Su ile İlişkili Enfeksiyöz Hastalıklar

Su ile bulaşan enfeksiyöz hastalıklar toplum sağlığı açısından en tehlikeli hastalıklardandır. Bu hastalıklar bir anda toplumun çoğunluğunu etkilerler ve patlama tarzında salgınlara neden olurlar. Bu salgınlardan da en çok bebekler, çocuklar, kronik hastalıkları olanlar, yaşlılar ve çalışanlar etkilenir. Hatta ölümler bile görülebilir.

Suyla bulaştığında hastalıklara neden olabilen biyolojik etkenler şunlardır:

• Bakteriler: Escherichia coli, Salmonella tipleri (tifo, paratifo vb.), Shigella dysenteria, Vibrio cholerae, Yersinia enterocolitica, Legionella spp., Bacillus anthracis, Brucella tipleri, Campylobacter spp., Francisella tularensis, Pasteurella tipleri, Leptospira tipleri, Chlamydia psittaci, Chlamydia trachomatis,

• Virüsler: Adenovirüs, Enterovirüs, Nörovirüs, Rotavirüs, Norwalkvirüs, Poliovirüs, Hepatit A Virüsü ve Hepatit E virüsü,

• Protozoalar: Entomoeba histolytica, Cryptosporidium parvum, Cyclospora cayetanensis, Giardia duodenalis, Toxoplasma gondii,

• Helmintler: Trematod, cestod, nematod,

Su ile bağlantılı enfeksiyöz hastalıkların korunma önlemlerinin alınabilmesi amacıyla, oluş şekillerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır.

Subulaşık Hastalıklar (Water-Borne)

Suyla bulaşabilen tüm patojen mikroorganizmalarla meydana gelebilecek hastalıklardır. Özellikle ılıman ve sıcak iklimlerde insan ve hayvan dışkısı ile kirlenen sularda bol miktarda mikroorganizma bulunur. Aynı şebekeden su kullanan insanların enfekte olmaları sonucunda salgınlar çıkar. Viral hepatit, tifo, kolera bu gruba giren enfeksiyon hastalıklarındandır. Korunma: Suyun biyolojik kirlenmesi önlenmeli ve su temiz tutulmalıdır.

Sukıt Hastalıklar (Water-Scarce)

Gereksinimden daha az su sağlanması veya su yokluğundan kaynaklanan hastalıklardır. Skabies, trahom, basilli dizanteri gibi hastalıklardır. Suyu çok kıt olan yörelerde kişisel hijyenin sürdürülmesi güçleşir. Vücudun, yiyecek maddelerinin ve giysilerin yıkanmayışı nedeniyle hastalık yayılma olasılığı artar. Korunma: Yeterli, kesintisiz ve sağlıklı suyun sağlanmasıdır.

Sudan Gelen Hastalıklar (Water-Based)

Suda yaşayan canlılarla bulaşan hastalıklardır. Bazı parazitlerin gelişim safhaları salyangoz ve su pireleri gibi omurgasız canlılarda yerleşir ve gelişir. Suyun içilmesi yada kullanılması ile enfekte su kabuklularının yutulması veya direkt parazitin enfektif aşamalarının alınması sonucu insanlar paraziter enfeksiyona yakalanabilirler. Viral hepatit ve tifonun bulaşmasında rol oynayan midyelerden bu omurgasız canlılara örnek gösterilebilir. Şistosomiyazis de bu grubun tipik örneği olup Güney Doğu Anadolu bölgesinde sulu tarıma geçilmesi ile birlikte ülkemiz için büyük bir sorun hâline geleceği düşünülmektedir. Korunma: Suda yaşayan canlıların kontrolü, suyun temizliğinin sağlanması gerekir.

Su İlişkin Hastalıklar (Water-Related)

Yaşamsal döngülerinin bir döneminde su ile ilişkisi bulunan vektörlerle bulaşan hastalıklardır. Vektörlüğünü sivrisineklerin yaptığı sıtma hastalığı bu gruba girer. Yine Dank ateşi de bu gruptandır. Korunma: Suda yaşayan omurgasız canlıların kontrolü, durgun su birikintilerinin ortadan kaldırılması, suyun borularla taşınması ve suyun temizliğinin sağlanması gerekir.

Su Depolamaya İlişkin Hastalıklar (Water-Collection-Related)

Depolanmış sulardan ve taşıma araçlarından kaynaklanabilecek sorunlardır. Sudan’da bir göçmen kampında su tanklarından kaynaklanan menenjit olguları saptandıktan sonra “su depolamaya ilişkin” hastalıklar ayrı bir grup olarak tanımlanmıştır. Korunma: Suyun sağlıklı koşullarda taşınması ve saklanması gereklidir. Hastalıkların sınıflandırılması sudaki kirleticinin kaynağını araştırmak için yapılan filyasyon çalışmalarına yol gösterici olmaktadır. Suyla bulaşan hastalıkların oluşturduğu salgınların en sık görülen nedenleri bilinmeli ve tedbirler buna göre alınmalıdır.

En sık görülen su kaynaklı salgın sebepleri;

• Dezenfeksiyon yapılmaması veya yetersiz olması,
• Ham su kaynağının atık su ve kanalizasyon suları ile kontamine olması,
• Çapraz bağlantı nedeniyle geri emilim olması,
• Su şebekesine yeni bağlantılar ve bakım-onarım çalışmaları yapılırken gerekli önlemlerin
alınmaması olarak belirlenmiştir.

Su ile bulaşan birçok hastalığın ortak belirtisi ve oluşturduğu klinik tablo ishaldir. İshal, dışkı miktarının ve sayısının normalinden fazla olması veya artması, kıvamının değişerek yumuşak, hatta sulu bir görünüm alması olarak tanımlanır. Dünya Sağlık Örgütü ishali; 24 saatte 3’ten fazla veya her zamankinden daha sık ya da sulu dışkılama olarak tanımlamaktadır. Enfeksiyonun tipine göre sulu (kolera gibi) veya kanlı (dizanteri) olabilir. Gelişmekte olan ülkelerde hastaneye yatışların %30’unun nedeni ishaldir. İshaller tüm ölümlerin %4’ünden sorumlu olup gelişmekte olan ülkelerdeki 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yaklaşık %12’sini oluştururlar. Dünyada her yıl 5 yaşın altındaki çocuklarda yaklaşık 1 milyar ishal vakası görülmekte ve bu çocuklardan yaklaşık olarak 2.2 milyonu ölmektedir. Ölenlerin çoğu iki yaşın altındadır ve ölüm nedeni genellikle dehidratasyon yani vücudun susuz kalmasıdır. Koyu ve hacimli bir dışkı ile karakterize ishal, genellikle ince bağırsağın etkilenmesine bağlıdır. Bu tür ishale “enterit” de denir. Bu tabloya kusma eklenirse “gastroenterit” denir. Kalın bağırsak tipi ishalde ise daha sık, daha yumuşak ve sulu kıvamda dışkılama söz konusudur. Ayrıca dışkılandıktan sonra, geçen rahatlamayla sonuçlanan kramp tarzında karın ağrısı vardır. Bu tabloya da “kolit” denir. Dışkıda kan görülmesine “melena”, taze kırmızı kan görülmesine ise “hematokezia” denir.

İshalli hastalarda temel tedavi ilkesi sıvı-elektrolit dengesinin sağlanması ve beslenmeye devam edilmesidir. Özellikle bebeklerin, çocukların, kronik hastalığı olanların ve yaşlıların ishalden korunması, ishal olmuşlarda sıvı desteğinin mutlaka sağlanması gerekir. İshalli hastalıklardan korunmada içme suları sağlıklı ve güvenilir olmalıdır. Bununla birlikte sadece içme suyu değil, kişisel temizlik ve yiyeceklerle ilgili tüm işlemlerde kullanılan su da aynı nitelikte sağlıklı ve güvenilir olmalıdır. Kişisel hijyen kurallarına uyulmalı, katı ve sıvı atıkların doğru tekniklerle bertarafı sağlanmalıdır.

Bir Cevap Yazın