
Biyozararlılar ve Zararlı Kimyasal Maddeler
Biyozararlılar; bizzat enfeksiyöz etkenler veya enfeksiyöz etkenlerin bulaştığı maddelerdir. Birçok ülkede özel olarak etiketlenir, atıkları ciddi olarak kontrol edilir.
İrritan (tahriş edici) Kimyasallar; canlı dokuya temas ettiği yerde yangısal geri dönüşlü zedelenme oluşturur. En sık göz, deri ve solunum yolları etkilenir. Yeterince karşı karşıya kalındığında kimyasalların hemen tümü tahriş edicidir. Bu nedenle doğrudan temastan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
Koroziv (aşındırıcı) Kimyasallar; sağlığa zarar verir, fiziksel etki de oluşturur. Canlı dokularda geri dönüşsüz zedelenme ve yıkıcı etki yapar; bazı metallere temas edildiğinde aşındırıcıdırlar.
Duyarlılaştırıcılar; karşılaşan kişilerin çoğunda alerjik reaksiyona neden olur. Duyarlılık ömür boyu sürer ve sonraki karşılaşmalarda oluşan reaksiyon ağırlaşır. Örneğin, formalin buharından etkilenen insanlarda bu maddeye karşı bir duyarlılık oluşur.
Karsinojenler, insanlarda tümör gelişme riski oluşturur. Histopatolojide kullanılan kloroform, kromik asit, dioksan, formaldehit, nikel klorid, potasyum dikromat gibi kimyasalların yanı sıra bazik fuksin (pararosaniline) ve benzidin türevi boyalar Kongo kırmızısı (diaminobenzidine) karsinojendir.
- BİLGİ: Geri dönüşlü zedelenme: Uyarı ortadan kalktığında veya zedelenme nedeni hafif olduğunda normale dönebilen patolojik değişim.
- BİLGİ: Geri dönüşsüz zedelenme: Uyarı hücrenin uyum yeteneğini aştığında oluşan ve hücre ölümüne yol açan kalıcı patolojik değişim.
- BİLGİ: Karsinojen: Hücrelerin kalıtsal, biyolojik veya kimyasal yapılarını değiştirerek doğal işlevlerinden farklı çoğalmalarına ve kanser oluşturmalarına yol açan etkenler.
Zehirli Maddeler; belirli yoğunluklarda sindirim, deri veya solunum yoluyla aldındığında ölüme neden olabilir. Ortaya çıkan ani risk daha fazladır. Bazıları “yüksek derecede zehirli” olarak adlandırılır. Metanol zehirlidir, osmium tetroksit ve uranil nitrat ise yüksek derecede zehirlidir. Çalışırken dikkatli olmalı, “yüksek derecede zehirli” maddeler ile çalışmaktan kaçınılmalıdır.
Hedef Organ Etkileri Olan Kimyasallar; belirli anatomik ve fizyolojik sistemler üzerinde etki oluşturur. Etkileri hemen ortaya çıkmaz; birikici ve geri dönüşsüz olduğundan özellikle tehlikelidir. Histopatolojide kullanılan ksilol ve toluen sinir sistemi için zehirlidir; benzen kanda etki oluşturur. Kloroform, metanol, metil metakrilat, civa klorid, ksilol ve toluen üreme sistemi üzerinde etki oluşturur.
Parlayıcılar; tutuşma noktaları (alevlenmeye yol açabilecek bir kaynağın bulunduğu yerde kimyasal buharının alevlendiği ısı derecesi) 38°C üzerinde olan maddelerdir. Yanıcı bir maddenin yerine parlayıcı maddeyi tercih etmek daha doğrudur.
Yanıcılar; tutuşma noktaları 38°C’den daha aşağıdadır. Kıvılcım oluşturan elektrikli aletlerin çevresindeki buharlara dikkat edilmelidir. Bu kimyasallar, özel tasarlanmış depolarda ve üretici tarafından imal edilen özel kutularında saklanmalıdır.
Patlayıcı Kimyasallar; histopatolojide nadir olup, en önemlisi pikrik asittir. Bazı gümüş çözeltileri de eskidikçe patlayıcı hal alabilir. Kullandıktan sonra saklanmaları önerilmez. Bu maddeler sallandıklarında patlayabilir .
Yakıcı (oksitleyici) Maddeler; diğer maddeler üzerinde yangına yol açabilir. Sodyum iodat hafif bir yakıcıdır. Civa oksit ve kromik asit daha tehlikelidir. Organik peroksitler ise çok tehlikelidir.