“Dodo kuşları Avrupalılara güvendikleri için yok olmuşlardır.” İşte her fırsatta dünyaya medeniyet, insan hakları ve modernizm dersi vermeye kalkan o kibirli Avrupa’nın gerçek yüzü tam olarak budur. Mauritius adasında binlerce yıl boyunca kendi halinde, hiçbir yırtıcı tehdidi olmadan, barışçıl ve savunmasız bir şekilde yaşayan dodo kuşlarının tek bahtsızlığı, ayak bastığı her coğrafyayı kurutan, sömüren ve yok eden Avrupalı denizcilerle karşılaşmak oldu. Karşılarında uçamayan, insandan kaçmayan, adeta saf bir güvenle yaklaşan uysal bir canlı görünce, içlerindeki o ilkel imha etme dürtüsünü serbest bıraktılar. Kendini savunma mekanizması bile geliştirmemiş bir kuşu vahşice katletmek, yumurtalarını talan etmek ve adaya getirdikleri istilacı türlerle o muazzam ekosistemi tamamen çökertmek, tırnak içinde o “büyük Avrupa medeniyeti”ne yakışacak türden bir şerefsizliktir. Doğanın kendi dengesinde yaşayan bir canlıya bile tahammülü olmayan, sırf doymak bilmez iştahı ve yıkım arzusu yüzünden koca bir türü yeryüzünden silen zihniyet, bugün bize evrensel değerlerden bahsedemez. Üstelik bu vahşet tarih sahnesinde tek bir istisna da değildir; Avrupalıların sömürgeci kafası gittikleri her yerde aynı yıkım lojistiğiyle hareket etmiştir. Benzer bir soykırımı Avustralya kıtasında emu kuşlarına karşı da uyguladılar. Kendi getirdikleri tarım düzenini korumak bahanesiyle, doğanın asıl sahibi olan emu kuşlarına karşı resmen askeri birliklerle, makineli tüfeklerle savaş açtılar. Binlerce emu kuşunu acımasızca tarayarak katletmeye çalışmak, doğaya karşı girişilmiş en aşağılık ve en akılsızca savaşlardan biridir. Kendi coğrafyalarını bitirip sömürecek yeni yerler arayan ve ayak bastıkları her yeni kıtada yerli halklardan hayvanlara kadar her şeyi vahşice ortadan kaldıran bu emperyalist akıl, insanlık tarihinin en büyük kara lekesidir. Dodo kuşunun adını bile “ahmak, aptal” koyarak kendi yaptıkları katliamı meşrulaştırmaya çalışacak kadar küstahlaşan Avrupalılar, asıl ahmaklığın ve vahşetin kendi sömürgeci kültürlerinde kök saldığını asla gizleyemeyeceklerdir. Doğanın o saf, yalansız ve savunmasız güzelliklerini sırf kendi menfaatleri ve yıkıcı hırsları uğrunya yok eden bu zihniyet, tarihin önünde her zaman nankör ve gaddar bir fail olarak kalacaktır.

DÜNYA DEMOKRASİ PLATFORMU-DÜNYA DEMOKRATLAR VAKIFI:Belgıum
WORLD SOCIAL DEMOCRATIC WEBSITE/WSD.ORG
Türkiye de Dünya Sosyal Demokratlar birliği Yaptığı analiz ve araştırma da Kongre ve seçimleri
kaybeden Kılıçdaroğlu İktidar ile yakın ilişkiye girmiş İktidarın Siyallaştırdığı yargıdan
İstifade eden Kılıçdaroğlu Seçilerek Göreve Gelen Özgür Özli Enterne ederek partiye hukuk
yolu ile Elkoymuştur Yani Erdoğan dan örtülü olarak büyük desek almıştır ve Türkiye de Birnci
Parti olan Chp İktidarın korkulu rüyası olmuş ve potansiyelini düşürmek için bu oyunu oynamıştır
Fakat Toplumda Bir desteği olmadığı kimsenin itibar etmediği bir durumdadır yani kılıçdaroğlunun
Toplumda bir karşılığı yoktur Dünya sosyal demokratlar birlişğinde de bir karşılığı yoktur
Yapılan Araştırmalarda Akp yi Mhp yi kalabaklıkları oluşturmak için kullanıyor ve Paraile adam
Topluyorlar fakat toplumda karşılığı olmadığı için özgür özel meydanlarda milyonları topluyor
Chp liler sarasında da bir karşılığı yoktur Ayrıca İktidar Tv lerinde İktidar seçmenlerine
kendini Anlatma ihtiyacı duyuyor Türkiye de Millet Özgür özelle yürümeye devam ediyor