İslam Dünyasının Yobaz Olmadığı Zamanlar Bilim Altın Çağını Yaşıyordu

Bir zamanlar İslam coğrafyası ilmin merkeziydi. Bağdat’ta kurulan Beytülhikme sadece bir kütüphane değildi; dünyanın dört bir yanından eserlerin toplandığı bir ilim mabediydi. Müslüman âlimler, Yunan’dan, Hint’ten, İran’dan gelen bilgiyi tercüme ettiler; ama sadece aktarmadılar, geliştirdiler. Not: “İlk” kavramı; en eski yazılı kayıt, ilk sistematik eser ya da bilimin kurumsallaşması anlamında kullanılmıştır. İslam medeniyeti 8–15. yüzyıllar…

Read More

Büyük Bir Düşünür

Avrupa’da Avicenna adıyla bilinen İbn-i Sina, farklı birçok alanda yaklaşık 270 kitap yazmış, son derece bilgili ve çok yönlü bir insandı. İran’da, Buhara’da doğmuştu. Daha 16 yaşındayken tıp alanında birtakım çalışmalar yapmaktaydı. Yaşamının değişik dönemlerinde kanun adamlığı ve öğretmenlik yapmıştır. Ayrıca politikayla da ilgilenmiş, İran hükümdarlarının danışmanı olmuştur. Kolikten (karın bölgesi iltihabından) ölmüştür. Ama zehirlenmiş…

Read More

İbn-i Sina Ameliyatı Son Çare Olarak Görüyordu

Kendisi de bir cerrah olduğu halde, cerrahiye her zaman için son çare olarak başvurulmasını, önemsiz hastalıklar için ilaç verilmemesini öğütlemişti. Tıpta en önemli şeyin doğru teşhis olduğunu, teşhisin doğru yapılabilmesi için de hastanın gerektiği ölçüde ve hassasiyette gözlem altında tutulması gerektiğini vurgulamıştı. Bugün halen Paris Tıp Fakültesi’nin büyük konferans salonunda İbn-i Sina’nın portresi yer alır….

Read More

Tıbbın Kitabını O Yazdı!

Tıbbın kitabını yazdı… Her ne kadar birçok alanda çalışmış olsa da asıl uzmanlık alanı tıp olan İbn-i Sina, bu konuda birçok eser yazdı. Diğer bir deyişle, dehası doktorluğundaydı. Öyle ki, çok uzun bir süre Batı dünyasında ‘Hakim-i Tıb’ (Hekimlerin Hakimi) kabul edilmiştir. Yazdığı eserler arasında en dikkat çekeni, kalp ve damar sistemi ile ilgili kaleme…

Read More