Çikolata

Ali ile Gülşen bir arkadaş toplantısında tanıştılar. Birbirlerinden hoşlanıp daha sonra tekrar buluşmak üzere birbirlerinin telefonlarını aldılar. Ali Gülşen’i kahve içmeye davet etti. Sık sık buluşmaya, yemeklere, sinemalara gitmeye başladılar.

Üç ay sonra Ali Gülşen’e evlenme teklifi edecekti. Gülşen’i aradı, onunla konuşacağı önemli bir şeyin olduğunu söyledi. Gülşen de onunla konuşmak istediğini söyledi. Bir kafede buluştular. Çaylarından bir yudum aldıktan sonra, Gülşen Ali’ye, ‘Önce sen başla’ der. Ali ise, ‘Hayır sen başla’ der.

Gülşen ayrılmak istediğini söyledi. Ali yıkılmıştı. Hayat arkadaşını bulduğunu düşünürken birden bire avuçlarının arasından akıp giden kum gibi bir anda onu kaybetmişti.

Ali Gülşen’i defalarca aradı. Gülşen telefona cevap vermedi. Mesajlar, elektronik postalar, güller yolladı ama, bir yanıt dahi alamamıştı. Araya ortak arkadaşları girdi ama yine de sonuç değişmedi.

Ali vazgeçmek istemiyordu. Gülşen’i çok seviyordu. Sıradışı bir şey yapması gerekiyordu. Şehrin en ünlü çikolatacısına gidip en kaliteli çikolatasından bir kutu satın aldı. Dükkanda çikolata dolu kutuyu bir kenara götürüp bir şeyler yaptı. Daha sonra, hediye kutusu yaptırarak Gülşen’e yolladı. Gülşen kutuyu açtı, gözlerine inanamadı, her bir çikolata ısırılmıştı. Kutunun içinde küçük bir not gördü. ‘Hepsini denedim ama senin kadar tatlısını bulamadım.’

Gülşen bu hediyeden çok etkilendi. Sonunda yeniden bir araya geldiler ve evlendiler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s