Şamanların Erk Hayvanı: Yunus

Yunuslar 100’erli gruplar halinde yaşar. Dişiler tek bir yavru dünyaya getirir. Doğum sırasında birkaç; Yunus, annenin çevresinde dolanarak doğuma yardımcı olur. Yavruyu kuyruğundan çekerek dışarı çıkartırlar ve zarar görmekten korurlar. Yunuslar yaralı ve hasta olan başka Yunuslarla ilgilenir ve soluklanması için onları yüzeye çıkarırlar. Günlerinin çoğunu oynayarak geçirirler. Tüm bir yılı çiftleşerek geçirseler de ilginçtir ki, çoğu yazın doğum yapar.

Geniş bir çeşitliliğe sahip balıkları yerler. Yunuslar da, yarasalar gibi yiyeceklerinin yerlerini saptamak için ultrasonik titreşimler kullanır. Bu ultrasona ek olarak çeşitli şıkırtılar, ıslıklar, homurtular çıkarır ve birbirleriyle haberleşmelerini sağlayan beden duruşları da sergilerler. Her Yunusun kendisini tanımlayan özel bir ıslığı vardır ve bunun yanı sıra bu Yunus, diğer arkadaşlarının dikkatini çekmek için onlara ait ıslıkları da kullanabilir. Yavru bir Yunus, kendi kişisel ıslığını annesine benzer öğeleri kullanarak yaratır. Zekânın göstergesi olarak beyin yoğunluğunun oranını inceleme çalışmaları, Yunusları zekâda insanın hemen altına koymakta, ama başka alanlarda ise insanın üzerine çıkarmaktadır. Yunuslar birbirleriyle ismen konuşurlar, birbirlerine yardım eder ve tüm yıl boyunca sevişirler, savaşmazlar, stres yüzünden ülsere yakalanmazlar ve ne onlar ne de başka birileri hastalanıp da ölmesin diye çevrelerini kirletmezler. Onlar bizden daha mı zeki? Kararı siz verin. Yunusun gücü, dengeli ortaklıktır. Birbirleriyle ve dünyalarıyla sevinçli bir uyum içinde hayatlarını yaşarlar. Görünüşe göre Yunuslar, sevginin hayatın en önemli yönü olduğu dersini almışlardır, çünkü bazı zihinsel ve fiziksel engelli insanların onlarla yüzüp oynadıktan sonra, tavır ve davranışlarında belirgin gelişme gözlenmiştir, ne de olsa Yunuslar bizim içsel doğamızla ilişkin varoluşun o saflığını taşımaktadırlar. Gerçek benliğinizle ve dengeli bir paylaşımın özüyle iletişime geçmek için bir kılavuza gereksinim duyduğunuzda, bir ses verin Yunusa. Yunuslar zaman zaman sürüler halinde kendilerini kumsallara vurmakta ve bu durum henüz açıklanamamaktadır. Olasıdır ki, hasta veya yaralı bir Yunusa yardım etmeye çalışmak amacıyla onu izlemekte veya tümü hastadır ve diğer arkadaşlarına hastalığı bulaştırmamak için böyle davranmaktadırlar. Belki de, karadaki daha yavaş kuzenleri olan bize bir şeyler söylemeye çalışıyorlardı^ Onların gerekçelerini asla öğrenemeyeceğiz, ama şu da var ki, bize ulaştırmaya çalıştıkları ileti, varoluşumuzun derinliklerine, dengeli duygularımızın o temiz sularına geri dönmemiz olabilir. Yoksa hiçbir zaman kurtulamayacağız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s