Aksaray sokakları, medeniyetten nasibini almamış bir magandanın sergilediği hem trajikomik hem de sinir bozucu bir tiyatroya sahne oldu. Taşpazar Mahallesi’nde uygulama yapan polis ekipleri, helezon yayları kesilmiş, camları film kaplı—yani ben “kuralsızım” diye bağıran—bir aracı durdurdu. Arabada yolcu koltuğunda oturan 18 yaşındaki H.E.Ö., polis ceza yazmaya kalkınca önce tam bir zavallı gibi “Abi sevgilimin yanında beni bozma” diye yalvarmaya başladı. Sosyal statüsünü kesik yaylı bir Tofaş veya modifiyeli hurda üzerine kuran bu zihniyetin, kanun karşısında düştüğü o ezik hal her şeyi özetliyor.

Ancak bu “delikanlılık” gösterisi, polisin geri adım atmayacağını anlayınca yerini hızla magandalığa bıraktı. Az önce yalvaran o şahıs, bir anda ağzından lağım akıtırcasına küfürler savurmaya, görevini yapan memura ve gazeteciye tehditler yağdırmaya başladı. Gazetecinin burnunu kırmakla tehdit edip refüjlerde tepinen bu tip, tam da kendinden beklendiği gibi sıkışınca tabanları yağlayıp kaçmaya çalıştı. Polis tarafından 10 dakikalık bir kovalamaca sonrası yakalanınca da bu sefer polis aracına binmemek için direndi. Sonuç: Hem sevgilisinin yanında rezil oldu hem de 7 bin 716 lira ceza ve adli işlemle baş başa kaldı.
Bu Zihniyetin Türk Sokaklarında Yeri Yok!
Şimdi gelelim bu şahsa ve temsil ettiği o bozuk zihniyete. Sen bu ülkenin ekmeğini yiyeceksin, bu ülkenin yolunda o kuralsız aracınla gezeceksin ama iş kanuna, nizama gelince devlete küfür edeceksin! Hele ki bu şahsın bölücü argümanlarla beslendiği veya aidiyetini bu devlete karşı konumlandırdığı ortadayken, takındığı bu tavır sadece bir “gençlik hatası” değil, doğrudan bir karakter bozukluğudur. Polise yalvarırken sergilediğin o pısırıklık ile ceza yiyince ortaya çıkan o küfürbaz kimlik, senin ne kadar omurgasız olduğunun kanıtıdır.
Kürtçülük yapıp, “bize baskı var” edebiyatı arkasına sığınıp ama öte yandan en basit trafik kuralına bile uymayan, devlete ve polise en ağır hakaretleri eden bu kitle, bu memleketin huzurunu kaçıran asıl unsurdur. Madem o kadar delikanlıydın, neden polisin peşinden koştuğunu görünce yaya olarak kaçtın? Madem o kadar “bozulmak” istemiyordun, neden sevgilinin arkasına saklanıp özür diletmek zorunda kaldın? Türk polisi senin sevgilinin yanında prestijini korumakla görevli değil, senin gibi kural tanımazların haddini bildirmekle görevlidir. Bu ülkede yaşayacaksan bu ülkenin polisine, kanununa saygı duyacaksın; duymuyorsan da böyle tıpış tıpış gözaltına alınır, o sevgilinin yanında yerin dibine girersin!