlar, aslında kendi mutluluklarını o parıltılı düğün salonlarında bırakıyorlar. Biraz edep, biraz iktisat ve en önemlisi biraz akıl lazım. İsraf haramdır, gösteriş ise sadece karakterdeki boşluğu doldurmaya çalışan bir yamadır. Kendinize gelin, çocuklarınızın geleceğini bir gecelik havai fişeklere feda etmeyin!

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin