Hızlı Okumaya Giriş: 2 – Hızlı Okuma Nedir? | Hızlı Okumanın Tarihçesi

20. yüzyılın ikinci yarısından sonra bilgisayar hayatın her safhasında devreye girdi. Bilgi Çağı ve Bilgi Toplumu kavramları ortaya çıktı. Bilgi toplumu oluşturmanın yolu da okumaktan geçiyordu.

2.Dünya Savaşı sırasında Alman hava kuvvetlerinin (Luftwafe) uçakları londra’yı bombalıyordu. Bu esnada İngiliz ve Alman uçakları birbirine karışıyor, İngiliz gözetleme kulelerinde görev yapan gözcüler, düşman uçaklarını kendi uçaklarından ayırt etmekte zorlanıyorlardı. Eğer tehlike varsa, uçaksavar nişancılarının, halkın sığınağa gitmesi için alarmı zamanında vermesi gerekmekteydi.

Gözlemciler, çok defa amblemlerinden tanıyabildikleri uçakları zamanında fark edip dost mu düşman mı olduklarını ayırt etmekte gecikiyor ve bu da çok önemli kayıplara neden oluyordu.

Aynı yıllarda gözün çevikliği üzerinde çalışan ABD Ohio Üniversitesinden Dr. Renshaw, takistoskop denilen bir alet geliştirdi. Bu aletin merceği, saniyenin 1/25, 1/50, 1/100’ü hızında açılıp kapanarak çeşitli görüntüleri göze yansıtmakta ve çevikliğini kademe kademe arttırabilmekteydi. Pilot, nişancılar ve gözetleme kulesi görevlileri, Dr. Renshaw’ın ”çevik görme” eğitimlerinden geçtiler. Böylelikle bombardıman uçakları çok daha erken fark edildi ve reaksiyon hızları arttı. Artık gözcüler halka daha çabuk haber verebiliyordu.

Eğitimin başarılı olduğu görülünce ABD, kara ve deniz kuvvetlerindeki ilgili personeline de çevik görme eğitimleri verildi. Önceleri çevik görme çalışmaları olarak başlayan bu işlem, 1950’li yıllarda insan beyniyle ilgili bilgilerin birleşmesiyle birlikte eğitimciler tarafından ”anlayarak çok hızlı okuma eğitimi” olarak geliştirilip sistemleştirilerek okullarda uygulanmaya başlandı.

Yapılan araştırmalarda bilginin en az yüzde sekseninin okuyarak elde edildiği tespit ediliyordu. Çok okumak için buna bir çare bulmak lazımdı. Bunun çaresi de hızlı okuma tekniklerini geliştirmekte bulundu. Amerika ve İngiltere’de üniversiteye kadar, öğrenimin her safhasında kurslar açıldı. Öğrenciler, iş adamları, yöneticiler, politikacılar bu kurslara devam etmeye başladılar. Böylece Batıda hızlı okuma yaygın bir hale geldi. Türkiye’de hızlı okuma olayı daha yeni sayılır.

Hızlı okuma, gözümüzün kaslarını eğitmeyi, gözümüzün çevik görmesini, görme alanını genişletmeyi, okurken satırların üstünde serseri gibi dolaşan gözümüze daha etkin bir şekilde ritim kazandırma ve bütün bunlar ile görme ve algılama uyumu sağlamayı amaçlar.

Önemli olan hızlı okumak değil, isterseniz ışık hızında okuyun. Hiçbir anlamı yoktur. Bu eğitimin temel hedefi, daha hızlı ve etkin görme ve algılamadır. Kısacası, bu program görsel algılama düzeyimizi geliştirerek okuma, algılama, anlama düzeylerimizi yükseltmeyi hedefleyen farklı bir teknik beceridir. Bu beceriyi herkes gibi sen de kazanabilirsin.

Kaynak: Cemal Kondu

Bir Cevap Yazın