Evet arkadaşlar. Artık günümüz dünyasında orospulardan nasihat almakta moda oldu. Sosyal medyada orospular herkese nasihat veriyor. İlişki tavsiyesinde bulunuyor. Liberal dünyanın artık iyice suyu çıkmış vaziyette. Küreselcilik aile ve kültür diye bir şey bırakmadı.
Modern dünya, özgürlük ve bireysel tercih maskesi takmış küresel bir lağımın içinde debeleniyor. Lily Phillips denilen figürün 12 saatte 1113 erkekle birlikte olmasını bir “sektör başarısı”, arkasındaki o midesiz erkek arkadaşının bu rezilliğe göz yummasını da “olgunluk” diye ambalajlayıp insanlığın önüne sürmek, kelimenin tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır. Kendi haysiyetini, bedenini ve insanlık onurunu bir et parçası gibi pazara çıkaranların, bugün kalkıp ilişkiler, sadakat ve aşk üzerine felsefe yapması, insanlığın ahlaki pusulasının ne derece kırıldığının en net kanıtıdır.

12 saat içerisinde 1113 erkekle birlikte olan Lily Phillips, erkek arkadaşıyla ilişkilerinin sınırlarını anlattı:
🔹 “Bir erkek arkadaşım var.”
🔹 “Ama işim gereği başka erkeklerle birlikte olabiliyorum.”
🔹 “Yetişkin film sektöründeyim.”
🔹 “Bu yüzden ilişkimizi buna göre yürütüyoruz.”
🔹 “Ona isterse başka insanlarla birlikte olabileceğini söyledim.”
🔹 “Bunu kötü tarafı o yaşıyormuş gibi hissetsin istemedim.”
🔹 “Ama kabul etmedi.”
🔹 “‘Neden senden başka biriyle olmak isteyeyim?’ dedi.”
🔹 “Bu bana hiç tuhaf gelmedi, aksine çok olgun davrandı.”
🔹 “Hayatımda tanıdığım en olgun insan.”
🔹 “Onunla tanıştığım için gerçekten çok mutluyum.”
🔹 “Şu an tamamen âşık kız dönemimdeyim.”
Bu tarz iğrençliklerin ana akım medyada parlatılması, röportajlar eşliğinde “modern bir ilişki modeli” gibi sunulması asla tesadüf değildir. Karşımızda, insanı insan yapan en temel kaleyi, yani aileyi içeriden çökertmek isteyen sinsi bir küresel ajanda var. Kadınlığı iffetinden, asaletinden ve kurucu rolünden koparıp, fütursuzca sergilenen bir metaya dönüştürmeye çalışıyorlar. Bunu da dünyaya “kadın özgürleşmesi” diye yutturuyorlar. Kendi mahremini binlerce kişiye meze eden bir kadının dilinden dökülen “aşk” ve “olgunluk” kelimeleri, kelimenin tam anlamıyla bu kutsal kavramların içini boşaltma operasyonudur.
Bu küresel yozlaşma virüsünün asıl hedefi, sarsılmaz kaleleri olan, köklü bir töreye ve aile ahlakına sahip milletleri çökertmektir. Türk ırkını ve kültürünü de bu modern bataklığın içine çekmek, Türk kadınını o asil, devlet kuran, bilge “ana” kimliğinden koparıp bu pespayeliğe özendirmek istiyorlar. Türk’ün töresinde kadın, küresel platformların, ekranların ve sapkın ideolojilerin oyuncağı değildir; o, nesilleri yetiştiren, soyun namusunu ve asaletini omzunda taşıyan ulu bir çınardır. Bir erkeğin, kadınının binlerce erkekle pazarlanmasına “olgunluk” demesi Türk’ün ne kitabında yazar ne de ruhunda yer bulur; bu düpedüz gavatlıktır, midesizliktir, köksüzlüktür.
Batı’dan yayılan bu ahlaksızlık dalgası, insanlığı evrimsel olarak en aşağı basamağa, hayvani bir dürtü dünyasına indirmeyi amaçlıyor. Ancak Gök Tanrı’nın izinden giden, damarlarındaki asil kanın ve binlerce yıllık kutsal törenin şuurunda olan Türk gençliği, aile yapısını hedef alan bu iğrenç küresel propagandaya geçit vermeyecektir. Bizim vizyonumuzda aile, parayla satılık bir şirket değil, mukaddes bir ocaktır. Bu topraklarda töre ve milli şuur yeniden şahlandığında, celladına aşık köleler gibi bu yozlaşmayı alkışlayanlar da, kadınları bu lağıma özendiren küresel odaklar da layık oldukları karanlığa ve tarihin çöplüğüne gömülecektir.