Avustralyalılar 10 Yaşındaki Türk Çocuğu Ağlayınca Gururlandı! Türklere Karşı Çanakkale’de Hücum Ettik! Türkler bizi iyi Tanır Dedi!

2026 Dünya Kupası grup açılış maçında sahada 2-0’lık bir skor tabelası oluşmuş olabilir, ama bu skorun arkasına sığınarak klavye başından Türklere saldırıp, 10 yaşındaki bir çocuğun gözyaşları üzerinden “Türkler korkaktır, bizi iyi tanırlar” diye böbürlenen sığ fikirlilere tarihi ve hadlerini çok iyi hatırlatmak gerekiyor.

Bir futbol maçında şans eseri defansın arkasına sızıp gol atmakla, tribündeki masum bir çocuğun vatan sevgisinden akan gözyaşını “korkaklık” diye nitelemek tam bir acizliktir. Türk çocuğu kaybettiği için korkudan değil, o asil göğsündeki ay-yıldıza duyduğu sarsılmaz aşk ve aidiyet yüzünden ağlar. Tarihten ve askeri lojistikten bihaber olan bu güruh, Çanakkale lafını ağzına alırken önce durup aynaya bakmalıdır. Avustralya dediğin neyin nesidir? Kendi kıtasında yerli halk Aborjinleri katledip, o devasa coğrafyanın eşsiz yaban hayatına, emularına, kangurularına karşı tüfeklerle komik soykırım savaşları (Emu Savaşı) açıp onu bile kaybetmiş askeri bir fiyasko geçmişidir. Kendi bağımsız kimliği bile olmayan, tamamen İngiliz kraliyetinin sömürge köpeği ve lojistik piyonu olarak binlerce kilometre öteden hiç tanımadıkları bir milletin topraklarını işgale gönderilen Anzakların torunları, bugün bize hücum dersi vermeye kalkıyor.

Siz Çanakkale’ye İngiliz efendilerinizin tasmasıyla, kibirle, “İstanbul’u beş günde alacağız” rüyalarıyla gemilerden indiniz. Ama unuttuğunuz bir şey vardı: Karşınızda ne Avustralya’nın uysal hayvanları vardı ne de sömürdüğünüz çaresiz halklar. Karşınızda, vatan toprağının tek bir çakıl taşı için canını vermeyi düğün sayan, siperde aç biilaç bekleyen ama imanı çelikten örülmüş Türk askeri vardı. Siz o cephede “Türklerin hücumunu” öyle bir gördünüz ki, o mağrur İngiliz zırhlılarınız boğazın sularına gömülürken arkanıza bakmadan kaçacak delik aradınız. Türk askeri, mermisi bittiğinde süngüsünü takıp Conkbayırı’nda, Seyit Onbaşı’nın sırtında, Mustafa Kemal’in “Size ölmeyi emrediyorum!” nidasıyla o sömürgeci orduları darmadağın etti. Biz Çanakkale’de sadece bir savaş kazanmadık; sizin gibi piyon olarak ölüme sürülenlerin cesetlerine bile “Onlar artık bizim evlatlarımızdır” diyecek kadar asil bir medeniyet dersi verdik. Ancak bu tamamen yanlıştı. Düşmana merhamet edilmez. Umuyoruz ki birgün Çanakkale’de mezarlarınız paramparça edilir ve bu hatadan dönülür.

Bugün 2026 yılında, bir stadyumda top koşturup maçı aldınız diye coşabilirsiniz, futbol bu; top yuvarlaktır, dün biz yeneriz, bugün siz. Ama işi asil bir millete, Türk tarihine ve onun evladına hakarete dökerseniz o çakma gururunuzu yerle yeksan ederler. Türk milleti korkmak nedir bilmez; esaret zincirini tarihin hiçbir döneminde kabul etmemiş, ordusuyla ve töresiyle dünyayı titretmiş bir millettir. Siz İngiliz saraylarına uşaklık yapıp sömürge valileriyle yönetilirken, Türkler kıtalara hükmeden imparatorluklar kuruyordu. Haddinizi bilin; yeşil sahadaki skoru galaktik bir zafer zannedip tarihi tersine yazmaya kalkmayın. Türk, Çanakkale’de sizi nasıl misafir edip dersinizi verdiyse, gün gelir o kirli dillerinizi de öyle bağlamasını bilir.

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin