Etiket arşivi: diyanet

Günaydın Demek Günah mı? İslamcıların Türk Diline Olan Düşmanlığı

Günaydın Demek Günah mı? İslamcıların Türk Diline Olan Düşmanlığı

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Günaydın ve İyi Sabahlar gibi Türkçe kökenli sözcüklerin Cahiliye Dönemi adeti olduğunu ifade etti. İslamcılara göre böyle sözcükleri kâfirler, putperestler, satanistler kullanmaktadır. Kafayı Arap kültürü ile bozmuş insanlara göre Türkçe kötü bir dildir. Hatta İranlı Ayetullah Tehrani’ye göre ise Cehennem Dili Türkçedir.

Biz Türkler Arap değiliz. İslam adı altında Araplaşmak isteyenler varsa Araplaşabilir. Arap ve Pers kültürüne sempati duyabilirler. Ancak kimsenin Türklüğe ve Türk diline düşmanlık yapmasına müsaade etmeyiz. Türkiye’nin resmi dili Türkçedir. Türkçenin resmi dil olması Cumhuriyet ile olmadı. Çok daha eskiye dayanır.

1876 Kânûn-ı Esâsî

MADDE 18.- Tebaai Osmaniyenin hidematı devlette istihdam olunmak için devletin lisanı resmisi olan Türkçeyi bilmeleri şarttır.

İlk Anayasada bile devletin dili “Türkçe” diye ifade edilmiştir. Osmanlılar Arap harfleri ile yazardı fakat Türkçe konuşurdu. Tıpkı şu an Latin harfleri ile yazıp Türkçe konuşmamız gibi. Eski Türkçenin (Osmanlı Türkçesi) günümüzden tek farkı biraz daha fazla Arapça ve Farsça kelimeler barındırıyor olmasıdır.

Türkçe karşılama ve uğurlama sözleri

  • Günaydın
  • Gününüz aydın olsun
  • İyi günler
  • İyi geceler
  • Uğur(lar) ola
  • Esen kalın
  • Güle güle
  • Sağlıcakla kalın
  • Görüşmek üzere
  • Görüşürüz
  • Esenlikler, esen bolsun,
  • Kut olsun, kut bolsun

“Esenlik Dileme”

Tanrı’nın selamını hatırlayıp yinelemektir. Çünkü kötülüğe bulaşmak esenliği kaybetmektir. O halde “Esenlik Dilemek” iyiliğe ve Tanrı’ya dönme andı demektir.

Selam da esenlik dileme , rahatlık huzur dilemektir. Türk selamıdır. selam, merhaba gibi arapça kökenli kelimeleri tercih etmektense öz Türkçe’yi kullanmak isteyen insanların kullandığı ifadedir.

Esenlik dilemek; içinde bulunacağınız tekil yada çoklu birimlere girerken ve çıkarken yapacağınız Türkçe selamlaşmadır. Buluşurken ve Ayrılırken esenleşilir.

Buluşurken; Esenlikler dilerim
Ayrılırken ; Esen Kal

Er kesimden olan Türk milliyetçilerine saygım var ancak ülkemde Türklerin arapça ”Selamın Aleyküm” diyerek, veya Farsça-Kürtçe ”merhaba” diyerek selamlaşmalarına üzülüyorum. Ümmetçi kişiler ”Selamın Aleyküm” demenin islami bir zorunluluk olduğunu savunurlar. Oysa ‘Selamın Aleyküm” sözü İbraniceden Arapçaya geçmiş ve Araplaşmış bir selamlaşma şeklidir. İslam öncesinde Araplar yine ”Selamın Aleyküm” diyerek konuşmaya başlardı. Bu kelimenin aslı İbranice ”salom aleküm” idi. İbraniceden Arapçaya, oradan da Türkçeye geçen bu tamlamayı kullanmamalı; yerine ”esenlikler” dilemeli, ”günaydın” ”iyi günler” ”iyi akşamlar” demeliyiz. “merhaba” ise farsçadır. Farsiler ve Kürtlerin öz selamıdır.. Bu kelimeyi de kullanmaktan vazgeçmeliyiz. Türk’üz, Türkçe konuşuruz…

Müslümanlar arasında manevi bağ selamlaşma ile olacaksa bütün Müslümanların Türkçe selamı kabullenmeleri mantık ve ahlak icabıdır. Çünkü İslamiyet’i koruyan, yaşatan ve yüceltenler sadece Türkler olmuştur. Selçukluların Haçlılara karşı o destanî savunması olmasaydı kalabalık, mutaassıp ve gözü pek Haçlı orduları yer yüzünde bir tek Müslüman bırakmazdı. Osmanlılar ise Haçlıları yalnız durdurmakla kalmamış taarruza geçerek yüzyıllarca Hıristiyanlığın ortasında tek başına Müslümanlığı temsil etmiştir.

Yeni Fetva Geldi! Müzik Ve Cinsellik

Yeni Fetva Geldi! Müzik Ve Cinsellik

Türkiye’de cinsellik gibi konular dini çevrelerce çok sık konuşulan bir konudur. Diyanette her zaman olduğu gibi cinsellikle ilgili bir fetva daha verdi fakat bu sefer cinselliği müzik ile bağdaştırdı!

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetvasında, “müziğin mutlak haram olmadığı” belirtilerek, “ancak cinsel arzuları tahrik eden şarkıları söylemek ve onları dinlemek günahtır” dendi. Sözcü gazetesinden Ali Ekber Ertürk’ün haberine göre 2016 takvimine aldığı fetvalarla tartışmalar yaratan Diyanet İşleri Başkanlığı, yine tartışma yaratacak bir fetvaya yer verdi. “Müziğin dindeki yeri nedir? Hangi müzik çeşidi helaldir?” sorusuna yanıt veren Diyanet, “Cinsel arzuyu körüklememek şartıyla” müziğe vize verdi. Diyanet’in “müzik fetvası” şöyle:

“Kuran ve sünnette, müzikle meşgul olmanın, müzik dinlemenin mutlak anlamda günah olduğunu gösteren deliller bulunmamaktadır. Bu itibarla, dinimizin temel inanç, amel ve ahlak ilkelerine aykırı olmayan, haramların işlenmesine sebep olmayan müzik türlerini dinlemekte dinen bir sakınca yoktur. Ancak cinsel arzuları tahrik eden ifade ve tasvirleri içeren, haramları güzel gösteren müzikleri yapmak ve dinlemek ise günahtır.”

Yani işin özü cinsel arzuları körükleyen müzikler haramdır. Biz değil diyanet söylüyor. Karışmadıkları bir müzik kalmıştı o da oldu sonunda.

Müziğe gece yarısı yasağı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pazartesi günkü Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada koronavirüs salgını kapsamında uygulanan bazı tedbirlerin gevşetildiğini duyurdu. Erdoğan, canlı müzik kısıtlamasına ilişkin alınan kararı ise “Müzik kısıtlamasını da 24.00’e çekiyoruz” sözleriyle açıkladı. Ancak ardından sarf ettiği, “Kusura bakmasınlar, gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yoktur” sözleri ise başta müzisyenler olmak üzere muhalefetin ve müzikseverlerin tepkisini topladı. Erdoğan’ın Dünya Müzik Günü’nde tepki toplayan bu sözleri canlı müziğin yasaklanıp yasaklanmadığına ya da mevcut yasağın kaldırılıp kaldırılmadığına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Canlı müzik yasağı ilk olarak salgının başlarında 30 Mayıs 2020 tarihinde yayımlanan 8556 sayılı genelge ile lokanta, restoran, dernek lokalleri ve çay bahçeleri gibi mekanlarda getirilmişti. Bu genelgeyi 2 Haziran 2020 tarihinde yayımlanan 8591 sayılı genelge ile 21 Aralık 2020 tarihinde yayımlanan 21153 sayılı genelge takip etmiş ve canlı müzik yasağı yinelenmişti.