Leonardo’nun Sonraki Yılları

Leonardo, 1483 yılından sonra, önce Milan’da istihkam müfettişi, daha sonra da Floransa’da askeri mühendis olarak çalıştı. 1507’de, Fransa’ya, yaşamının geri kalan bölümünü geçireceği Amboise’a taşındı. Sahip olduğu büyük kavrayış gücüne ve yaratıcılığına rağmen, Leonardo’nun yaptıklarının, bilimin ilerlemesine az katkısı oldu. İncelemelerini kendini tatmin etmek amacıyla yapmıştı; çağdaşlarının çoğunun bunlar hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Birçok taslağı…

Read More

Leonardo’nun Taslak Defteri

Leonardo yaklaşık 30 insan vücudunu incelemek amacıyla kesip parçalara ayırdı. (bu, o zamanlar yasal değildi) Bunun sonucunda daha önce yapılmış olanlardan çok daha hatasız vücut resimleri çizdi. Işığın özellikleirmi, suyun hareketini inceledi. Taslak defteri, uçma makinesi de dahil, birçok makine tasarısıyla doludur. Bugün, bu makinelerin birçoğunun çalışmayacağını biliyoruz, fakat ortaya koyduğu tasarılar onun ayrıntılı gözlemleri…

Read More

Evrensel İnsan

Rönesans sırasında birçok düşünür, yetenekleri ve ilgileri çok geniş bir alana yayılan bir kişi olarak düşünülen ”evrensel insan” ülküsüne inandı. Bu ülkünün tipik bir örneğini oluşturan Leonardo Da Vinci, ressam, heykeltıraş, müzisyen, mimar, bilim adamı ve yaratıcı bir mucitti. Leonardo, Floransa yakınlarında, Pietro Da Vinci adında bir mahkeme katibinin oğlu olarak dünyaya geldi. Leonardo’nun sanatsal…

Read More

Rönesans Süresince Bilim

14. yüzyılda Avrupa’da, daha sonra Rönesans (”yeniden doğuş” demektir) diye adlandırılacak, yaklaşık 200 yıllık bir dönem başladı. Bu süre boyunca insanlar eski Yunan ve Roma sanatı ile bilimlerini yeniden keşfedip çevrelerini kuşatan dünya ile ilgili yeni fikirler geliştirmeye başladılar. Olup bitenlere daha eleştirel bir gözle bakmaya, her alanda gözlem ve deneye daha büyük önem vermeye…

Read More

Bir Bilmece Daha

William Harvey’nin buluşu, gözleme dayanan akıl yürütmenin parlak bir örneğiydi. Fakat hala son bir soru daha vardı; Atardamarlar yoluyla kalbi terk eden kan toplardamarlara nasıl giriyordu? Harvey, ince damarların toplardamarlar ile atardamarları birbirine bağlaması gerektiğini tahmin ediyordu, ama kanıtlayamıyordu. 1661’de, Marcello Malpighi (1628 – 1694) adında bir İtalyan, mikroskop altında kurbağa akciğerlerini incelerken (kılcaldamar dediğimiz)…

Read More

Yeni Kan Dolaşımı Kuramı

William Harvey, De motu cordis (Kalbin ve Kanın Hareketi Üzerine) adlı bir kitap yayımladı. Kitap, yaptığı birçok gözlemin bir ürünüydü ve kanın vücuttaki dolaşımıyla ilgili kuramlarını sergiliyordu. O zamanlar doktorların çoğu, Galenos gibi kanın kalbin bir yanından öteki yanına küçük deliklerden geçtiğine inanıyordu. Harvey, kendi deneylerinden yola çıkarak dolaşım kavramını ortaya attı. Kanın kalpten atardamar…

Read More

Bir Kraliyet Hekimi

William Harvey İngiltere’de, Folkestone’da dünyaya geldi. Cambridge Üniversitesi’nde sanat ve tıp okuduktan sonra tıp eğitimini Fabricius adındaki ünlü anatomi profesörünün yanında sürdürmek üzere Padova’ya gitti. 1602’de Londra’ya döndü ve bir muayenehane açtı. 1609’da, Londra’daki St. Bartholomew Hastanesi’ne hekim olarak atandı. 1618’de önce I. James’in, ardından I. Charles’ın özel hekimliğine getirildi. İngiliz İç Savaşı sırasında sadık…

Read More

Galenos’un Çalışmaları Sorgulanıyor

Andreas Vesalius, Padova’da bulunduğu sıralarda, insan vücudundan başka, olabildiğince çok sayıda hayvan ölüsünü de inceledi. Bu işi bizzat kendisi yaptı ve öğrencilerine yol göstermesi için çok sayıda vücut şeması hazırladı. Fakat bütün bu çizimler hala Galenos’un kuramlarına dayanıyordu. Vesalius, yavaş yavaş, Galenos’un söyledikleri ile kendi araştırmalarının sonuçları arasında birçok fark olduğunu gördü. 1539 yılı geldiğinde…

Read More

Büyük Anatomici

Andreas Vesalius, Kutsal Roma İmparatoru V. Charles’ın eczacısının oğlu olarak Brüksel’de doğdu. Önce Louvain’de, sonra Paris Üniversitesi’nde okudu, ama savaş onu Louvain’e geri dönmek zorunda bıraktı. Vesalius o sıralarda, insan vücudunun yapısını inceleyen anatomiyle yakından ilgileniyordu. Bunu tam anlamıyla yapabilmesi için insan ölülerini kesip parçalara ayırması gerekiyordu. Yasalar bunu yasakladığından, ihtiyaç duyduğu cesetler için ya…

Read More

Homeopatinin Babası: Gezgin Bir Doktor

Paracelsus 1527’de Basel Üniversitesi’nde hoca oldu. Burada bir muayenehanesi vardı. Fakat tıp otoriteleriyle arasında birçok anlaşmazlık vardı. Galenos ve İbn Sina’nın kitaplarını herkesin önünde yakınca Basel’den ayrılmak zorunda kaldı. Yaşamının geri kalan kısmında Avrupa’yı dolaştı. Bir yerde asla iki yıldan fazla kalmadı. Avusturya’da öldü. Paracelsus, hastalıkların dört sıvı arasındaki dengesizlikten kaynaklandığını söyleyen Eski Yunan düşüncesine…

Read More

Çetin Bir Kişilik

Aureolus Philippus Theophrastus Bombast von Hohenheim ya da bilinen öteki adıyla Paracelsus, İsviçre’de Zürich yakınlarında doğdu. İtalya’da Ferrara Üniversitesi’nde okudu, sonra orduda cerrahlık yaptı. Paracelsus, en yakın arkadaşlarına bile sert davranan, kırıcı bir insandı. Zengin insanlardan çok fazla ücret alır, buna karşılık yoksulları parasız tedavi ederdi. Romalı hekim Celsus’la ve öteki geleneksel doktorlarla uyuşmadığı çok…

Read More

İnsan Vücudunun Keşfi

Ortaçağ boyunca Avrupa’da tıp bilimi, Galenos ve ondan öncekilerin çalışmalarına bağlı kaldı. Ancak, 12. Yüzyılda Yunan ve Arap tıp kitapları Latince’ye çevrildikçe, Batı Avrupa’ya yeni fikirler ulaşmaya başladı. Doktorlar ve tıp bilimcileri eski kuramları sorgulamaya, sonra da kendi kuramlarını geliştirmeye başladılar.

Read More

Türk Dilleri Hakkında Bilgi

Türk dilleri içinde en çok konuşulan lehçe %40 ile Oğuz Türkçesinin Türkiye şubesidir. Daha sonra ise Azerbaycan Türkçesi gelmektedir. Azerbaycan Türkçesinden sonra ise Özbekçe ve Kazakça gelmektedir. En az konuşulan dil ise Kırım Türkçesi olan Tatarca ve Sibirya ile Moğolistan’daki Türklerin kullandığı Türkçedir. Türk dillerini diğer dil ailelerinden farklı kılan önemli bir özelliği, konuşucularının uzun…

Read More

Cennete Gidecek Diye Çocuğunu Öldürdü

Araba kullanırken nasıl ehliyet alınıyorsa çocuk yapılırken de aslında bir belge alınmalı ve herkes çocuk yapma hürriyetinden faydalanmamalıdır. Çocuk yapmak ve büyütmek herkesin yapabileceği bir iş değildir. Çocuklarını öldüren anne ve babalar var. Türk toplumu böyle anne ve babalardan arınmalı ve çocuk yapmak adeta ehliyete bağlanmalıdır. Çocuk yapma ehliyeti olmayanlar çocuk yapmamalıdır. Buna ilaveten kalıtsal…

Read More

Evlenip Boşanmak Bazı Kadınlar İçin Meslek Oldu…

Evlenip Boşanmak Bazı Kadınlar İçin Meslek Oldu… Evlenen ve kısa sürede boşanan, üstüne de nafaka almak artık bazı kadınlar için adeta meslek oldu. Esra Erol ve Müge Anlı gibi kişilerin programlarına dahi haber olan bu kadınlar, Türkiye’de ki ekonomik bozulmanın da etkisiyle sayısı iyice artıyor. Öyle ki asgari ücretle çalışıp nafaka parasını ödeyemediği için hapis…

Read More

Okumazsan Çöpçü Olursun…

Türkiye’de insanları aşağılamak için çöpçü tabiri sık sık kullanılır. Aileler bile çocuklarına “Okumazsan sen de çöpçü olursun” der. Ancak çoğu insan bilmez ki, çöpçüler gayet iyi kazanmaktadır. Ayrıca çöpçü olmak ile okumama arasında bir bağlam yoktur. Çoğu çöpçü güzel bir maaş alır ve milli ile dini bayramlarda da tatil yapar veya extra prim alır. Çöpçülük…

Read More

Putin Türk mü? Gerçek Adı Veli Demir Piton mu?

Vlademir Putin Türk mü? Gerçek Adı Veli Demir Piton mu? İnternette bir deli kuyuya taş atıyor kırk akıllı çıkaramıyor. Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin’in daha önce Türkiye’de Rusya adına ajanlık faaliyetlerinde bulunduğu ve başarılı bir KGB ajanı olduğu bilinmektedir. Ancak bazı kişiler insanları trollemek amacıyla Putin’in Türk olduğunu yaymaya başladı. Yetmedi, yalan iyice yayıldı ve…

Read More

Yunanlılar: Türkler Türk Değil…

Yunanlılar Türklerle uğraşmayı çok sever. Zaten Yunanistan’da gündem sürekli Türkiye’dir. Nerede Türkler aleyhinde olan bir şey varsa Yunanistan oradadır. Yunanistan halkının büyük çoğunluğu da Türkiye’nin Yunanistan’ı işgal edeceğini söyler. Yunanlıların yaptıkları da ortadadır. Kıbrıs’ı Yunan toprağı yapmak için EOKA adlı terör örgütünü kurarlar, masum Türkleri öldürürler, sonra da Türkiye adaya operasyon yapınca da Türkler bizi…

Read More

Celal Şengör: En İyi Yönetim Şekli Monarşi!

Celal Şengör: En İyi Yönetim Şekli Monarşi! Demokrasilerde bol bol yalan söylenir. Demokratik sistemlerde halk yağcılığı en üst seviyededir. Partiler oy almak için her türlü yolsuzluğu veya yalanı söylerler. Halktan oy almak için en aşağılık şeyleri bile desteklerlerler. Demokrasiler de çoğunluğun dediği olur. Celal Şengör Demokrasi hakkında şunu söyler: İngiltere’de halkın temsil ettiği Avam Kamarası…

Read More

İktisada Giriş: Piyasa Dengesi

İktisada Giriş: Piyasa Dengesi Önceki kısımlarda yaptığımız açıklamalar ışığında piyasada iki ana iktisadi aktörün bulunduğunu, bunlardan birisinin ilgili mal ve hizmetten ne miktarda satın almak istediğine karar verecek olan tüketiciler diğerinin ise ilgili mal ve hizmetten ne miktarda satmak istediğine karar verecek olan üreticiler (firmalar) olduğunu biliyoruz. Bu bağlamda, bir mal veya hizmete ilişkin piyasada…

Read More