Genlerimizin Sağlığımız Üzerindeki Etkileri

Genlerimiz atalarımızdan kuşak kuşak DNA’mız ile bizlere geçtiğini biliyoruz. Dolayısıyla ailemizde olan hastalıklara karşı daha hassas olabiliyoruz. Örneğin; ailede kalıtımsal olan seker veya kanser gibi hastalıkların diğer aile üyeleri ve akrabalarda da oluşabilmesi dikkat etmemiz gereken önemli bir noktadır. Fakat hemen belirtmeliyim ki, bu kalıtımsal zayıflıklar çoğu zaman uyumaktadırlar, zayıflıkları bilip o organları temizlemek ve kuvvetlendirmek önleyici bir tedbir olarak size daha bilinçli ve sağlıklı bir insan yapacaktır. Bir şey daha var ki; bu uyuyan tehlikeleri uyandırmamak için o bölgeyle ilgili stres yaratacak durumlardan kaçınmalıyız. Sürekli o konu üzerine daha hiç bir şeyiniz yokken fazla kafanızı kurcalamanız o alanı tetikleyebilir. Önemli olan organlarımızı yılda en az bir kez, daha güzeli iki kez detoks diyet ile toksinlerden temizlemektir. Böylece ileride oluşabilecek hastalıkların önüne geçmiş olursunuz. Bizi hasta eden genler dışında bizi sağlıklı kılan genlere de sahibiz. İste o genler hayatta kalma mücadelemizi derinden etkiliyorlar. Atalarımızın güzel miraslarına teşekkür etmeyi de bilmeliyiz. Genlerimiz bizi biz yapan ve değişik bölge ve organlarımızı hatta psikolojik, duygusal ve ruhsal haritamızı bile belirleyen talimatlardır. Eğer bu talimatlar size kuvvetli bir zihin veriyorsa, mental hastalıklara yakalanma şansınız daha azdır, ya da kuvvetli bir kalp ve dengeli bir dolaşım sistemi, cardiovascular hastalıklara yakalanma riskinizi de azaltacaktır. Ayni zamanda hücrelerinize giden talimatlar DNA’nızı tamir etmede iyiyse, kanser riskinizde azalmaktadır. Gördüğünüz gibi genler, genel sağlık haritamızı ve ortalama yasam suremizi ortaya çıkarır. Hangi hastalığa yakalanacağımızın yüksek ihtimalini ve bu hastalığı ne kadar surede veya ne kadar zor/kolay atlatacağımızı belirler. Sağlıklıyken kendimize bakmak, zayıf organlarımızı tespit ederek onları temizlemek ve desteleyerek yasamak hastalıklara yakalanma riskimizi azaltmada en birincil yöntemdir. Genlerimiz bir hastalığın tedavisine verdiğimiz cevabi da etkiler. Örneğin; NQO1 adli gene sahip olan bir kadının belirli ilaçlarla göğüs kanserini yenmesi o gene sahip olmayana göre daha olasıdır. Vücudumuzun farklı tedavi yöntemlerine verdiği cevaplar yine genlerimizin etkisi altındadır. İste bu yüzden kişiye özel tedavi biçimleri çok önemlidir. Miras aldığımız genler konunun sadece bir kısmıdır. Zayıf ve güçlü organlarımızı bilerek ona uygun bir yasam sekli seçmemiz sağlığımıza ve bütün bedenlerimize yaptığımız bir yatırımdır. Genlerimiz ne olursa olsun sağlıklı ve dengeli bir yasam stili kendimizi korumak için önemlidir. Genlerimizin yarattığı protein denizi bedenlerimizde bilim adamları DNA’mızın sadece %2’lik bir kısmının proteinden yapıldığını ve geriye kalan %98’lik bölümünün ne için var olduğunu bulamadıkları için ona ‘cop DNA’ adını vermişlerdir. Fakat bilim dalının da kavrayamadığı, belki de bilim ve metafiziğin birleştiği alanlarda özellikle kuantum fizik de anlatılan enerjinin bu noktada görev aldığını dafarklı araştırmacılar öne sürmüşlerdir. Dolayısıyla ben bu kısma ‘cop’ demekten ziyade ‘kuantum DNA” demeyi tercih ediyorum. Genetik ve fizyolojik yapımız ile bireyin kişisel deneyim ve çevresiyle olan etkileşimi hastalık oluşumunda kadın ve erkek, yaş grubu ve vücut tipi ile orantılı olarak değişiklik göstermektedir. Bu farklılıklar sadece hormonlara bağlanamaz. Cinsiyet, davranışları, algıyı ve çeşitli yönlerden sağlığı farklı açılardan etkilemektedir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s