Otizmli çocukların “sevgiyle bakılacağı” vaadiyle açılan Mor Menekşe Bakım Evi, aslında karanlık bir işkencehaneden farksız çıktı. İçeride yaşananlar tam anlamıyla utanç verici. Çocuklara bakmakla yükümlü olan görevliler, onların en masum hâllerini suistimal ederek sistematik şiddet uyguladı.

Ailelere “terapi” diye pazarlanan yöntemler, aslında dayak, aç bırakma ve psikolojik baskıdan ibaretti. Çocukların odalara kilitlendiği, yemek saatlerinde zorla yedirilen yiyecekleri kusana kadar zorlandıkları, bağırışların ve çığlıkların koridorlarda yankılandığı anlatılıyor. Sözde bakıcıların otizmli çocukları anlamak yerine susturmaya çalıştığı, hatta en ufak bir hareketi “problem” olarak görüp şiddetle bastırdığı ortaya çıktı.
Veliler, çocuklarının vücutlarındaki morlukları ve ruh hâllerindeki çöküşü fark edince şüphelenmeye başladı. İddialar kamuoyuna yansıdığında ise Mor Menekşe Bakım Evi’nin aslında şefkat değil, zalimlik yuvası olduğu gözler önüne serildi.
Burası bir bakım evi değil; çaresiz çocukların üzerine basılarak ayakta duran bir işkence düzeni. Denetimsizliğin, umursamazlığın ve vicdansızlığın ete kemiğe bürünmüş hâli. Otizmli çocukların güvenini hiçe sayan bu kurum, aslında tüm toplumun yüzüne atılmış kara bir leke.