Tarkan: Altın Madalyon

Tarkan: Altın Madalyon, kurgusal karakter Tarkan üzerine yazılmış Altın Madalyon isimli çizgi romandan[1] uyarlanan 1972 yapımı fantastik Türk filmi. Mehmet Aslan tarafından yönetilen film Sezgin Burak’ın çizdiği filmle aynı addaki çizgi roman ile farklı konular işlemektedir. Çizgi romanda macera Roma İmparatorluğu’nda geçmekte iken filmdeki senaryo Vandallar üzerine yazılmıştır. Tarkan serisinin dördüncü filmi olan bu filmde ilk üç film ve devam filminde de olduğu gibi Tarkan karakterini Kartal Tibet canlandırmıştır.

Tarkan: Viking Kanı’nın devam filmi olan yapımda Tarkan’ın Avrupa Hun İmparatoru Attila’nın nişanlısı Honoriyayı ve oğlunu, Vandal Kralı’nın elinden kurtarma çabaları işlenmektedir.

Vandallar, Doğu Cermen kavimlerindendir. Kavimler Göçü sırasında 5. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun değişik eyaletlerini yağmalamalarıyla tanınırlar. Bu eyaletler sırasıyla Galya (Gallia), Galiçya, Endülüs (Hispania Baetica), Kuzey Afrika ve Akdeniz adalarıdır

Vandalların yurtları ve asılları kesin olarak bilinmemektedir. Ostrogotlar’ın kralı ve Vizigotlar’ın kral naibi olan Got kavminden olan Büyük Teoderik evlilik yolu ile Vandallara akrabaydı.

Vandallar, Galya ve İspanya’da büyük bir kıyım yaparak Afrika kıyılarına dek ilerlediler. 455 yılında Vandal Kralı Genserik, Roma şehrini yağmalamıştır.

Roma’nın yağmalanmasına atfen, sebepsiz yere zarar verme eylemine vandalizm denmeye başlanmıştır.

439 – 533 yılları arasında ilk kralları olan Genserik kısa süre ayakta kalan bir Kuzey Afrika’da Tunus merkezli Vandal Krallığı’nı kurdu.

Bu gelişmelerin sonrasında yıkılmanın eşiğine gelen Batı Roma İmparatorluğu, aşiretlere ayrıldı. Tüm gücünü yitiren Batı Roma İmparatorluğu 476 yılında yıkılmıştır.

Vandal Krallığı Roma Cumhuriyeti tarafından yakılıp yıkılan Kartaca yerine yeniden kurulan kente hâkim oldular. Vandal Kralı, elit idarecileri ve krallığın üst tabakası koyu Ariusçu Hıristiyandılar. Bu mezheplerini benimsetmek için Kalkedon Konsili ile ortaya çıkmış, Katolik Hıristiyanlığa inanan yerli halka zaman zaman dinsel baskılar ve zulümler yaptılar. Özellikle Doğu Roma İmparatorluğu, bu dinsel zulmü bahane ederek Vandal Krallığı’na saldırmak ve bu barbar krallığı ortadan kaldırmak istemekteydi.

533’te Bizans İmparatoru Justinianos, Kuzey Afrika’ya büyük bir Bizans donanması ve Belisarius komutasında büyük bir Bizans ordusu gönderip Vandal Krallığı’nı istilaya başladı. Vandal Krallığı Bizanslılar’a yenilip, onların hâkimiyetine girince; Vandallar kendilerini muhafaza edemeyip tarihten silindiler.

Film, Karadeniz’in kuzeyi üzerinden gelen Avrupa Hunları’nın başbuğu Attila’nın Avrupa’nın büyük bölümünü fethettiği günlerde geçmektedir. Tanrının Kırbacı adıyla tanınan Avrupa Hun İmparatoru Attila akıncılarının önünde Batı Avrupayı istila ediyor, krallıklar deviriyor, ülkeler fethediyordu. Güçlü Hun başbuğunun önünde dize gelip kılıcını teslim edenlerden biri de Batı Vandal kralıydı. Attila ona ülkesini ve tacını bağışlarken kralın genç ve güzel kızı Honoriyayı gördü. İmparatorlukları titreten yüce kahraman bu saf ve masum güzelliğe ilgisiz kalamadı, ona aşık oldu. Attilayı dize getiren bu büyük aşk Honoriya’nın kalbinde de yerini bulmuştu. Hayatlarında bir daha sevemeyecekleri kadar sevdiler, seviştiler… Fakat ayrılmaları gerekiyordu. Çünkü büyük akıncı Attila ülkesine ülkeler katmak için büyük fethine devam etmeli, savaşmalıydı. Attila ayrılırken Honoriyaya bir altın madalyon verdi ve “dünyanın neresinde olursam olayım bana bu madalyonu gönderdiğin anda koşup sana geleceğim” diye and etti. Attila, Honoriyayı babasına emanet ederek ordularının başında sefere çıktı. Hun atlıları zaferden zafere koştular ama Hun hakanının geride bıraktığı Vandal ülkesinde kargaşalar baş gösterdi. Gaddar Doğu Vandal kralı, Honoriya’nın babası ve kendisinin öz kardeşi olan Batı Vandal kralının ülkesini istila etti; kardeşini öldürerek onun tahtına oturdu, kanlı bir saltanat kurdu. Attila nice zaferlerden sonra geriye döndüğünde sevdiği kadının ölüsünü bile bulamadı. Eski Vandal ülkesinin yerinde artık yeni ve düşman bir krallık vardı. Yüce kahraman bu düşmana haddini bildirmek için otağını ülkenin dolaylarına kurmuş savaş hazırlıkları yapıyordu.

Bu sıralarda Attila madalyonu taşıyan bir ulak sayesinde bulduğu Honoriya ve oğluna kavuşamadan Vandal kralının tuzağına düşer. Tarkan yetişip Attilayı kralın elinden kurtarırken Honoriya ve oğlunun kaçırılmasını engelleyemez. Tarkan’ın amacı bu kez Attila’nın oğlunu ve nişanlısını kurtarmaktır. Karşısında ise çılgın bir kral, maskeli bir kraliçe, gaddar bir vezir ve bir sürü Vandal askeri vardır. Tarkan ve Kurt işe koyulurlar. Bu zorlu görevde onlara Tarkan’ın eski dostu Kulke ile onun cambaz arkadaşları yardım edecekti.

Sansürlenen Sahneler!

Filmin orijinalinde bulunan bazı sahneler RTÜK’ün yayın ilkelerine uymaması nedeniyle kırpılmış ve bu sahneler filmin televizyonda yayınlanan versiyonunda yer almamıştır. Bu nedenle 68 dakika süren filmin televizyon yayını orijinalinden çok daha kısadır.

Örneğin Vandal kralının Goshayı dirilttiği sahne filmin televizyonda yayınlanmayan sahnelerinden birisidir. Bu sahnede bir rahibe ve bir dansöz kaçırılarak çırılçıplak bir halde çarmıha gerilerek kurban ediliyor ve bıçaklanarak vücudundan akan kanlar bir kanal vasıtasıyla Gosha’nın iskeletinin bulunduğu havuza aktarılıyor. Kanla beslenen iskelet ise yavaş yavaş diriliyor ve Gosha tekrar hayata dönüyor. Fakat bu sahne televizyon yayınında yer almamakta, rahibenin kaçırıldığı sahnenin hemen ardından Gosha’nın dirildiği sahneye atlanmaktadır.

Yine televizyonda yer almayan sahnelerden biri de Kulke’nin karısı Erka’nın dev bir örümcek ağına yakalandığı sahnedir. Bu sahnede Erka, Gosha tarafından hipnotize ediliyor ve dev bir örümcek ağına yakalanıyor. Gosha, ağa yapışan Erka’nın üzerine geliyor ve kanını içiyor. Televizyonda ise bu sahne yer almamakta yalnızca Erka’nın ağa yakalanışı yer almaktadır.

Ayrıca Tarkan’ın Gosha ile dövüştüğü sahne de televizyon yayınında kesilen sahnelerden birisidir. Bu sahnede duvarları ve zemini kırmızı olan bir odada Tarkan ile yüzünde maskesi olan bir savaşçı kılıçla dövüşüyor. Tarkan bir süre sonra savaşçıyı alt ediyor, üzerindeki giysiyi kılıcıyla yırtıyor ve kadın savaşçının göğüsleri açılıyor. Tarkan ikinci bir hamleyle savaşçının maskesini çıkarıyor, Gosha’nın yüzü meydana çıkıyor ve Tarkan hipnotize olarak yere düşüyor. Odanın zemininde birdenbire bir örümcek ağı deseni oluşuyor ve Gosha yerde baygın yatan Tarkan’ın kanını içiyor. Bir sonraki sahnede ise Gosha bir mahzende, dev bir örümcek ağının içindeki Tarkan’ın karşısında çırılçıplak dans ediyor. Fakat tüm bu sahneler de televizyon yayınında kırpıldığı için görülmüyor. Tarkan’ın, Gosha’nın maskesini düşürdüğü andan itibaren kırpılan sahnenin ardından farklı bir sahneye geçiliyor.

Tarkan, Tarkan: Gümüş Eyer ve Tarkan: Viking Kanı’nın ardından Tarkan serisinin dördüncü filmi olarak 1972’de Sezgin Burak’ın çizdiği Altın Madalyon serüveninin çekilmesine karar verilmiştir. 1972’de çekilmeye başlanan film aynı yıl gösterime girmiştir.

Ören Film stüdyolarında hazırlanıp Bükey Film stüdyolarında seslendirilen film Arzu Film tarafından dağıtılmıştır. Film, Ertem Eğilmez’in yapımcılığında çekilmiştir. Yönetmen koltuğunda ise önceki iki filmde olduğu gibi Mehmet Aslan yer almıştır Senaryo ise Sadık Şendil tarafından Sezgin Burak’ın eseri üzerine yazılmıştır.

Tarkan (Kartal Tibet) — Attila’nın akıncısı ve Hun kahramanı.
Kurt (Can Kurt) — Tarkan’ın yardımcısı ve sadık kurdu.
Attila (Kamran Usluer) — Avrupalılar tarafından Tanrının Kırbacı olarak anılan onuncu Avrupa Hun İmparatorluğu hükümdarı.
Vandal kralı (Zeki Alasya) — Batı Vandal kralı olan kardeşini öldürerek tüm ülkeyi hakimiyeti altında alan Doğu Vandal kralı.
Gosha (Eva Bender) — Vandal kralı ile birlikte hareket eden büyücü.
Kulke (Halit Akçatepe) — Tarkan’ın arkadaşı ve yoldaşı.
Kraliçe (Birsen Ayda) — Vandal kralının karısı ve ülkenin en tanınmış fahişesi.
Honoriya (Pakize Suda) — Batı Vandal kralının kızı ve Attila’nın nişanlısı.
Vezir (Altan Günbay) — Vandal kralının sağ kolu ve veziri.
Roza (Mürüvvet Sim) — Genelev sahibi.
Erka (Yeşim Tan) — Kulke’nin karısı.
Vezir (Ali Demir) — Hun veziri.
Vezir (Celal Yonat) — Hun veziri.
Cellat (Yadigar Ejder) — Hun cellat.
Hancı (Haluk Orçun) — Kulke ve Erka’nın kaldığı hanın sahibi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s