Yüzüklerin Efendisi Silmarillion’da Melkor’un yenilişi

Melkor, Batıdan bir saldırıyı kesinlikle beklemiyordu. Çünkü kibri öylesine büyümüştü ki artık kimsenin ona açık açık savaş açamayacağını düşündü. Ama Valar ordusu savaşa hazırlanıyordu. Ak sancakların altında İngwe’nin halkı, kutlu elf halkı Wanyar yürüdü,Finwe oğlu Finarfin liderliğinde Valimar’dan asla ayrılmayan Noldor ordusu yürüdü, Teleri’nin çok azı savaşa katılmaya arzuluydu çünküFëanor’un yaptıklarını unutamamışlardı. Ama kendi soylarından gelen Eluchıl Dior’un kızı Elwing’i dinleyerek Valinor ordusunu denizden doğuya taşıyacak gemileri yönetecek kadar denizci gönderdiler. Ancak gemilerinin içinde kaldılar, hiçbiri beri topraklara ayak basmadı.

Orta Dünya’nın kuzeyine doğru Valar ordularının yürüyüşüne dair hikayelerde çok az şey söylenir; çünkü aralarında Beri Topraklara yerleşip acı çeken ve o günlerin günümüze kalan tarihini yazan o Elflerden hiçbiri gitmemiş. Ve orada olanları sadece uzun zaman sonra Aman’daki akrabalarından öğrendiler. Ama sonunda Valinor’un gücü Batı’dan gelerek Eonwe’nin borularının sesleri gökyüzünü doldurdu ve Beleriand, silahlarının görkemiyle alev alevdi, Valar ordusu, genç, güzel ve korkunç şekillerde donatılmıştı, dağlar ayaklarının akında çınladı.

Batı (Valar) ve Kuzey (Melkor) ordularının karşılaşması Ulu savaş veya Öfke Savaşı olarak adlandırıldı. Melkor bu savaşta tüm gücünü kullandı, bu savaş öylesine büyüktü ki Anfauglith düzlükleri savaşanlara yetmedi. Ve tüm Beleriand savaşın alevleri arasında kaldı. Ama Melkro’un bütün gücü onu kurtarmaya yetmedi. Bütün güçleri yok edildi, sadece dünyanın en derinlerine kaçıp saklanan bir kaçı dışında. Balroglar tam bir soykırıma uğradılar ve tümü yok edildi. Sayısız ork birlikleri saman gibi yanıp kül oldu. Sadece birkaçı; daha sonraları dünyayı rahatsız etmek için hayatta kaldı. İnsanların üç hanedanı Valar’ın yanında savaştı ve daha önceki ataları Hurin’in, Huor’un, Barahir’in ve diğer bütün efendilerinin intikamlarını aldılar.

Ancak İnsanların çoğu, Uldor’un halkı ve doğudan gelen diğerleri, düşmanla birleşti ve elfler bunu unutamadı. Sonra, ordularının dağıldığını ve yenileceğini gören Melkor, korktu ama derinlerden çıkıp ordusunun başına geçmedi. Ancak en son ve en büyük darbesini gerçekleştirdi. Angband’ın zindanlarından daha önce görülmeyen kanatlı ejderhaları gönderdi. Bu ordu öyle ani ve korkutucu gelmişti ki Valar ordusu bozguna uğradı. Çünkü gelişleri gök gürlemeleri ve şimşeklerle ateşten bir fırtınaydı. Valar ordusu geri sürülmüştü, Melkor güldü, ama gülmek için henüz erkendi. Çünkü kutlu Eärendil yardıma gelmişti. Göklerden ışıldayarak savaşa katıldı. Yanında tüm kuşların en büyükleri vardı.

Eärendil, beyaz alevle ışıldayarak ulaştı, Vingilot’un çevresinde göklerin tüm büyük kuşları toplanmıştı ve reisleri Thorondor’du, havada tüm gün ve karanlık bir şüphe gecesinin sonuna kadar savaş yapıldı. Güneşin yükselmesinden önce Eärendil, Kara Ancalacon’u, ejder ordusunun en güçlüsünü öldürüp onu gökyüzünden aşağıya fırlattı ve ejder, Thargorodrim kulelerinin üzerine duştu, kuleler yıkılıp parçalandı. Sonra güneş yükseldi ve Valar ordusu galip geldi, ejderlerin hemen hemen tamamı yok edildi; Morgoth’un tüm çukurları parçalanıp üstleri açıldı, Valar’ın kudreti dünyanın derinliklerine dek indi. Orada Morgoth kovuğunda duruyordu ve hala cesur değildi. Madenlerinin en derinlerine kaçtı, barış ve af için yalvardı; ama ayakları kesilip yüzükoyun yere savruldu. Daha önce yapıldığı gibi Angainor ile zincirlendi ve demir tacı boynuna takılacak bir tasma olarak yeniden dövüldü, başı dizlerinin üzerine eğilmişti. Ve Morgoth’ta kalan iki Silmaril, tacından alındı.

Böylece savaş sona erdi ve Melkor bir daha dönmemek üzere sonsuz boşluğa hapsedildi. Angband tamamen yok edildi. Silmaril’ler Batı ordusu komutanı Eaönwé nin kampında idi. Feanor oğulları onları vermeleri için Eönwé ye mesaj gönderdiler ama o bunu geri çevirdi ve onlara, tekrar Valinor’a dönmelerini ve affedileceklerini söyledi, ama oğullar bunu kabullenmedi çünkü onlar Melkor’la Silmaril’ler için savaşmışlardı. Feanor oğulları onları gizlice çaldı ama bu onlara fayda etmedi. Biri çukurlara düştü, biri denizlere daldı, diğeri de Vingilot’ta göklere çıkmıştı. Angband’dan kurtarılan esirler derinlerden çıkarıldılar ve değişen dünyayı gördüler. Çünkü Valar’ın öfkesi öylesine büyüktü ki onların öfkesi karşısında batı topraklarının kuzey bölgesi parçalanarak ayrılmış ve her yere deniz suları yükselmişti. Nehirler yok olmuş yâda yeni yollar bulmuşlardı. Büyük bir gürültü ile gerçekleşti tüm bunlar. Sirion artık yoktu. Vadiler Yükseldi ve Beleriand tamamen yok oldu. Doğu kıyıları oluşturan Mavi dağlar tamamen parçalandı, geriye sadece küçük bir kısmı kaldı, onların arka kısmına da Lindon adı verildi. Daha sonraları Gil-Galad ve Elrond o bölgede yaşayacaklardır.

Bir Cevap Yazın