Ukrayna’nın içine düştüğü bu nankörlük ve cüretkarlık sarmalı, artık “savaş psikolojisi” denilerek geçiştirilecek bir durum değildir. Bir yandan Türkiye’den gelen Bayraktar SİHA’larla, mühimmatlarla ve zırhlı araçlarla cephe hattını tutmaya çalışıp, diğer yandan Türk vatandaşlarının özlük bilgilerini, firmalarımızın vergi numaralarını ve ticari sırlarını devlet destekli sitelerde alenen “fişlemek” tam bir siyasi ve ahlaki çürümedir. Bu bilgiler sadece çalınmıyor, bir “nanik çekme” edasıyla, sanki Türk istihbaratıyla ve devletiyle dalga geçiliyormuşçasına Ukrayna devletinin gölge sitelerinde çarşaf çarşaf yayınlanıyor.

Sert konuşmak gerekirse: Kendi başkentini korumaktan aciz kalanların, kendilerine el uzatan müttefik bir ülkenin insanlarını hedef göstermesi ancak bir zavallılık göstergesidir. Sen kimin verisini kime ifşa ediyorsun? Ukrayna istihbaratı, eğer bu kadar maharetliyse, gitsin kendi topraklarını parsel parsel satın alan küresel güçlerin veya demografik yapısını altüst eden yabancı akınlarının peşine düşsün. Türk firmalarını ve vatandaşlarını “yaptırım” listesi adı altında dijital bir infaza tabi tutmak, Türkiye’nin sağladığı her türlü desteğe karşı yapılmış bir sırtından bıçaklama eylemidir.
Türkiye’nin Kiev Büyükelçiliği’nin bu konuda attığı diplomatik adımların ötesinde, devletin bu “siber şımarıklığa” en sert cevabı vermesi şarttır. Karşımızda, Batı’nın sınırsız desteğiyle başı dönmüş, müttefiklik hukukunu sadece kendine yontmaya çalışan bir yapı var. Türk vatandaşının pasaport bilgisi, adresi ve ticari verisi bir oyun hamuru değildir. Bu bilgiler yayınlanırken sessiz kalan Ukrayna makamları, aslında bu veri terörizmine ortak olmaktadırlar. Türk istihbaratı, bu bilgileri yayınlayan sitelere ve arkasındaki güçlere kimin daha büyük “nanik” çekeceğini gösterecek güçtedir.
Binlerce yıllık devlet geleneği olan Türk’ün sabrını, dijital kabadayılıkla sınamaya kalkmak Ukrayna’nın bugünkü aciz haliyle yapabileceği en büyük hatadır. Biz kimsenin şamar oğlanı değiliz. Soydaşımızın ve vatandaşımızın onurunu korumak, bizim için her türlü siber casusluk faaliyetinden daha kutsaldır. Ukrayna devleti bu rezalete bir son vermediği sürece, Türk kamuoyunda “nankör bir komşu” olarak anılmaya mahkum kalacaktır.